Hazreti Muhammedi niçin örnek almalıyız

Konusu 'Zengin Bilgiler' forumundadır ve Nehir tarafından 3 Eylül 2014 başlatılmıştır.

  1. Hz. Muhammedi niçin örnek almalıyız

    Hz. Ali (ra)'nın oğlu Hz. Hüseyin (ra) naklediyor: Babam Hz. Ali'den, Peygamber Efendimiz'in, meclisinde bulunan dost ve arkadaşlarına karşı nasıl davrandıklarını sorduğumda şöyle anlattılar:
    "Resûlullah (sav) Efendimiz: Her zaman güler yüzlü yumuşak huylu ve alçak gönüllü idiler. Asla asık suratlı katı kalpli, kavgacı, şarlatan, kusur bulucu, dalkavuk ve kıskanç değildiler. Hoşlanmadığı şeyleri görmezlikten gelir; kendisinden beklentisi olan kimseleri hayal kırıklığına uğratmaz ve onları, isteklerinden tamamen mahrum bırakmazdı. Üç şeyden titizlikle uzak dururlardı: Ağız kavgası, boş boğazlık ve malâya'ni! Şu üç husustan da titizlikle sakınırlardı: Hiç kimseyi kötülemezler, kınamazlar ve hiç kimsenin aybı ile gizli taraflarını öğrenmeye çalışmazlardı. Sadece yararlı olacağını ümid ettikleri konularda konuşurlardı.

    Hz. Peygamber konuşurken, meclisinde bulunan dinleyiciler, başlarının üzerine kuş konmuşçasına hiç kımıldamadan kulak kesilirlerdi. Zât-ı Risâletleri susunca da konuşma ihtiyacı duyanlar söz alırlardı. Ashab, Resûl-i Ekrem'in huzurunda konuşurlarken bir birleriyle asla ağız dalaşında bulunmazlardı. İçlerinden birisi
    Resûlullah (sav)'ın huzurunda konuşurken o sözünü bitirinceye kadar, hepsi de can kulağıyla konuşanı dinlerdi.
    Peygamber Efendimiz'in katında onların hepsinin sözü, ilk önce konuşanın sözü gibi ilgi görürdü. Ashabın güldüklerine kendileri de güler, onların taaccüb ettikleri şeylere kendileri de hayretlerini ifade ederdi. Huzurlarına gelen gariblerin (bedevilerin) kaba-saba konuşmaları ile pervasızca suallerinin yol açtığı tatsızlıklara sabrederlerdi. Ashabı ise, onların gelip sual sormalarını çok isterlerdi.

    Peygamber Efendimiz: "Hacetinin giderilmesini isteyen bir ihtiyaç sahibi ile karşılaştığınız zaman ona yardımcı olunuz" buyururlardı. Hz. Peygamber, ancak yapılan iyiliğe denk düşen ve fazla dalkavukluğa kaçmayan övgüleri kabul eder ve haddi tecavüz etmediği müddetçe hiç kimsenin sözünü kesmezdi. Şayet yüksek huzurlarında haddi aşacak şekilde konuşulursa, o zaman, ya konuşanı susturmak ya da o meclisten kalkıp gitmek suretiyle ona engel olurlardı."

    GÜZEL AHLÂK KÂMİL İMAN
    ALAMETİDİR

    Katade oğlu Umeyr der ki: Bir adam: "Hangi Mü'minin imanı daha kamildir?" deyince de: Rasulullah (sav): "Ahlâkı en güzel olanların imanıdır" buyurdu. (Taberani) İki haslet vardır ki, mü'minde bir araya gelmezler: Cimrilik ve çirkin ahlâk. (Ebu Davud, Tirmizi, Nesei, İbn-i Mace) Mü' minlerin iman bakımından en olgun olanları, ahlâkı en güzel olanlarıdır. En hayırlılarınız kadınlarına en hayırlı olanınızdır. (Ebu Davud)

    GÜZEL AHLÂK İBADETTİR

    Size yorulmadan yapılan en kolay ibadeti bildireyim, o da susmak, boş laf konuşmamak ve güzel ahlâktır. (İbni Ebi'd-Dünya) Kişi güzel ahlâkı sayesinde gece ibadet eden ve kavurucu sıcakta susuzluk çeken oruçlunun derecesine ulaşır. (Taberani)

    GÜZEL AHLÂK ALLAH(C.C) VE
    RESÛLÜNÜN (ASM) SEVGİSİNİN
    ALÂMETİDİR

    Güzel huylar Allah katında bir hazine gibi korunmaktadır. Allah bir kulunu sevince, ona güzel bir huy ihsan eder. (Hâkim) Bana en sevgili olanınız ve bana ahirette de en yakın olanınız, ahlâkı en güzel olanınızdır. Sizden en çok kızdıklarım ve ahirette bana en uzak olnalarınız da, ahlâkı kötü olanlar, gevezeler, böbürlenenler ve boş boğazlardır. (Ahmed, Taberani, İbni Hıbban, Tirmizi)

    GÜZEL AHLÂK GÜNAHLARI YOK EDER

    Güzel ahlâk, güneşin kırağıyı erittiği gibi, günahları eritir. (Haraitî) Suyun buzu erittiği gibi, güzel ahlâk da günahları eritir. (Yok eder.) Kötü ahlâk da, sirkenin balı bozduğu gibi (güzel) amelleri bozar. (Taberani)
    İşarat'ül İ'caz, Mektubat, Zülfikar, Tergip ve Terhip, İhya-i Ulum'id-din, Peygamberimiz'in Şemaili, Câmiü's-Sağir

    "Ahlâk olmadığında iman tesir etmez!"