Heyecan İle İlgili Deyimler ve Açıklamaları

Konusu 'Atasözleri ve Deyimler' forumundadır ve Nehir tarafından 9 Ocak 2014 başlatılmıştır.

  1. Heyecan İle İlgili Deyimler Nelerdir

    *** eli ayağı titremek
    korku, sinir vb. sebeplerle heyecanlanmak.

    *** heyecan duymak
    heyecanlanmak.

    *** heyecan vermek
    heyecan duymasına sebep olmak: “Göz kamaştırıcı bir mücevher, kuyumcuya heyecan verir.” -S. Ayverdi.

    *** heyecana düşürmek
    heyecanlandırmak: “Adına ve şimdi gördüğüm şahsiyetine zaten hayran olduğum büyük askerin bu alakası beni heyecana düşürmüştü.” -İ. A. Gövsa.

    *** eli ayağı (ayağına) dolaşmak
    şaşırmak, telaşlanmak: “Hastasını muayene ederken başında bulundular mı, hele söz söylediler mi eli ayağı dolaşır, ya kalbi bulamaz ya nabzı şaşırır.” -A. İlhan. “Şaşkınlıktan eli ayağına dolaşarak pencerelere koştu ve orada gördüğü manzara karşısında donakaldı.” -E. Şafak.

    *** heyecana gelmek
    heyecanlanmak, heyecan duymak.

    *** heyecana getirmek
    heyecanlandırmak, heyecanlanmasına sebep olmak: “Nağmeler ve hanende sesleri, uslu ve evcimen halkı heyecana ve galeyana getiriyordu.” -A. Ş. Hisar.

    *** heyecana kapılmak
    aşırı derecede heyecan, coşku duymak: “Ne zaman böyle büyük makineler görsem kolay kolay tarif edilemeyen bir heyecana kapıldığımı duyuyorum.” -B. R. Eyuboğlu.

    *** kalbi çarpmak
    1) kalbi çok vurmak; 2) çok heyecanlanmak; 3) yüreği çarpmak.

    *** kalbi dayanmamak
    1) aşırı heyecan, üzüntü, yorgunluk veya herhangi bir hastalık yüzünden kalbi durmak, ölmek; 2) yüreği dayanmamak.

    *** kalbi ağzına gelmek
    yüreği ağzına gelmek: “Kendisi de her fırsat düştükçe bunlarla yan yana harp ettiğini söylerken âdeta kalbi ağzına gelmiş gibi olurdu.” -Y. K. Karaosmanoğlu.

    *** etekleri zil (ıslık veya çalpara) çalmak
    1) çok sevinmek: “İlk mektebe gittiği gün Gülsüm’ün sevincinden etekleri zil çalıyordu.” -R. N. Güntekin. 2) alınan sevinçli bir haber üzerine telaşa ve heyecana kapılmak.

    *** etekleri tutuşmak: çok telaşlanmak
    “Öğleden sonra vali yine kıza köpüre arayınca komiser Zihni ‘nin etekleri iyice tutuştu.” -M. İzgü.