Hakaniye Lehçesi ve Karahanlı Türkçesinin Özellikleri Nelerdir

Konusu 'Bilgi Zemini' forumundadır ve Demir tarafından 3 Ağustos 2014 başlatılmıştır.

  1. Hakaniye Lehçesi ve Karahanlı Türkçesinin Özellikleri Hakkında Bilgi

    Türk lehçelerinden biri Orta Asya Türk yazı dilinin başlangıcı. Orta Asya Türk yazı dili Karahanlı (ya da Hakaniye) Türkçesi Harizm-Altınordu Türkçesi ve Çağatayca olmak üzere üç döneme ayrılır.
    İlk İslâmî edebiyat dili olan Karahanlı 11.-12. yüzyıllar arasında Kaşgar ile Doğu ve Batı Türkistan’dan gelişmiştir. Karahanlı Türkçesi aynı zamanda Karahanlı Devleti’nin resmî dili olmuştur. Doğu Türkistan ile Maveraünnehir arasındaki bölgede kurulan Karahanlı Devleti’nin içinde çeşitli Türk boyları bulunmaktaydı.
    Ancak Karahanlı Devleti’ni oluşturan asıl boylar Karluklar ile Uygurlardı. Karahanlı devleti 10. yüzyılda İslâm dinini benimsedi ve çevredeki İslâm devletleriyle yakın ilişkiler kurdu. Bu ilişkiler zamanla çeşitli toplum kurumlarında bu arada özellikle dil üzerinde birtakım etkiler yaptı.


    Karahanlı Türkçesinde Arapça ve Farsça kimi dil ögeleri (sözcükler ekler vb.) yerleşmeye ve halk dili dışında bir zümre dili oluşmaya başladı. Orta Asya’da İslâm dil ve kültürünün Abbasîler dönemindeki (9.-10. yüzyıl) akınlarla yayılması sonucu çeşitli kültür merkezlerinde yankılar uyandırdı.


    Karahanlı Türkçesinin özelliklerini gösteren yapıtlar arasında Kaşgarlı Mahmut’un “Divan-ı Lugat-it-Türk”ü (Türk Lehçeleri Sözlüğü) Yusuf Has Hacib’in “Kutadgu Bilig”i (Saadetli Olma Bilgisi) Edip Ahmet’in “Atabet-ül Hakayık”ı (Hakikatlerin Eşiği) ve “Ashab-ül-Kehf” (Yedi Uyurlar) özellikle anılabilir.


    Karahanlılar dönemi kültür ve sanat yaşamında İslâm gelenek ve göreneklerinin büyük etkisi görülür.
    Zaten bu dönem Türk dünyasında İslâm kültür ve uygarlığına geçişi simgelemektedir. Bu etkiler dilde de kendini göstermektedir. Adı geçen yapıtlarda görülen “aceb adavet âdet beyt cahil ceza dost dünya ecel edeb emir fazilet gazab hayır kerem resul tekebbür zikir” gibi Arapça ve Farsça sözcükler bunun en güzel kanıtıdır.


    Hakaniye Lehçesi Nasıl Oluşmuştur?

    Orhun ve Yenisey (Yeniçay) anıtlarından önceki devirleri bilmiyoruz bu anıtlardan o çağlarda Türk Dilinin oldukça gelişmiş olgun bir durum almış bulunduğunu öğreniyoruz; Türk dili kendi yapısı içeresinde kendi kökünden aldığı hızla yürümekte iken Hintten gelen uysal ve uslu Buda Dini Türk kültürü ve Türk Dili için bir korku doğurmıya başlamıştı. Bu dine karşı "Buda dini bize yaramaz bizim yaşayışımıza bizim göreneklerimize uygun değildir; bu din bizi uyuşturur" diye Buda tapıncaklarını yıktıran Türk büyükleri çıkmış bu yüzden Budalık Türklüğe çok ziyan vermemiştir.
    Savuşturulmuş gibi görünen bu fırtınadan sonra batıdan sert ve daha yıkıcı yeni bir fırtına gelmiştir. Bu Arap fırtınası pek ezici ve öldürücü olmuştur. İslam tarihçilerinin de anlattıklarına göre "Türklerin tapıncakları yıkıldı. Bilginleri öldürüldü. Kitapları yakıldı". İslamlığa pek büyük hizmetler yapmış olan Ofşin Türkçe bir kitap okuduğu için ölüm cezasına çarpılmıştır. Bu devirde birçok Türk Devletlerinde bilgi dili Arapça Devlet dili Farsça idi. Böylelikle Türk kültürüne ve Türk diline korkunç bir yumruk indirilmiştir. Türkler 10. yüzyılda İslâmiyeti kabul ettikten sonra Türk dili ve edebiyatında değişiklikler görülür.
    Hakaniye Türkçesine eski Kaşgar dili olarak da denilebilir. Bu alandaki Türklerin 14. yüzyıl başlarına kadar kullandıkları edebi dildir. Karahanlı Türkçesi ve batıdaki Harezm Türkçesi Timurlular devrinde yerini Çağatay Türkçesine bırakmıştır.


    Hakaniye Lehçesi Türkçe eserler nelerdir?


    Her ne kadar Gaznelilerle Selçuk Oğulları[1]Türkçe'ye büyük bir önem vermiyerek Farsça'ya daha düşkünlük göstermişlerse de öbür Türkler ve Türk büyükleri ulusal dile değer vermişler ve sayıları yirmibiri bulan eserler bırakmışlardır.[2] Bunlardan elimize ulaşan en önemli ve değerlileri;

    Karahanlı Devleti zamanında ilk defa Hakaniye Türkçesi ile yazılmış olan Yusuf Has Hacip (Yūsuf Khāss Hājib)'in yazdığı ünlü Kutadgu Bilig ismindeki eseri ile aynı yüzyılda yazılmış bulunan Kaşgarlı Mahmut'un ünlü eseri Divân-ı Lügati't-Türk'tür. İbn Muhannā'nın bahsettiği dört Ebu Hayyan (Abū Mūsā Ǧābir ibn Ḥayyān)'nın bahsettiği Bilik ismindeki bir eser ve diğerleri günümüze kadar ne yazıkki bulunamamıştır. Karahanlılar dönemde Çuçu isminde de bir Türk şairi yetişmiştir.