Gusül Abdestiyle Namaz Kılınabilir mi

Konusu 'Dini soruların cevapları' forumundadır ve Nehir tarafından 5 Şubat 2013 başlatılmıştır.

  1. Gusül Abdestiyle Namaz Kılınır mı

    Cenabet guslü aldıktan sonra namaz kılmak için tekrardan abdest almanıza gerek yoktur. Ancak müstehap gusul abdesti aldıktan sonra abdest almanız gerekir.

    Abdest ve guslün tarif edildiği ayet şöyledir:

    “Müminler! Namaza kalktığınız zaman yüzlerinizi ve dirseklerinize kadar ellerinizi yıkayın. Başınıza meshedin ayaklarınızı da topuklarınıza kadar. Eğer cünüpseniz yıkanın. Hasta veya yolcu olur veya sizden biri ayakyolunda gelir ya da kadınlara temas etmiş olur da su bulamazsanız temiz toprağa teyemmüm edin; onunla yüzünüzü ve ellerinizi meshedin. Allah, sizi sıkıntıya sokmak istemez. Onun isteği sizi arındırmak ve size olan nimetini tamamlamaktır. Belki şükredersiniz.” (Maide, 5/6)

    Bu ayete göre cünüp olanlar ancak gusül abdesti almak sureti ile namaz kılabileceklerdir. Dolayısıyla bir kişi gusül abdesti aldıktan sonra abdesti bozucu herhangi bir sebep olmadığı müddetçe yeni bir namaz abdesti almaya gerek olmadan namaz kılabilir. Bu konuda gusül yeterlidir.

    Âişe radıyallahu anha’dan rivâyet edilmiştir:

    “Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem gusleder, iki rekât (sünnet)i ve sabah namazını(n farzını) kılardı. Onun guslettikten sonra abdesti yenilediğini hatırlamıyorum.” (Ebu Dâvûd, Taharet, 98)

    Âişe radıyallahu anha’dan rivayet edilmiştir:

    Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem gusülden sonra abdest almazdı.” (Tirmizi, Taharet, 79; Nesâî, Tahâret 160; İbn Mâce, Tahâret, 96; Ahmed b. Hanbel, 6/68; 192)

    Bu hadisi rivayet ettikten sonra İmam Tirmizî: “Sahabe ve tabiin ilim adamlarından birçoğunun görüşü budur. Yani “Gusülden sonra abdest almak gerekmez” derler.” Açıklamasını yapmıştır.

    Abdullah İbn Ömer’den rivayet edildiğine göre, Resûlullah’a gusül abdesti aldıktan sonra abdest almakla alakalı bir soru sorulunca O; “hangi abdest gusülden daha iyi olabilir?” buyurmuştur. (Hâkim, Müstedrek, Taharet, hadis no: 103 (548).