gribin ortaya çıkmasını etkileyen sebepler

Konusu 'Sağlıklı Yaşam' forumundadır ve Ceren tarafından 18 Kasım 2014 başlatılmıştır.

  1. Ceren

    Ceren Süper moderatör

    gribin ortaya çıkmasını etkileyen sebepler

    Grip salgınlarının ortaya çıkmasını ve bulaşmayı kolaylaştıran nedenler arasında her şeyden önce ısı değişimleri yer alır. Özellikle aşın ısıtılmış bir ortamdan (ev, büro, okul, taşıma araçları) soğuk bir ortama geçilmesi çok tehlikelidir.


    Hastalık her yaşta görülür. Ama özellikle ailede birkaç çocuk bulunuyorsa 2-4 yaşlannda ya da çocuğun anaokulu ve okula başlama dönemi olan 5-6 yaşında yaygındır. Hastalığın görülme sıklığı 7 yaşından sonra hızla düşer ve 40 yaş dolayında gene artar.

    Grip hastalığının etkeni olan virüs türü, bazı özelliklerine göre üç tipe ayrılır. A, B ve C harfleriyle tanımlanan bu tipler de kendi içlerinde alt tiplere ayrılmaktadır.Büyük salgınlara yol açarak toplum sağlığını tehdit eden en önemli virüs A tipidir. Eskiden beri bütün yeryüzünde yaygın biçimde ortaya çıkan salgınlardan A tipi virüslerin sorumlu olduğu kabul edilmektedir, Bu açıdan C tipi virüsler daha az önem taşır. B tipi ise yalnız yerel salgınlar yapma özelliği gösterir. Grip hastalığının bu derece yaygın sı hem virüsün kolay bulaşabilmesine, hem de vücudun bağışıklık sistemini hazırlıksız yakalayan antijen yapısındaki değişkenliğe bağlıdır. Bu nedenle vücutlarına giren virüsü etkisiz kılacak uygun antikoru bulunmayan kişiler kolayca grip hastalığına yakalanırlar. Grip virüslerinin temel özelliği, belirli ve değişmez bir yapılarının olmayışıdır. Ayırt edici Özelliklerini sürekli değiştirerek yeni bir biçim kazanır, böylece hazırlanan aşılan etkisiz kılan yeni yeni salgınlara neden olurlar. Grip salgınları hemen her zaman, başka bir ülkeden gelen kişi ya da kişilerin taşıdığı yeni bir virüs alt tipinin, bu virüse karşı bağışıklığı bulunmayan topluluğa bulaşmasıyla başlar. Yurtiçi ve yurtdışı gezilerinin son derece yoğunlaştığı günümüzde virüsün yayılması da büyük ölçüde kolaylaşmış, eskiden 7-10 yılda bir görülen pandemiler artık hemen her kış görülmeye başlamıştır.Grip virüsünün neden hızla değişim gösterdiği bilinmemektedir. Bir görüşe göre sınırlı sayıda virüs küçük insan topluluklarında klinik belirti vermeden dolaşımını sürdürmekte, sayılan kendilerine karşı koyan antikor düzeyinin üzerine çıkıp salgına yol açacak ^ölçüde artana değin ortamda sürekli olarak bulunmaktadır. 1957 ve 1977′ deki pandemilere aynı virüsün neden olduğunun belirlenmesi, bu görüşü desteklemektedir.
    Grip salgınları daha çok kış aylarında görülür. Virüs insandan insana doğrudan solunum yoluyla bulaşmakta ve soğuk, solunum yollarındaki yerel savunma mekanizmalarım zayıflatarak hastalığın yayılmasını kolaylaştırmaktadır.Virüsler, aynı zamanda toksik (zehirleyici) özellikler de taşıdığından, solunum sistemi dışında yayılma ve üreme eğilimi göstermeseler bile, çeşitli organlarda birçok rahatsızlığın ortaya çıkmasına neden olabilirler. Daha önce herhangi bir kalp rahatsızlığı bulunmayanlarda bile, morarma, kalp atımlarının hızlanması ve düzensizleşmesi ile birlikte kan basıncının düşmesine yol açabilirler. Solunum sistemi belirtileri ise yutak, soluk borusu ve bronş mukozası hücrelerindeki kirpiksi uzantıların virüs tarafından yıkıma uğratılması sonucu gelişir. Bu nedenle hastalığın ateşli evresinin sonuna doğru, soluk borusu ve bronş iltihabı görülür. Bu da göğüs kemiği arkasında yanma duyumu ve inatçı bir Öksürükle ortaya çıkar. Hücrelerin kirpiksi uzantılarını yeniden geliştirmesi için en azından 2-3 haftalık bir süre gerekir. Bu nedenle ateş düştükten ve gribin akut evresinden sonraki birkaç hafta boyunca son derece inatçı bir kuru öksürük sürer.