Hacivatla Karagöz ün kısa diyalogları

Konusu 'Web Cafe' forumundadır ve webkolik tarafından 15 Mart 2014 başlatılmıştır.

  1. webkolik

    webkolik Süper moderatör Yönetici

    Karagöz ile Hacivat arasında geçen kısa konuşmalar, Karagöz Ve Hacivatın Kısa Diyalogları


    HACİVAT İLE KARAGÖZ


    HACİVAT - Hoş geldin sevgili Karagöz'üm !
    KARAGÖZ - Hoş bulduk, kel kafalı kara üzüm !
    HACİVAT - Nereden gelip nereye gidiyorsun bakalım?
    KARAGÖZ - Bir yere gittiğim yok, oğlumla kaç saattir okuma yazma çalıştık... Biraz gezeyim dedim.
    HACİVAT - Tabii iyi yaptın efendim, kafan balon olmuştur.
    KARAGÖZ - Hay hay. Kafam balon oldu da uçmasın diye boynuma yapıştırdım.
    HACİVAT - Hemen yanlış anlama, yani uzun zaman ders çalışmaktan kafan şişmiştir.
    KARAGÖZ - Kafam pişti de soğutmaya çıktım..
    HACİVAT - Allah iyiliğini versin! Neyse, çalışmalar iyi gidiyor mu?
    KARAGÖZ - Hem de nasıl iyi gidiyor bilemezsin Hacı Cavcav ! Sen söyle de müdür
    benim ilkokul diplomamı hazırlasın...
    HACİVAT - Efendim sen hele hepsini iyi öğren de diploma işi kolay...

    KARAGÖZ - Şey... Okuma yazma öğrenirsem diploma başka başka ne işime yarayacak?
    HACİVAT - Bak, mesela artık mühüre de lüzum kalmayacak...
    KARAGÖZ - Yerine kimse bakmayacak mı?
    HACİVAT - Kimin yerine Karagöz'üm?..
    KARAGÖZ - “Artık müdüre lüzum kalmayacak...” dedin ya !
    HACİVAT - Efendim, müdür değil mühür ! Hani imza yerine bastığın damga yok mu?
    KARAGÖZ - Öyle söylesene köftehor !
    HACİVAT - Pekâlâ mektup yazmasını biliyor musun?
    KARAGÖZ - Biliyorum Hacı Cavcav, çok kolay !..
    HACİVAT - Aferin, demek bilgini o kadar ilerlettin? O hâlde söyle bakalım, mektup nasıl yazılır?
    KARAGÖZ - Oğlum "Hazır Mektuplar" diye bir kitap getirmiş... Onun içinden seçip seçip yazılır.
    HACİVAT - “Allah iyiliğini versin !” desene oğlun da senin kafada yetişiyor. Hiç
    kitaptan kopya edilerek mektup yazılır mı?
    KARAGÖZ - Niye yazılmasın? Bir yere yazdım, oldu.
    HACİVAT - Pekâlâ cevap geldi mi?
    KARAGÖZ - Cevap gelmedi, mektubun kendisi geri geldi.
    HACİVAT - Neyse... O zaman seninle biraz mektup üzerine konuşalım. Örnek ister misin?
    KARAGÖZ - Parasız olursa isterim Hacı Cavcav ! Pişirip akşama yeriz.
    HACİVAT - Yine ne anladın, mektup pişirilip yenir mi?
    KARAGÖZ - Köftehor, “Ördek ister misin?” dedin ya!..

    HACİVAT - Aklın yine başka yerlere gitti. Sen şimdi beni iyi dinle ! Bir defa tarihsiz
    mektup olmaz.
    KARAGÖZ - Anladım, talihsiz mektup olmaz.
    HACİVAT - Talih değil, tarih !.. Yani mektup kâğıdının üst-sağ köşesine o günün tarihi
    yazılır.
    KARAGÖZ - Hay hay, yazılır !
    HACİVAT - Mektubu kime göndereceksin Karagöz'üm?
    KARAGÖZ - Yabancıya gitmesin, kendime gönderirim. Hem de çabuk gelir.
    HACİVAT - Saçmalama, insan kendine mektup göndermez. Diyelim ki babana
    yazacaksın !
    KARAGÖZ - Pataklarım ha ! Babam mezarda, postacı mektubu ona nasıl verecek?
    HACİVAT - Allah Allah... Pekâlâ, mektubu bana yazıyorsun nasıl başlarsın?
    KARAGÖZ – “Keçi suratlı Hacı Cavcav, webokur.net çabuk yanıma gel, canım seni pataklamak
    istiyor!” diye yazarım.
    HACİVAT - Efendim olur mu? “Çok Sevgili Arkadaşım, Hacivat Çelebi Beyefendi”
    diye yazılır.
    KARAGÖZ - Ben sana öyle yazamam, çok istiyorsan otur kendin yaz !
    HACİVAT - Pekâlâ, bana yazma! Oğluna yazıyorsun “Çok Sevgili Oğlum!” diye
    başlarsın.
    KARAGÖZ - Gerisini biliyorum. Mektup bitince zarfa koyar, üstüne de adres
    yazarım.
    HACİVAT - Aferin Karagöz'üm, sonra?..
    KARAGÖZ - Sonra da oğluma telefon edip mektubu okurum.
    HACİVAT - Yine sinirlerim oynamaya başladı.