Ev İle İlgili Atasözleri Anlamları

Konusu 'Zengin Bilgiler' forumundadır ve Lavinia tarafından 24 Ocak 2013 başlatılmıştır.

  1. Ev İle İlgili Atasözü ve Anlamı

    Ev alma, komşu al
    Anlamı: Komşuluk ilişkileri, iyi bir komşuya sahip olma çok çok önemlidir.

    Ev sahibinin bir evi, kiracının bin evi var
    Anlamı: Evi olan yalnızca kendi evinde oturur, evi olmayan ise beğendiği evde oturur.

    Güneş girmeyen eve doktor girer
    Anlamı: Güneşsiz evde hastalık eksik olmaz.

    Ev sahibi mülk sahibi, hani nerede bunun ilk sahibi
    Anlamı: Kişi malını mülkünü kaybederim korkusuyla kendini üzüntüye kaptırmamalı, malı mülkü ile övünmemelidir, zira mal mülk dünyaya ait bir şeydir.

    Evdeki pazar (hesap) çarşıya uymaz
    Anlamı: Önceden tasarlanan bir iş umulduğu gibi sonuçlanmaz, düşünüldüğü gibi olmaz.

    Herkes evinde ağadır
    Anlamı: Herkesin kendi evinde, kendi çevresinde saygınlığı vardır.

    Evi ev eden avrat
    Anlamı: Bir evin dirlik ve düzenini kadın sağlar.

    Evimiz bezden, ne umarsın bizden
    Anlamı: Kendisi yardıma muhtaç olandan yardım beklemek boşuna umutlanmaktır.

    Evli evine, köylü köyüne
    Anlamı: Artık dağılalım, herkes evine, işine gitsin.

    Kızevi, naz evi
    Anlamı: Kız tarafı nazlı olur.

    Şaşkın misafir, ev sahibini ağırlar
    Anlamı: Başkalarının görev ve yetkilerine karışmak ahmaklıktır.

    Sarımsak da acı ama evde lazım bir dişi
    Anlamı: Gerekli olanın niceliğinden çok niteliği önemlidir.

    Gün varken davarını eve götür
    Anlamı: İşlerini en uygun zamanda yap.

    Var evi kerem evi, yok evi verem (elem) evi
    Anlamı: Varlıklı ailenin durumu konuk ağırlamaya, gereken yerlere yardım etmeye, armağanlar vermeye elverişlidir; yoksul ailenin evinde sıkıntı ve dertten başka bir şey bulunmaz.

    Yalancının evi yanmış, kimse inanmamış
    Anlamı: Yalan söylemeyi huy edinen kimsenin sözlerine, gerçeği söylediği zaman bile inanılmaz.

    Yavuz hırsız ev sahibini bastırır
    Anlamı: Biri, suçunu zarar verdiği kimseye yüklediğinde söylenen bir söz.

    Dağ dağ üstüne olur, ev ev üstüne olmaz
    Anlamı: Aynı evde oturan iki aile arasında er geç birtakım anlaşmazlıklar çıkar.

    Ev alanla evlenene Allah yardım eder
    Anlamı: Evlenene ve ev yapana herkesin kolaylık göstermesi, onlara Allah'ın yardımının dolaylı olarak ulaşıyor olması demektir.

    Gelin girmedik ev olur, ölüm girmedik ev olmaz
    Anlamı: Her eve gelin girmeyebilir ama ölüm kesinlikle girer.

    Gönül verme evliye, eve gider unutur
    Anlamı: Bir kadın, evli bir erkeğe gönlünü kaptırmamalıdır.

    El el üstünde olur, ev ev üstünde olmaz
    Anlamı: Her şey birbirinin üstüne konulamaz, birbiriyle birleştirilemez.

    Ahmak misafir ev sahibini ağırlar
    Anlamı: Başkalarının görev ve yetkilerine karışmak ahmaklıktır.

    Avrat var ev yapar, avrat var ev yıkar
    Anlamı: Öyle kadınlar vardır ki bir aileye düzen verir, mutluluk getirir; öyle kadınlar da vardır ki ailenin düzenini, mutluluğunu bozarlar.

    Baktın kar havası, eve gel kör olası
    Anlamı: Tehlikeli bir durum belirmeye başlayınca ondan uzaklaşmanın çaresine bakılmalıdır.

    Issız eve it buyruk
    Anlamı: Aklı başında kimselerin sahip çıkmadığı iş, aşağılık kimselerin elinde kalır.

    İki karılı evde toz diz boyu olur
    Anlamı: Bir işi iki kişi yürütemez.

    İmam evinden aş, ölü gözünden yaş çıkmaz
    Anlamı: Bir şey alınması imkânı olmayan yerden, bir şeyler vermesini beklemek boştur.

    Kuşkulu uyku evin bekçisidir
    Anlamı: Ufak bir tıkırtıdan uyanacak kadar hafif uyuyan ve tetikte olan kimse evin bekçiliğini iyi yapıyor demektir.

    Malın iyisi suya yakın, daha iyisi eve yakın
    Anlamı: Çiftçinin toprağı suya ne kadar yakınsa değeri o kadar çok olur; bakımı, ürünün güvenliği ve eve kolay taşınabilmesi bakımından toprağın eve yakın olması daha da önemlidir.

    Misafirin umduğu ev sahibine iki öğün olur
    Anlamı: Misafir, ev sahibinin kendine çok şeyler ikram edeceğini umar ama beklediklerini bulamayabilir.

    Ölü evinde ağlamasını, düğünevinde gülmesini bilmeli
    Anlamı: İnsan içinde bulunduğu çevrenin durum ve koşullarına uygun biçimde davranmasını bilmelidir.