Genetik Nedir? Kısaca

Konusu 'Biyoloji' forumundadır ve Chanyeol tarafından 21 Temmuz 2016 başlatılmıştır.

  1. Chanyeol

    Chanyeol Süper moderatör Yönetici

    Genetik

    Genetik, Canlıların kalıtsal olan karakterlerini ve özelliklerini inceleyen ve bu özelliklerin kuşaktan kuşağa geçmesini belirli bir kalıtım kurallarına bağlayan genetik, genlerin görev ve yapılarını araştırır ve aynı zamanda kalıtım bilimi olarak da adlandırılan biyolojinin bir şubesidir.
    Genetik ilmi 20. asrın başında gelişen ve yeni oluşan bir bilimdir. Bununla birlikte konusunu oluşturan bir çok olay ve düşüncelerin tarihi eski yıllara dayanır. Genetik üzerinde olan araştırmalar çok eski yıllarda başlamıştır.

    Günümüzde ise genetik, daha önceki yıllarla göre gelişme ve ilerleme kaydetmiştir.
    Canlı organizmaların nasıl bir biçimde meydana geldiği uzun yıllar boyunca tartışılan bir konu olmuştur. Her canlının bir canlıdan doğacağı fikrine sahip olmadan evvel Avrupa'da algler, salyangozlar ve kuşlar gibi ilkel organizmaların kokuşmuş olan organik maddelerden ve kendiliklerinden oluştuklarına yani abiyogenez düşüncesine inanılırdı.Grek bilim adamı olan Aristoteles bu düşünceyi savunurdu.

    Aristotelese göre canlılar iki şekilde oluşur.

    Abiyogonez, bir bölümü cansız maddelerden ürer yani bu görüşe abiyogonez denilir.
    Biyogenez, canlıların belirli bir bölümü de kendileri gibi canlı olan anne ve babadan oluşmaktadır. Bu görüşe ise biyogenez denilir.

    Aristo'ya göre, anne ve babanın döle vermiş olduğu oran eşit olmamaktadır. Anne döle yalnızca madde baba ise can verir. Yani genetikte babanın rolü oldukça büyüktür. Döl üzerinde babanın daha çok etkisinin olduğunu savunan kişilere spermist, anne faktörünün büyük olduğuna inanan kişilere ise ovist denilirdi. Bu iki düşünce arasında yapılan tartışmalar, mikroskobun gelişmesi sonucunda yumurta ve spermlerin hücre yapısının incelenmesi neticesinde sona ermiştir. Hayvan ve bitkilerin aynı temel yapıdan oluştukları ve hücre denilen odacıklardan oluştukları 17. yüzyılda mikroskop sayesinde anlaşılmıştır.

    Hücre teorisi,1840 tarihinde ise Schiden bitki, Schwann ise hayvan hücreleri ile ilgili olduklarını söylemişler ve günümüzde geçerli olan hücre teorisini kurmuşlardır. Hiç bir hücrenin kendiliğinden oluşabileceği düşüncesi 1827 tarihinde bitki hücresinin iki hücre oluşturduğu görülünce sona ermiştir.Hücre üreme hücresi ve canlı organizmaların ana yapısıdır.
    1840 tarihinde Hofmeister kromozomların ilk kez görülmesi esnasında kromozomların 2 yarım küreden hangi tarafa gittiğinin öğrenilmesini sağlamıştır.
    1887 tarihinde Weisman gametlerin oluşmasında kromozom sayısının azaldığı, sonra döllenme ile kromozom sayısına ulaşıldığı, eşeyli üremenin sonra gelen döllerde değişik fertler oluşturduğunu açıkladı.

    Gen ve idant, kalıtsal maddeye idioplazm kromozomları oluşturan parçalara gen, kromozomlara ise idant adını vermiştir. Bu teori ise kromozom teorisi adını almıştır.

    Mendel kanunları, insanlar eski yıllardan itibaren kendilerine faydalı olan bitki ve hayvanları yetiştirerek çoğaltmışlardır. Ancak cinsiyetin ortaya çıkması hakkında yalnış düşünceler devam etmiştir. Hayvanlarda iki farklı cinsiyetin olduğu bilinmekteydi. Bitkilerde bu durum 17. asrın sonunda fark edildi.1866 tarihinde Gregor Mendel bezelye cinsleri ile çaprazlamalar yapmış ve ulaştığı sonuçlar genetiğin temelini oluşturmuştur.
    1900 tarihinde Tschermark ve De Vrites in yaptığı çalışmalar Mendelin buluşunu onaylamış ve elde ettikleri sonuçları Mendel kanunları olarak toplamışlar. Bu nedenle Mendel genetiğin babası olarak kabul edilir.

    Genetik ismini, 1906 tarihinde Bateson tarafından almıştır. Genetik, anne ve babalarla erkek döller arasında olan benzer özellikleri ve değişiklikleri bir ya da daha fazla döller ile inceler. Döller arasında benzerlik ve farklılık oluşmasında kalıtım ve çevrenin etkileri vardır.
    Genetik ilminin birçok koldan oluşmuştur ve her bir kollar günümüzde farklı bir ihtisas dalı haline gelmiştir. Mendel genetiği, popülasyon genetiği, stogenetik ilk başta gelen genetik dallarıdır. Aynı zamanda son yıllarda yapılan genetik çalışmaları genetik mühendislik denilen ve çığır açacak olan yeni bir bilim dalını oluşturmuştur.