Gerard De Nerval şiirleri

Konusu 'Ünlü Şiirler' forumundadır ve webkolik tarafından 19 Mayıs 2012 başlatılmıştır.

  1. webkolik

    webkolik Süper moderatör Yönetici

    Fransız Şairlerin Şiirleri
    Ünlü Fransız şairi Gerard De Nerval şiirleri

    Gerard De Nerval şiirleri



    Fantazya

    Bir hava bilirim, dünyalara değişmem:
    Bütün Rossini, Mozart, Weber sizin olsun.
    Çok eski bir hava, ağır, hazin, muhteşem;
    Yalnız ben duyarım onda ne varsa füsun!

    Ne zaman o havayı dinliyecek olsam
    Ruhum gençleşiverir birden iki asır.
    Onüçüncü Louis devridir, vakit akşam!
    Batan günle sararmış bir yamaç uzanır.

    Camları kızıla çalan renklerle yanar,
    Kiremitten bir şato, köşeleri taştan.
    Etrafı çepçevre bağlar, bahçeler, parklar;
    Bir dere akıyor çiçekler arasından.

    Kömür gözlü bir kumral en üst pencerede;
    Eskidir geçmiş zaman esvapları eski.
    Görmüşlüğüm var bu kadın, ama nerde?
    Hatırlıyorum, başka bir hayatta belki!



    El Desdichado

    Garibim,yaslıyım, yok derdime çare bulan,
    Kalesi elden gitmiş Aquitaine'li beyim ben:
    Bir tek yıldızım söndü, darmadağın sazımdan
    Karasevda'nın kara güneşidir akseden.

    O mezar gecesinden, ey tesellim bir zaman,
    Pausilippe'i, İtalyan denizini ver geri,
    Ve o çiçeği, dertli gönlüme merhem olan,
    Çardakta asmalarla sarmaş dolaş gülleri.

    Phoibos, Amor muyum?..Lusignan mı, Biron mu?
    Kraliçenin öptüğü alnım hâlâ kırmızı;
    Mestolmuşum mağarada yüzüyorken su kızı.

    İki kere muzaffer, aşmışım Acheron'u:
    Orphée gibi duyurmuş sazımın her kirişi
    Kâh bir peri çığlığı, kâh bir kız iç çekişi.

    Horus

    Tanrı Kneph sarsıyordu evreni titreyerek:
    Ana İsis, o zaman doğruldu yatağından,
    Baktı şöyle yabani kocasına bir zaman,
    Ve parladı öfkesi yeşil gözlerinde pek.

    "Bakın, dedi ana, densiz yaşlı, uyuyor pek,
    Bütün kışları dünyanın geçmiş onun omuzundan,
    Tutun ayağını, görmeyin gözünü aman,
    Volkanlar tanrısı, kışlar kralı bu, gerçek!

    Savuşup gitti kartal, düşüncem dedi bana,
    Onun için sarındım Cybèle'in fistanına...
    Pek sevilen oğlu bu Hermes'le Osiris'in."

    Gitti tanrıça yaldızlı sedefi üstünde,
    Denizler gönderdi o cânım gölgesini de,
    Pul pul donandı gökler kuşağıyla İris'in


    İlk Sevgililer


    Nerde bizi seven kızlar?
    Hepsi kara topraklarda.
    Daha şen daha gamsızlar;
    Daha güzel bir diyarda.

    Meleklerle beraberler,
    Mavi semanın dibinde;
    Meryem Ana'yı öğerler;
    Coşkun ilâhilerinde.

    Sen ey bembeyaz nişanlı!
    Baharındaki bakire.
    Sararmış, garip sevdalı,
    Verip kendini kedere.

    Gözlerimizde bir derin
    Ebediyet vardı gülen.
    Sönmüş ışıkları yerin,
    Yanın göklerde yeniden.