Hipotalamusun Görevleri Nelerdir

Konusu 'Soru Bankası' forumundadır ve Demir tarafından 25 Ocak 2014 başlatılmıştır.

  1. Hipotalamusun Görevleri

    Hipotalamus, beynin hormon üretebilen özelleşmiş bir bölgesidir. Kendisine komşu olan hipofiz bezi üzerinde durdurucu veya salgılatıcı etkiler meydana getirir.
    Hipotalamus bezinde sinir hücreleri mevcuttur, ancak bu hücreler diğer sinir hücrelerinden farklı olarak hormon üreterek bu hormonları kana verme özellikleri ile tanınırlar. Bu hücrelerin salgıladıkları hormonlara genel adıyla " Nörohormonlar " adı verilir. Özelleşmiş bu hücreler kendi aralarında gruplara ayrılırlar. Öyle ki salınan bazı hormonlar hipofiz bezinin " Adenohipofiz " adı verilen alt lobuna etki ederken diğer bazı hormonlar ise
    " Nörohipofiz " adı verilen 2.alt birimine etkirler.
    Hipotalamus bezinin salgıladığı hormonların başlıcaları ve görevleri şunlardır ;
    TRH : TRH'nın türkçe açılımı " Tiroid salgılatıcı hormon " dur. Hedef bölgesi, hipofiz bezinin (Hipofiz bezi hipotalamusa komşudur ve beynin diensefalon bölgesinde (orta beyin) yer alır.) adenohipofiz lobunun tiroid hormonunu üretip salgılayan hücreleridir. Bu hücreler kendilerine gelen TRH ile bağlanarak Tiorid adı verilen bir hormon üretmeye başlarlar (Bkz.Hipofiz bezi ve bu bezin hormonları)
    GnRH : GnRH'nın açılımı " Gonad hormonlarını salgılatan hormon " dur. Bu hormon üretildikten sonra hipofiz bezine ulaşarak kendini bağlayabilen reseptörlerin bulunduğu, gonad hormonlarını üreten hücrelere bağlanırlar. Bağlanmasına ardışık olarak bu hücreleri aktive edip, gonadların (eşey hücrelerinin) aktivitesini kontrol eden hormonların sentezlenmesini sağlarlar.
    PRH : PRH'nın açılımı ise " Prolaktin salgılatıcı hormon " dur. Hipofiz bezinde, dişilerde meme bezlerini kontrol eden hormonların salgılandığı hücreler vardır. PRH bu hücrelerin aktivasyonunu düzenler ve prolaktin hormonunun salgılanmasına neden olur.
    CRH : CRH " Kortikotropik hormonunu salgılatıcı hormon " anlamına gelir. hipofiz bezinde, böbrek üstü bezlerini etkileyen hormonların üretildiği hücreler vardır. Bu hücreler ACTH adı verilen bir hormon üretirler. Ancak bu hücrelerin aktivasyonu CRH hormonlarına bağlıdır.
    GH - RH : GH - RH " Büyüme hormonunu salgılatıcı hormon " adını alır. Bu hormon yine hipofiz bezinde bulunan ve büyüme için gerekli hormonları salgılayan hücreleri aktive eder (Büyüme hormonlarına hipofiz bezinde değinilmiştir).
    Bu hormonların yanısıra hipotalamustan, hipofiz hücrelerinin aktivasyonunu engelleyen hormonlarda salınmaktadır. Bu hormonlar " İnhibie eden hormonlar " adını alırlar. Şöyle ki ;
    GHR - IH : Bu hormon GH - RH'nın tersine büyüme hormonunu üreten hücrelerin aktivasyonunu engellerler.
    CR - IH : CR - IH hormonu ise, böbreküstü bezlerini aktive eden hormonları üretip salgılayan hipofiz bezi hücrelerini durdurur.
    PRH - IH : Hipoifiz bezi prolaktin üretiminden sorumlu hücrelerin aktivasyonu bu hormon tarafından engellenir.
    Bu arada şunu belirtmek gerekir ki hipotalamusta üretilen ve hipofizdeki salgılamayı aktive eden veya durduran hormonlarla hipofiz bezi hormonları arasında kontrol mekanizmaları mevcuttur. Bu mekanizmalar hormonların kandaki artışı ile doğrudan ilişkilidir.
    Örneğin tiroid bezini uyaran hormon olan TSH'nın kandaki seviyesi arttığı takdirde bu hormon hipotalamus üzerine etki ederek TRH üreten hücreleri durdurur ve TRH'nın salınmasını engeller, dolayısıyla TRH hipofize gönderilmediği takdirde hipofizdeki TSH üreten hücrelerin durması söz konusudur. Böylelikle TSH salınamaz ve kandaki seviyesi düşürülmüş olur. Ancak TSH'nın kandaki seviyesi düştüğünde mekanizma tekrar harekete geçer ve hipotalamustan tekrar TRH salınmasına neden olur. Çünki TSH'nın kandaki seviyesinin düşük olması, TRH salınımı üzerinde pozitif etki meydana getirir. Bu mekanizma, ilerleyen paragraflarda değineceğimiz bütün hormonlar için geçerli bir mekanizmadır.
    Hipotalamus hipofizi uyaran maddeleri üretir; bunlar ön hipofize ulaştıktan sonra çeşitli hipofiz hormonlarının bireşimlenmesini ve kana salgılanmasını düzenler. Bazıları uyarıcı, bazıları ise ketleyici etki gösterir. Bilinen yedi tane hipofiz uyarıcı madde vardır. Büyüme hormonunun salgılanmasını uyaran GH-RFve engelleyen GH-RIF prolaktin salgılanmasını uyaran PRF , ve engelleyen PIF, kortikotrop hormonun salgılanmasını uyaran CRF, tireotrop hormonun salgılanmasını uyaran Gn-RF..
    Hipotalamusun işlevleri, beyinden bağımsız bir organ olduğunu düşündürücek niteliktedir.
    o Isı düzenleme. Ön hipotalamusta sıcaklık artışından, arka hipotalamusta ise sıcaklığın düşmesinden koruyan birer merkez vardır.
    o Besin alımının düzenlenmesi. Açlık merkezi besin almaya yöneltir, tokluk merkezi besin alımını durdurur.
    o Kalp - damar sisteminin düzenlenmesi; Arka ve yan hipotalamusun uyarılması kan basıncı ve kalp hızını artırırken, preoptik alanın uyarılması sıklıkla zıt etki yapar.
    o Su alımının düzenlenmesi. Îki yolla düzenlenir.1- Susama duyusu yaratarak su içitilmesini sağlar. 2- İdrarla su atılımını denetler. Susama merkezi yan hipotalamustadır.
    o Uterus kasılmalarının ve süt boşalmasının düzenlenmesi; Salgıladığı oksitosin hormonu uterus kasının kasılabilirliğini artırır ve meme arvellerini (kesecekler) çevreleyen hücrelerin kasılmasını sağlar. Bu:salgı, doğum sancılarını kuvvetlendirerek çocuğun çıkışını kolaylaştırır ve doğumdan sonra sütün meme başından çıkışını sağlayan mekanizmayı harekete geçirir. . :
    o Savunma-saldırma tepkilerinin düzenlenmesi, Bir zamanlar arka hipotalamusta olduğu varsayılan uyku-uyanıklık merkezlerinin artık hipotalamusta bulunmadığı düşünülmektedir; bunun gibi, cinsel davranış hipotalamus tarafından denetlense de ruhsal ve kültürel etkenlerin de önem taşıdığı bilinmektedir. Ayrıca hayvan deneyleriyle de gösterildiği gibi hipotalamusun belirli bölgelerinin uyarılması davranış değişikliklerine yol açmaktadır. Örneğin yan hipotalamusun uyarılması ile genel etkinlik düzeyi artarak bazen belirgin hiddet ve kavga tepkisi görülür. Orta bölümde yer alan (ventromedial)çekirdeklerin uyarılması sakinlik, periventriküler (karıncıklar çevresindeki) bölgenin uyarılması ise korku ve cezalandırma tepkilerini doğurur.