Hac İbadeti Nedir Kısaca Bilgi

Konusu 'Kısa Özet Bilgiler' forumundadır ve Nehir tarafından 8 Ocak 2014 başlatılmıştır.

  1. Hac İbadeti Nedir Hakkında Bilgi

    Hac; İslâm dininin beş temel şartından biri; Müslümanlara farz olan bir ibadettir. Kâbe‘yi ziyaret (tavaf) etmekle gerçekleşen bu ibadet, İslâm dininin kalbi sayılan Mekke’de yapılır. İnanışa göre Hz. İbrahim ile oğlu İsmail Peygamber, Kâbe‘nin ilk yapımını gerçekleştirdiler. O dönemden başlayarak Kâbe, hacıların ziyaret ettikleri bir yer oldu.

    Hz. Muhammed‘in İslâm, dinini yaymasıyla Kâbe daha önemli bir konuma geldi. Hicret’in dokuzuncu yılında, Kâbe‘deki ve Hac yolu üzerindeki putları kırdıran Hz. Muhammed, Mekke’de Hac için gerekli düzenlemeyi hazırladı. Kurallarını Kuran’da gerekliliği belirtildikten sonra, Hz. Muhammed açıkladı. Kuran’ın Ali İmran Suresi’nin 96. ayetinde her Müslümana, ancak olanağı ve varlığı olanlarca yerine getirtilmesi şart koşulan bir ibadet oldu. Mekke’nin fethi sırasında doğru Kâbe‘ye giden Hz. Muhammed, buraya olan sevgi ve saygısını gösterdi, ölümünden birkaç ay önce yerine getirdiği Veda Haccı’nda ise İslâm dininin koşullarının tamamlandığını ifade ederek vasiyette bulundu ve bütün Müslümanlardan, haklarını helal etmelerini diledi. Hz. Muhammed‘in ilk ve kurallara uygun haccı, Hicret’in 10. yılında oldu. Zilhicce ayından beş gün önce, Medine’den yola çıktı ve Beyda denilen yerde ihrama girdi. Bundan sonra saçını kesmedi. O hacla, umreyi birlikte yapmaya niyetlenmişti ki, bu ikisinin birden yapılmasına islâm dininde kiran adı verilir. Beyda’da ihrama girdikten sonra yüksek sesle telbiye (Lebbeyke Allahümme Lebbeyk) söylenen Hz. Muhammed, Zilhicce ayının dördüncü günü, Mekke’ye girdi. Mescid-i Haram’a girdikten sonra Kâbe‘yi yedi kez tavaf etti. Her dönüşünde, Kâbe‘nin Yemen tarafındaki köşesinde bulunan Hacerül-esvet adlı taşa eliyle ya da değneğiyle dokunurdu. Bu taşa dokunmak Kâbe çevresinde dönüşün sonunu simgeliyordu. Dönüşlerini bitirdikten sonra, Kâbe‘nin doğusunda bulunan İbrahim Makamı’ na gelerek burada iki rekat nafile namazı kıldı. Daha sonra da İsmail Peygamber’in annesi Hacer’in su aramak için koştuğu Safa ile Merve tepeleri arasında, yedi kez koşarak gidip geldi. Zilhicce ayının yedinci gününde de Mekke’de bir hutbe okudu. Ertesi gün de, Mekke’nin 5 km kadar batısında bulunan dağlar arasındaki Mina’ya gitti ve geceyi burada geçirdi. Zilhicce’ nin dokuzuncu günü olan Arefe’de de, Arafat meydanına geldi. Halkın orada toplanmasını istedi. Namire Mescidi’ nin bulunduğu açık yerde çadır kurarak, burada vakfe ve telbiye yaptı.

    Böylece hac ziyaretine başlamış oldu. Arafat meydanının ortasında bulunan ve Rahmet Dağı adıyla, anılan bir dağda, devesi üzerinden Müslümanlara hitabede bulundu. Güneş batarken vakfe sona erdi ve aceleyle Müzdelife’ ye geldi. Geceyi burada ibaretle geçirdi. Ertesi sabah da yine devresine binerek, Meş’erü’l-haram denilen yere geldi. Burada da kıbleye karşı durarak vakfede bulunduktan sonra Mina’ya geldi. Burada Şeytanın temsili taşlanması işini gerçekleştirdi ve daha sonra İbrahim Peygamber’in kurbanını kestiği yerde kurban kesti. Nitekim hac sırasında kurban kesmek, İslâm dininin önemli bir şartıdır. Burada da halka karşı bir konuşma yaptıktan sonra, ihramdan çıktı ve Kâbe‘ye gelerek tavaf etti. Daha sonra Zemzem suyundan içti ve Mina’ya dönerek orada bayramın sonuna kadar kaldı. Dağılma günü (Yevmü’l-nefr) olarak adlandırılan bayramın dördüncü günü, Mina’dan ayrılarak, Muhassab denilen bir yerde geceledi. Bayramın ertesi günü de yeniden Kâbe‘ye gelerek ziyarette bulundu.

    Yukarıda bütün ayrıntılarıyla anlatılan Hz. Muhammed‘in hac ziyareti, daha sonra bütün Müslümanlarca böylece gerçekleştirilmeye başlandı.