Felsefi etkinlikte dilin önemi nedir

Konusu 'Bilgi Zemini' forumundadır ve Demir tarafından 4 Mayıs 2014 başlatılmıştır.

  1. Felsefi etkinlikte dilin önemi kısaca

    Önce doğanın evriminde yeni bir katman olarak ortaya çıkan insanın, kendisini hayvanlardan ayıran ve insanı insan yapan en önemli öğe olan dil üzerinde durmak istiyorum. Dil derken bir iletişim aracı olarak ele alınan dili kastetmediğimi hemen söylemeliyim. Çünkü bir işaretleşme aracı olarak, bir iletişim aracı olarak dil hayvanlarda da var. Bundan 5055 yıl önce İsviçre'li zoolog ve antropolog Adolf Portmann ontogenetik açıdan insanın özel yerini araştırdığı çalışmasında geliştirdiği bir antropoloji kuramı ile insan doğuşunun erken bir doğuş olduğunu öne sürmüştü. Bütün hayvanlar, bütün nitelikleriyle birlikte dünyaya gelirler. Yalnız insan kendine özgü niteliklerini doğuştan sonra bir yılın sonuna doğru kazanmaya başlar ve bu nitelikleri ancak sosyal çevrenin birlikte etkisi altında oluşur, bu sosyal çevrenin yardımı ve uyarıcılığı olmadan tam insan olmaya doğru gelişme başarılamaz. Bu nitelikler de: dik durma, dil ve düşünmedir. İlk yılın sonunda insan olmanın belirtileri biçim alır, bu ilk biçim alma da ancak toplumsal çevre içinde gerçekleşebilir, bu toplumsal çevre yöresinde dünyaya açılma, dünyayla ilişki kurma da gelişir. Buradan çıkan önemli sonuç: İnsanın toplumsal bir varlık olduğu ve insanın aynı zamanda tarihsel bir varlık olduğu ve bu iki durumun sıkı sıkıya birbirine bağlı olduğu ve dünyayla ilişki kurmayı dilin sağladığı, dünyayı kavramamızı dilin sağladığı. İnsan, dili bulmamıştır, doğuşunda vardır dil, ama yalnızca yatkınlık olarak. Toplum içinde elde edilir dil ve tarih içinde gelişir.
    Bu dünyaya açılmayı, dünyayı dil aracılığıyla kavramayı felsefe tarihinde ilkin Herakleitos dile getirmiştir. Felsefenin öteki alanları dışında dil felsefesinin gelişmesinde ilk adımı atan önemli filozoftur Herakleitos. Yapıtlarından ancak fragment'ler kalmıştır. En önemli parça olan Fragment 1'de logos kavramı üzerinde durur. Şu kısa tümcesi dil felsefesi bakımından çok önemli: "İnsanlar onu anlamadılar, onu işitmeden önce" Herakleitos karanlık yazan bir filozoftur, ancak burada anlamı açık: Gerçeği, söz haline gelmeden, başka deyişle dile dökmeden önce insanlar anlamadılar. Dildünya ilişkisi bakımından çok önemli bir nokta bu.