Fosil Nedir? Özellikleri

Konusu 'Biyoloji' forumundadır ve Chanyeol tarafından 13 Temmuz 2016 başlatılmıştır.

  1. Chanyeol

    Chanyeol Süper moderatör Yönetici

    Fosil

    Fosil, yüzyıllar önce yeryüzünde yaşayan canlıların bıraktığı kalıntılar olarak genel bir şekilde tanımlanabilir. Fosiller, günümüzde yaşayan birçok canlı grubunu temsil ettiği gibi, günümüze kadar nesilleri tükenmiş ve bizim göremediğimiz canlıları da tanımamıza yardımcı olurlar. Fosiller, bizlere canlıların tarihi ve yapısı hakkında bilgi vermektedir. Bizler için canlılık tarihinin en önemli delili olarak kabul edilir. Bu deliller kimi zaman canlının bir parçası, kimi zaman da yeryüzüne bıraktığı izler olarak bilinir. Fosiller, sadece canlılar hakkında bilgi edinmemiz için değil, yeryüzünde oluşan birçok değişimi anlamamız için de önemli kanıtlardır. Fosillerle ilgilenen ve araştırmalar yapan bilim insanlarına paleontolog denilmektedir.

    Fosil Çeşitleri:

    Bitki fosilleri incelendiğinde genellikle tohum yada kabuk gibi bölümlerin fosilleştiği görülmektedir. Yeşil yaprak yada çiçeklerin fosilleşme için korunmaları neredeyse imkansızdır.
    Hayvan fosilleri incelemelerinde, et, tüy ve deri değil de daha çok kemik, diş yada tırnak gibi sert bölgelerin fosil halinde kendilerini korudukları görülmektedir. Istisna olarak dünyanın çok soğuk ülkelerinde tüm vücudu fosilleşmiş hayvanlara da rastlanmıştır.
    Deniz fosilleri için korunma daha kolay olabilmektedir. Çünkü milyonlarca yıl önce deniz olan bölgeler şuan karalarla kaplıdır. Ve bu bölgede yaşayan su canlıları, toprağa gömülüp yıllar sonra fosil şeklinde karşımıza çıkmaktadırlar.

    Fosillerin oluşumu, ölen hayvan yada bitkilerin, doğal koşullarda çürümeden korunup, yer kabuğunun bir parçası olmasıyla meydana gelmektedir. Fosilin oluşması için canlının toprakla örtülmesi gerekir. Bunun ardından oluşan mineral değişimler de korumaya yardımcı olur. Ayrıca sabit bulunan ısı da fosilleşme için uygun zemin oluşturur. Bunu daha açık anlatmak gerekirse, canlının ölümü sonrası ilk etapta doku ve derileri deforme olur. Kemik ve diş gibi sert bölümleri kalır, bunların deforme olmaması ise canlının toprağa gömülme işleminin çok seri bir şekilde olmasıyla mümkün hale gelebilir. Bu kemikler uzun yıllar sonra yeryüzü değişimleri ile birlikte yer değiştirirler. Bolca mineral bulunduran yeraltı sularına da karışırlarsa, fosilleşme daha iyi oluşur. Canlı bu süreçte fosilleşmiş olur. Daha sonra toprak hareketleriyle fosilin bulunduğu kaya yukarıya doğru çıkar. Yeryüzünde kazılarda yada kendiliğinden ortaya çıkan fosiller paleontologlar tarafından incelenmeye ve araştırılmaya başlanır. Dünya tarihinde, yapılan araştırmalara göre bulunan en eski fosillerin 3,5 milyar yıl önce yaşayan canlılara ait olduğu düşünülmektedir. Bu kadar uzun yıllar boyunca fosillerin yok olmamış olması gerçekten insanları hayrete düşürmektedir. Bunun yanısıra 150 yılı aşkın süredir tüm dünyada bulunan fosiller incelendiğinde, günümüzde yaşayan canlı grupları ile aynı canlıların yüzyıllar önce de yaşadıkları kanıtlanmıştır. Yani canlıların yüzyıllar geçse de birbirleri ile değişime uğramış olmaları söz konusu değildir. Fosillerin oluşum yerleri de fosilleşme açısından oldukça önemlidir. Mesela suyun içinde bulunan bir canlı ölünce bir buz kütlesinin içinde kalırsa çok uzun yıllar boyunca organları bile zarar görmeden fosilleşmiş olabilir.