Gen Bankaları hakkında detaylı bilgi

Konusu 'Zengin Bilgiler' forumundadır ve Chanyeol tarafından 10 Ağustos 2016 başlatılmıştır.

  1. Chanyeol

    Chanyeol Süper moderatör Yönetici

    Gen Bankaları hakkında detaylı bilgi

    Bir canlının tamamının ya da tohum, DNA, doku gibi kısımlarının uygun sıcaklık, nem gibi kontrollü şartlar altında saklanması gen bankalarıyla sağlanabilir. Böylece bölge ve ülke ekonomisi açısından, biyolojik açıdan önemli bitki ve hayvanlar koruma altına alınabilir.
    Özellikle tarımsal önemi olan buğday, arpa gibi türlerin ülkemize ait yerel çeşitleri ve yabani çeşitleri ile endemik bitki türlerinin tohumları, tohum gen bankalarında saklanır. Bunun için tohumlar temizlenip kurutulduktan sonra özel ambalajlarda paketlenir. Genellikle 0- 5 °C’ta 20 yıla kadar, “-18” – “-20” °C’ta ise 50 yıla kadar saklanabilmektedir.
    Ülkemizde İzmir, Menemen’de ve Ankara’da olmak üzere iki büyük tohum gen bankası bulunmaktadır. Bu merkezler sahip olduğumuz genetik kaynakları gelecek nesillere aktarmanın yanı sıra kuraklığa, soğuğa dayanıklılık gibi özelliklerin de korunmasını sağlar. Böylece gelecekte ıslah yoluyla değişen iklim koşullarına uyum sağlayabilecek yeni bitki çeşitlerinin geliştirilmesi mümkün olabilecektir. Örneğin doğada bulunan ve tehlike altında olan bir tür bugün önemini bilmediğimiz ancak gelecekte tarım bitkilerinin yeni koşullara uyum sağlamasında önem kazanacak genetik özelliklere sahip olabilir. Böylece gen bankaları gelecek nesillerin gıda güvencesini sağlayabilir.
    Bir bitki özel olarak ayrılmış alanlarda muhafaza edilebilir.Ülkemizde özellikle asma, narenciye, zeytin gibi ekonomik öneme sahip meyve ve sebze türleri arazi gen bankalarında yetiştirilerek koruma altına alınmaktadır. Tarımsal Araştırma Enstitülerinde bitkilerin üretime uygun biçimde tarla koşullarında korunduğu arazi gen bankaları vardır. Örneğin Samsun’da meyve genetik kaynaklarının korunması amacıyla kiraz, vişne, elma, karayemiş, Trabzon hurması ve kestane türlerine ait arazi gen bankası bulunmaktadır. Yalova, Atatürk Bahçe Kültürleri Araştırma Enstitüsünde (Resim 3.30); elma, armut, şeftali, çilek, ahududu, böğürtlen, ceviz, kestane, kızılcık, sofralık zeytin, kiraz gibi bitkilerin çeşitleri arazide koruma altındadır.
    Hayvan genetik kaynakları günümüz çevresel koşullarına bağlı olarak hızla azalarak yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalmaktadır. Buna bağlı olarak sahip olduğumuz ve pek çok açıdan önem arz eden genetik çeşitlilik de azalmaktadır. Son yıllarda pek çok ülke, hayvan genetik kaynaklarının korunmasına yönelik çalışmalara ağırlık vermektedir. Hayvan ırkları et, süt, deri gibi üretim potansiyellerinden gelecekte de yararlanmak amacıyla korunmalıdırlar. Bitki genetik kaynaklarında olduğu gibi gelecekte iklim, barınak, yem gibi koşullarının ne durumda olacağı bilinmediğinden mevcut biyolojik çeşitliliğin korunması gereklidir.
    Tehlike altında bulunan hayvanların DNA, hücre, doku, embriyo, sperm gibi canlı parçaları hayvan gen bankalarında korunur. Ülkemizde özellikle yabancı türlerin üretiminin yaygınlaşması ile bazı evcil hayvan ırklarının nesilleri tehlike altındadır. Nesli tükenmek üzere olan koyun, keçi, sığır, manda ve at ırklarına ait yaklaşık 1350 hayvanın hücre, sperm ve embriyo gibi canlıya dönüşebilecek materyalleri, Ankara, Lalahan’da bulunan gen bankasında muhafaza altına alınmıştır.