Felsefe Sanat Arasındaki İlişki

Konusu 'Güncel bilgiler' forumundadır ve Demir tarafından 22 Ocak 2014 başlatılmıştır.

  1. Felsefe ve Sanat İlişkisi

    Felsefe gibi sanatta insana özgü bir etkinliktir. Ancak, felsefe yapabilmek için toplumun belli bir kültür düzeyine erişmiş, ayrica özgürlükçü bir düzeye kavuşmuş olmasi gerekmektedir. Nitekim felsefenin ne zaman dogup geliştigi ve ilk filozoflarin kimler oldugu bilinmesine karşilik, sanatin nasil dogdugu ve ilk sanatçilarin kimler oldugu bilinmemektedir. Kimi düşünürlere göre sanat büyüden doğmuştur. İlk sanat etkinlikleri tarih öncesi dönemlerde yaşamış olan insanların mağara duvarlarına yaptıkları resimlerle başlamıştır.
    Felsefe ili sanat işlevleri bakimindan birbirlerine çok yakindir. Filozof evren, bilgi, eylem vb. ile ilgili “doğruları”arar. Sanatçı ise “güzel”i, “hoşa giden”i bulmaya çalışır; hatta daha da ileri gider.
    Acaba sanat veya sanatçı herkesin anlayabileceği bir biçimde duygu veya düşüncelerini dile getirdiğinde bize bir şey bildirir mi ? Başka deyişle sanatçının verdiği bilgi ne tür bir bilgidir, daha doğrusu o bir bilgi midir? Bilimden ve hatta felsefeden farklı olarak sanat yapıtı, normal algılanan dünya ile, nesneler dünyası ile ilgili olarak bize bir şey bildirmez. Onda yine felsefe ve bilimden farklı olarak hiçbir olay veya yasa ileri sürülmez ve yine bilim ve felsefeden farklı olarak onda hiç bir şey doğru veya yanlış değildir. Sanat, sanatçının dünyasını onun gerçeğini bize anlatır. Bu gerçek şüphesiz bilim ve felsefede alışılagelen anlamda nesnel veya evrensel bir gerçek değildir, öznel ve kişisel bir gerçektir. Öte yandan ama amacıda zaten bize bir şey söylemek değil , bir şey telkin etmek veya bizde bir şey, özellikle bir duygu, bir heyecan uyandırmaktır. Bundan dolayı onun dili bilim veya felsefenin diline en fazla yaklaştığı durumda bile alışılagelen anlamda normal bir dil değildir, özel bir dildir. Bununla birlikte iyi kurulmuş bir felsefi sistem bizde, iyi düzenlenmiş bir roman veya iyi yazılmış bir şiir kadar estetik bir duygu veya heyecan uyandırdığı da bir gerçektir.
    Her ikiside varlığı, hayat ve insanı yaratıcı bir zeka ile kavrar ve yorumlar.Ancak filozofun amacı yalnızca doğru olanı aramak ve kavramak iken sanatçının amacı güzeli bulmak, duymak ve yasamaktır.
    sanatçı sezgi ve çoskuyu kullanırken felsefe ise akıl ve mantık ilkeleri ile hareket eder.
    her ikisi de dış olayların objektif gerçekliğini ferdi duyuş ve görüslerle aşmak ister.
    her ikisi de evrenin temelindeki ahenk ve bütünlüğü bulmaya, varlığın sırlarını açmaya çalışırlar.
    sanat ruh ve duygu dünyamızı kendi bilincimizde derinlestirir. felsefe ise zihin ve düşünce dünyamizi derinleştirir.