Hz. Muhammed'in çocuk sevgisine 2 tane örnek

Konusu 'Hz Muhammedin Hayatı' forumundadır ve Ayaz tarafından 13 Şubat 2015 başlatılmıştır.

  1. Peygamber efendimizin çocuk sevgisine örnek

    Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (s.a.v)'in çocuk sevgisi hakkında bilgi

    Çocuklarla ilişkilerinde Hz. Peygamber, işledikleri hatalar karşısında onları tatlı bir dille ve anlayacakları bir şekilde ikaz etmiştir. Bu konudaki örneklerden bir tanesine göre küçük bir çocuk olan Riifi b. Amr el-Gıfiiri, Ensar'dan birisinin hurma ağaçlarını taşlarken bahçe sahibi tarafından yakalandı ve Hz. Peygamber'e getirildi. Olaydan haberdar edilen Hz. Peygamber, Rüfi'ye, hurma ağaçlarına taş atmasının sebebini sordu. Aç olduğunu ve karnını doyurmak için böyle bir yola başvurduğunu söylemesi üzerine Hz. Peygamber, tebessüm etti ve şefkatle başını okşadıktan sonra ona şu tavsiyede bulunmuştu: "Yavrum, bir daha ağaçlara taş atma. Altına düşenleri al ve ye." (Ebu Davud, Cihad, 94) Hz. Peygamber bu tavrıyla hem onu ikaz etmiş ve hem de bu durumda yapması gereken en güzel yolu göstermiştir. Bu olayda, Hz. Peygamber'in yapıcı ve iyiye yönlendirici bir yol takip etmesi, dikkat edilmesi ve örnek alınması gereken önemli bir husustur.

    Yine bir defasında Hz. Peygamber, kendisine hizmet eden Hz. Enes'i bir iş için göndermişti. Ancak o, dışarıda çocuklarla oyuna dalmış ve gecikmişti. Bunun üzerine durumu öğrenmek üzere dışarı çıkan Hz. Peygamber, Hz. Enes'i çocuklarla oynarken görür ve arkasından yaklaşır ve gülerek, gönderdiği yere gidip gitmediğini sorar. O da evet gidiyorum diye cevap verir. Hz. Peygamber, Hz. En es' in ifadesine göre, hizmetinde bulunduğu dokuz-on yıllık dönemde kendisini hiç azarlamamıştır. Yaptığı yanlışları hiçbir şekilde problem haline getirmemiştir. Anlayacağı şekilde ikaz etmiştir.

    Enes (r.a.) anlatıyor: “Resulülah (s.a.v.) ahlak bakımından insanların en güzeli idi. Benim Ebu Umeyr adında sütten kesilmiş bir kardeşim vardı. Peygamber (s.a.v.) bize geldiğinde: “-Ey Ebu Umeyr! Ne yaptı Nugayr!” derdi. Nugayr, kardeşimin oynayıp durduğu bir kuş idi. Bazen Efendimiz (s.a.v.) bizdeyken namaz vakti gelirdi. O hemen altındaki yaygının süpürülüp üzerine su serpilmesini emrederdi. Sonra namaza durur, biz de arkasında saf bağlardık ve bize namaz kıldırırdı”.


    Peygamber Efendimiz (s.a.v.), hayatında hiç bir çocuğu üzmemiş ve kalbini kırmamıştır. Küçük yaşta Rasululah'a hizmet etmeye başlayan Enes (r.a.) diyor ki: " Ben Resulüllah (s.a.v.)’in ellerinden daha yumuşak ne bir atlasa ne de bir ipeğe dokunmadım. Allah Resulü’nun kokusundan daha hoş bir rayiha koklamadım. Resulüllah (s.a.v.)’e tam on yıl hizmet ettim. Bana bir defa bile olsun öf dahi demedi. Yaptığım bir işten dolayı ‘niye böyle yaptın?’ demediği gibi, yapmadığım bir şey sebebiyle de ‘şöyle yapsan olmaz mıydı?’ demedi. O insanların en güzel huylusuydu.”.[17] Peygamberimizin çocuklara hoş görüşlü oluşunun da sınırı yoktu: “Yaramazlık yapan çocuklara hemen müdahale etmeyiniz”. Ve yine, “ çocukların küçüklüğündeki yaramazlığı, büyüdüğü zaman aklının çok, zeki olacağına bir alamettir.”[18] buyurmaktadır.