Hacivatla Karagöz ün kısa konuşmaları

Konusu 'Web Cafe' forumundadır ve Lavinia tarafından 3 Ocak 2014 başlatılmıştır.

  1. Karagöz Hacivat konuşmaları kısa

    Hacivat ile Karagöz'ün kısa konuşmalarından bazılarını aşağıda okuyabilirsiniz.

    HACİVAT – Hoş geldin sevgili Karagözüm!
    KARAGÖZ – Hoş bulduk kel kafalı kara üzüm!
    HACİVAT – Nereden gelip, nereye gidiyorsun bakalım?
    KARAGÖZ – Bir yere gittiğim yok da, oğlumla kaç saattir okuma-yazma çalıştık… Biraz gezeyim dedim.
    HACİVAT – Tabii iyi yaptın efendim, kafan balon olmuştur.
    KARAGÖZ – Hay hay, kafam balon oldu da uçmasın diye boynuma yapıştırdım.
    HACİVAT – Hemen yanlış anlama, yani uzun zaman ders çalışmaktan kafan şişmiştir.
    KARAGÖZ – Kafam pişti de soğutmaya çıktım.
    HACİVAT – Allah iyiliğini versin! Neyse, çalışmalar iyi gidiyor mu?
    KARAGÖZ – Hem de nasıl iyi gidiyor bilemezsin Hacı Cavcav! Sen söyle de müdür benim ilkokul diplomamı hazırlasın…
    HACİVAT – Efendim sen hele hepsini iyi öğren de diploma işi kolay…
    KARAGÖZ – Şey, okuma yazma öğrenirsem diploma başka başka ne işime yarayacak?
    HACİVAT – Bak, meselâ artık mühüre lüzum kalmayacak…
    KARAGÖZ – Yerine kimse bakmayacak mı?
    HACİVAT – Kimin yerine Karagözüm?
    KARAGÖZ – “Artık müdüre lüzum kalmayacak…” dedin ya!
    HACİVAT – Efendim müdür değil mühür! Hani imza yerine bastığın damga yok mu?
    KARAGÖZ – Öyle söylesene köftehor!

    *****​

    Karagöz’e Mısır’daki amcasından bir sandık altın miras kalır. Bunun üzerine Karagöz yakın arkadaşı Hacivat ile beraber bir ticaret gemisine binip Mısır’a giderler. Miras işlemlerini hallettikten sonra yine bir ticaret gemisine binip geri dönerler. Ama Marmara Denizi’nde kürekçilerin isyanı sırasında su alan gemiden yolcular kayıklara binerek kurtulurlar. Karagöz ile Hacivat altın dolu sandıkla Mudanya kıyılarına, bindikleri kayıkla ulaşırlar ama sahilde konuşmaya daldıklarından iskeleye iyi bağlamadıkları kayık dalgalara kapılır ve gözden kaybolur. Daha sonra bir at arabasına binerler ve Bursa’daki evlerine dönerler. Bırak bir sandık altını ceplerindeki para da bitmiştir. İş bulup çalışarak para kazanmaları gereklidir ama nasıl bir iş? Onlar aralarında bu konuyu konuşurken tatlı bir sohbete dalarlar. Giderek sohbet koyulaşır, şakalaşmalar artar.

    Karagöz: “ Sence nasıl bir iş tutayım Hacivat. Ama tutacağım iş de az emek harcayıp çok para kazanayım. “

    Hacivat: “ Öyle iş olmaz Karagözüm. Ne demek az emek çok yemek. Az emek az yemek. “

    Karagöz: “ Sen de amma yaptın be Hacıcavcav. Bana az yemek vere vere açlığa mı alıştıracaksın. Biraz insaflı olsan da tabağımı dolmayla doldursan. Pek severim dolmanın yanına köfteyi, ondan sonra pilavı ve şamtatlıyı. “

    Hacivat: “ Bu kadar yeter mi Karagözüm? İstersen nohuttan, musakkadan, makarnadan ve cacıktan da alsan.”

    Karagöz: “ Onları sen ye Hacıcavcav. Benim istediklerimden ikişer porsiyon olsaydı, o yemeklerden birazı sabaha kalsaydı, ne güzel olurdu. “

    Hacivat: “ Tamam Karagözüm, bu istediklerin olur olmasına da, çok çalışırsan, çok kazanırsan, bu yemeklerden yersin. “

    Karagöz: “ Ahh. Ah. Keşke kayığı iyi bağlasaydık ve altınlar kaybolmasaydı. Altınları bozdurur bozdurur harcar, yer içerdik. Keyifli bir hayat sürerdik. “


    *****​

    Hacivat: Merhaba Karagöz’üm.
    Karagöz: Hoş geldin suda pişmiş bal kabağı.
    Hacivat: Aman Karagöz’üm benimle güzel konuş. Gel seninle Bursa’yı gezip dolaşalım.
    Karagöz: Kime dalaşalım.
    Hacivat: Dalaşalım değil Karagöz’üm dolaşalım.
    Karagöz: Nereyi dolaşalım?
    Hacivat: Bursa’yı dolaşalım dedim ya Karagöz’üm sen beni dinlemiyorsun.
    Karagöz: Hı peki anladım Hacivat’ım.
    Hacivat: Gel şuradan dolmuşa binelim.
    Karagöz: Ne dolmuş Hacivat’ım. Tepemin tasını attırma. Açtırma benim bayramlık ağzımı tepelerim ha!
    Hacivat: Seninle arabaya binip Bursa’yı dolaşalım diyorum, anlamıyorsun.
    Karagöz: Hı tamam anladım. Hadi arabaya binelim.
    -Beraber arabaya binerek Bursa’yı gezerler. Son olarak Kapalıçarşı’ya giderler.
    Karagöz: Hacivat’ım bu insanlar delirmiş, kendi kendilerine konuşuyorlar.
    Hacivat: Sen de bir şey bilmiyorsun Karagöz’üm telefonla konuşuyorlar.
    Karagöz: Telefon da nedir?
    Hacivat: İletişimi sağlıyor Karagöz’üm.
    Karagöz: İyi, çok güzel Hacivat’ım. Teknoloji çok gelişmiş.
    Karagöz: Neyse benim gitmem lazım.
    Hacivat: Tamam sonra görüşürüz hoşçakal.
    Karagöz: Oh çok şükür senden kurtuluyorum.
    Hacivat: Haydi git gideceğin yere uğurlar olsun.
     

  2. teşekkür ederim
     

    Son düzenleyen: Moderatör: 7 Aralık 2015