Hibrofobik Nedir?

Konusu 'Biyoloji' forumundadır ve Chanyeol tarafından 12 Temmuz 2016 başlatılmıştır.

  1. Chanyeol

    Chanyeol Süper moderatör Yönetici

    Hidrofobik

    Hidrofobik: Kimya alanında kullanılan hidrofobi kelimesi Yunanca anlamı ile su ve korku kelimelerinin birleşiminden türemiştir ve molekülün sudan kaçma özelliği olarak tanımlanmaktadır. Hidrofobik moleküller ise genel olarak apolar olmaktadır. Hidrofobik moleküller bü özelliği sebebi ile tarafsız moleküller ile apolar çözücülerle olan etkileşimleri termodinamik açıdan daha fazla kararlıdır. Suyun içeriğinde bulunan bu Hidrofobik moleküller genel olarak kümelenmektedir. Bu moleküle sahip olan bir yüzeyin üstündeki suyun temas açısı çok yüksek olduğu için ıslanma olasılıkları ya çok az ya da sıfırdır. Hidrofobik moleküllere alkanlar ile yağlar örnek olarak gösterilebilmektedir.

    Alkanlar

    Alkanların bir diğer adı da parafinlerdir ve alkanlar ya da parafinler yalnızca karbon ile hidrojen elementlerinin var olduğu ve bu elementlerin birbiri ile tekli bağ kurduğu organik bileşiklerdir. Alkanlar bir karbon ile iki hidrojenle birbirini izleyen bir seri oluşturmaktadır. Alkanlarda bütün atomlar tekli bağlar ile birbirine bağlı olduğu ve karbon atomunu en çok bağlayabileceği hidrojen atomunu bağladığı için bunlar doymuş bileşikler kategorisinde olmaktadır. Alkanlarda bulunan hidrojenlerden bir tanesinin koparılması ile elde edilen gurubun ismi akil guruptur. Buna örnek olarak, metandan bir hidrojenin çıkarılması halinde metil, metandan bir hidrojen çıkarılması halinde ise etil elde edilmektedir. Elde edilen bu moleküller başka bir bağ daha yapmakta ve bu şekilde hidrokarbon zincirine bağlanmaktadır.

    Dallanmamış Alkanlar:
    Hidrokarbon zincirinde bulunan karbon atomlarının maksimum iki karbon atomu ile yaptığı moleküllere verilen isimdir. Bu alkanların yapısına bakıldığında sadece birincil ve ikincil karbon atomlarının var olduğu görülmektedir. Dallanmamış alkanlar bir diğerinin yerini tam olarak tutan bir sıra oluşturmaktadır.

    Dallanmış Alkanlar: Bileşikte karbon atomu sayısının fazlalaşması ile birbirine kovalent bağlar ile bağlı durumda olan atomların oluşturduğu molekülde yapı bakımından çeşitlilik olmaktadır. Bu sebeple karbon sayısı daha yüksek olan alkanlar molekül yapıları ne kadar aynı olursa olsun değişik yapılarla karşımıza çıkmaktadır. Bu şekilde var olan bileşiklere ise yapı izomerleri ismi verilmektedir.

    Pentan: Pentanın üç değişik izomer yapısı vardır. Bu izomer yapılarda ilki yapısı bir zincir gibi birbirine bağlı ve dallanmamış olan n - pentan, ikincisi ikinci karbon atomunda sadece tek dallanma şeklinde olan izo - pentan ve üçüncüsü ise yapısı ikinci karbonunu üzerinde ikili dallanma olan neo - pentan olmaktadır. Yapı izomerlerinin sayısında karbon sayısı ile paralel olarak artış görülmektedir.

    Yağ
    Yaklaşık 20 derecede vizkozitesi yüksek olan, içeriğinde fazlaca karbon ile hidrojen bulunan, su ile karışmayan fakat farklı yağlar ile kolaylıkla karışabilen maddelere yağ adı verilmektedir. Bu maddeler yeme amaçlı, yakıt amaçlı, boya amaçlı ya da makine sanayisinde olmak üzere pek çok farklı alanda kullanılmaktadır.

    Sentetik Motor Yağı:
    Mineral yağlar sınıfına giren bu yağ çeşidi yerin alt kısmında kaya tabakalarının arasında bulunmaktadır ve petrol esaslı yağlar olarak da tanımlanmaktadır. Bu yağlara örnek olarak mazot, gaz yağı ya da benzin gösterilebilir. Bu yağların bir mineral yağ olmasının sebebi ise, günümüze kadar herhangi bir organik kaynaklarının bulunmuş olmamasından kaynaklanmaktadır. Bunun yanı sıra, günümüzden çok daha fazla eski olan jeolojik zamanlara bakıldığı zaman mineral yağların da kökeninin organiğe dayandığı görülmektedir.

    Organik Yağlar: Bu yağ sınıfına giren yağlar, içinde bitki ile hayvanlarda bulunan farklı canlı ve organizmaların farklı organik süreçlerden geçmeleri ile oluşan yağlardır. Kimya açısından bakıldığında yağ kelimesi biraz karışık bir kavram olmaktadır. Bilimsel olarak ise en doğru olan kelime lipit kelimesidir. Bilimsel olarak yağ, mum, kolesterol ya da steroid ve benzeri birden fazla madde lipit sayılabilmektedir. Lipitlerin başka maddeler ile arasındaki en önemli farklılık ise, lipitlerin su ile karışmamakla beraber farklı lipitler ile kolaylıkla karışabiliyor olmalarıdır. Lipitler fazlasıyla hidrojenle karbon içermekte, ancak çok az oksijen içermektedir.