Hitit mimari sanatı ve özellikleri

Konusu 'Öğrenci Web' forumundadır ve Demir tarafından 27 Nisan 2013 başlatılmıştır.

  1. Hititlerde Mimarlık Sanatı ve Özellikleri

    Anadolu'da alt bölümleri kyklop biçimi iri taşlardan oluşan anıtsal mimarlık eserleri , Hititlerle birlikte daha Eski Krallık Dönemi'nde başlamıştır . Sur duvarlarının baskın , saldırı merdivenleri ve yeraltı tünelleri ile donatılmış olması ilginçtir . Böylece bir savunma yapısı olan surlar aynı zamanda hücum ve baskın tuzağı niteliğini kazanmıştır . Hattuşa kent duvarı bu olanakları ve sağlam kyklop biçimi örgüsü ile eski dünyada eşsizdir .

    Boğazköy'de Büyükkale , Hitit devlet yapılarının , devlet arşivinin , kabul salonlarının bulunduğu çok iyi korunmuş bir tepe idi . Boğazköy kentine bütün ovaya egemen olan bu kalenin , bütün çağdaş Şark Dünyası'nda bir benzeri yoktu .

    Hitit mimarlığının en belirgin özelliği karşıtsız yani asimetrik oluşudur; dinsel ve sivil binalar da olduğu gibi kent plancılığında da bu davranış egemendir . Hellen yapı sanatı ile İngiliz ve Türk bahçelerinde gördüğümüz türde , doğal bir oluşum içindedir . Örneğin tapınaklarda ve başka türlü yapılarda hiçbir yarı cephe diğer yarı cephenin tıpkısı olmazdı . Hitit yapılarının konturları , binaya biçim veren dış çizgileri bile bizim bugün yanlış bir yargı ile "biçimsiz" diyebileceğimiz bir görünüş sergilerler .



    Heykel Sanatı

    Hitit sanatında heykelin çok büyük anlamı ve önemi vardı; çünkü tanrı heykelleri yurtlarının kutsal simgeleri olarak görülüyordu . Tanrı heykellerinin önemini de Muvatalli'nin , heykelleri , savaşta zarar görmesinler diye Dattaşşa'ya nakletmesinden anlıyoruz . Çünkü kendisi Mısır savaşıyla uğraşırken Kaşgaların Hattuşa'yı zaptetmelerinden ve tanrı heykellerini ellerine geçirmelerinden korkuyordu .

    Hititler kral ve büyük kral sözcüklerini Sümer dilinden almışlardır . Lu=Adam , Gal=Büyük , Lugal=Büyük Adam=Büyük Kral anlamına geliyor . Lugal Gal heykellerinden de birçok örnek mevcut olduğu süphesizdir . Ancak bunlardan hiçbiri günümüze gelmemiştir . Yalnız Yazılıkaya'da Kral Tuthaliya'ya ait olduğunu sandığımız heykelin altlığı korunmuştur .
     
    Son düzenleyen: Moderatör: 18 Eylül 2014