Fecri ati edebiyatı sanatçıları ve özellikleri

Konusu 'Bilgi bankası' forumundadır ve Ayaz tarafından 6 Nisan 2014 başlatılmıştır.

  1. Fecri ati dönemi sanatçıları ve özellikleri

    1901de Servet-i Fünun dergisinin kapatılmasıyla, Edebiyat-ı Cedide topluluğu dağılmış; edebiyat dünyasında II. Meşrutiyet’in ilanına (1908) kadar sürecek bir boşluk doğmuştur. II. Meşrutiyet’in ilanıyla meydana gelen özgürlük ortamı, Fecr-i Ati (Geleceğin Işığı) topluluğunun ortaya çıkışını kolaylaştırmış, Servet-i Fünun dergisinin kapatılmasıyla dağılan kimi sanatçılarla genç yazar ve şairler bu topluluğu oluşturmuşlardır.
    Fecr-İ Ati Edebiyatının Temsilcileri:
    Ahmet Haşim
    Refik Halit (Karay)
    Emin Bülent (Serdaroğlu)
    Yakup Kadri (Karaosmanoğlu)
    Tahsin Nahit
    Faik Ali (Ozansoy)
    Celâl Sahir (Erozan)
    Fuat Köprülü
    Hamdullah Suphi (Tanrıöver)
    Sahabettin Süleyman
    Ali Canip (Yöntem)
    Cemil Süleyman İzzet Melih
    • Faik Ali Ozansoy’un önerisiyle “Fecr-i Ati” adını benimseyen topluluk, uzun ömürlü olamamış ve Milli edebiyat hareketinin doğusuyla dağılıp gitmiştir (1912). Fecri Âti’nin bazı sanatçıları, sonraki yıllarda sanatlarını değişik çizgilerde geliştirmişlerdir.


    FECR-i ATİ EDEBİYATININ ÖZELLİKLERİ
    1. Edebiyat-ı Cedide’ye tepki olarak ortaya çıktıklarını söyleyen Fecr-i Aticiler tepkilerini açık seçik ortaya koyamamışlar, Edebiyat-ı Cedide’nin bir uzantısı olarak kalmışlardır.
    2. “Sanat şahsi ve muhteremdir.” ilkesiyle hareket etmişler; şiirde Sembolizmi, öykü ve romanda Maupassant’ı, tiyatroda H. Ibsen’i örnek almışlardır.
    3. Topluluk sanatçıları yukarıda belirtilen ilkeyi herkesin ayrı ayrı görüşlere sahip olabileceği biçiminde yorumlamış; bu durum da dağılmaya yol açmıştır. Sanatçıların her biri yalnız kendi duyuşuna, kendi beğenisine göre bir güzellik yaratma çabası içine girmiştir.
    4. Fecr-i Ati topluluğu sanatçıları duyuş, düşünüş, üslup ve sanat anlayışında Servet-i Fünun sanatçılarını taklit etmişler, şiirde ağır bir dil kullanmışlardır.
    5. Şiirde aruz ölçüsünü esas almışlar; serbest müstezat, sone, terzarima nazım biçimleriyle yazmışlardır.
    6. Servet-i Fünuncuların Batı edebiyatını yeterince tanıyamadıklarını söylemişler, Batıdaki akımlardan ve görüşlerden genişçe yararlanmak amacı güttüklerini belirtmişlerdir.
    7. Aşk ve doğa konuları üzeride durmuşlar; duygulu, romantik bir aşktan söz etmişler gerçeğe uygun düşmeyen doğa betimlemeleri yapmışlardır.
    8. Batı edebiyatıyla sıkı ilişkiler kuracaklarını, özgün bir edebiyat ortaya koyacaklarını, sanatçılar arasında birlik ve dayanışma sağlayacaklarını ve Servet-i Fünün edebiyatını aşacaklarını iddia ederek ortaya çıkan Fecr-i Ati topluluğu bu amaçlarını gerçekleştiremeden dağılıp gitmiştir.