Hz. Muhammed'in Evliliği ve Çocukları

Konusu 'Dini soruların cevapları' forumundadır ve Eylem tarafından 6 Ağustos 2016 başlatılmıştır.

  1. Eylem

    Eylem Süper moderatör Yönetici

    Hz. Muhammed'in Evliliği ve Çocukları

    Bütün Mekke'liler gibi Hz. Muhammed (s.a.s.) de amcasıyla birlikte ticaret yapıyordu. Gerek çocukluğunda, gerekse ticaret hayatında, dürüstlüğü ile tanınmıştı. Sözünde durmadığı, yalan söylediği, başkalarına zarar verecek bir davranışta bulunduğu, bir kimseyi incittiği asla görülmemiş; dürüstlüğü dillere destan olmuştu. Bu yüzden Mekke'liler O'na "el-Emîn" (her konuda güvenilir kişi) diyorlardı. O'nun bu yüksek ahlâkını öğrenen Kureyşin zengin kadınlarından Hatice, kendisine sermaye vererek ticaret ortaklığı teklif etti. Böylece Peygamber (s.a.s.) ile Hatice arasında ticaret ortaklığı başladı.


    Kureyş’in Esed oğulları kolundan Huveylid kızı Hatice zeki, dirayetli, şeref ve asalet sahibi, 39-40 yaşlarında zengin ve güzel bir hanımdı. Daha önce iki defa evlenmiş ve dul kalmıştı. Kureyş’in ileri gelenlerinden pek çok isteyenler olmuş, fakat hiç biri ile evlenmemişti. Güvendiği kimselere sermaye vererek ticaret ortaklığı yapıyor, böylece servetini artırıyordu. Yüksek ahlâk ve yardımseverliği sebebiyle, kendisine Müslümanlıktan önce "Tâhire" denildiği gibi, sonra da "Haticetü'l-Kübra" denilmiştir.


    Hz. Hatice bir ticaret kervanıyla Peygamberimiz (s.a.s.)'i Şam'a gönderdi. Kölesi Meysere'yi de hizmetine verdi. Fakat Hz. Peygamber (s.a.s.) Şam'a kadar gitmedi; malları Busra'da satarak geri döndü. Çünkü Bahîra'nın ölümünden sonra yerine geçen Râhip Nestûra da, Hz. Muhammed (s.a.s.)'in Şam'a gitmesini uygun bulmamıştı.


    Üç ay kadar sonra, Hz. Muhammed (s.a.s.) beklenilenin çok üzerinde kazanç elde ederek döndü. Hz. Hatice, bu büyük insanın emniyet, dürüstlük ve gayretine hayran oldu. Daha sonra araya aracılar girdi; evlenmeleri kararlaştırıldı. Bu esnada Hz. Muhammed (s.a.s.) 25, Hz Hatice ise 40 yaşlarındaydı.


    Nikâh, Hatice'nin amcazadesi, Varaka oğlu Nevfel tarafından Hz. Hatice'nin evinde kıyıldı. Ebû Tâlib ile Varaka birer hitabede bulunarak, her iki ailenin üstünlük ve meziyetlerini dile getirdiler. Esasen, Hz. Peygamber (s.a.s.) ile Hz. Hatice'nin soyları Kusayy'da birleşir. Hz. Hatice'ye 20 dişi deve mehir verildi. Nikâhtan sonra develer kesilerek davetlilere ziyafet çekildi.


    Evlenmelerinden sonra, Hz. Muhammed (s.a.s.), Hz. Hatice'nin evine geçti. Örnek ve mutlu bir aile yuvası kurdular. Hz. Hatice, Hz. Muhammed (s.a.s.)'e derin bir saygı ve sevgi ile bağlıydı. Peygamberliğinden önce olduğu gibi, Peygamberlik devrinde de en büyük yardımcısı oldu. Yüksek ve eşsiz ruhlu bir hanım olduğunu gösterdi.


    Peygamberimiz (s.a.s.)'de ondan son derece memnundu. O devirde çok evlilik âdet olduğu ve birçok teklifler aldığı ve aralarında yaş farkı da bulunduğu halde, onun üzerine evlenmedi; ölümünden sonra da onu hep hayırla andı.


    Peygamberimizin Çocukları

    AVPeygamberimiz (s.a.s.)'in Hz. Hatice'den ikisi erkek, dördü kız olmak üzere sırasıyla, Kasım, Zeyneb, Rukiyye, Ümmü Gülsüm, Fâtıma ve Abdullah adlarında altı çocuğu oldu. Araplarda ilk çocuğun adı ile anılma âdet olduğundan Hz.Peygamber (s.a.s.)'e de "Ebü'l-Kasım" denildi. Kasım ile Abdullah küçük yaşta öldüler. Kızları büyüdüler. Fakat Fâtıma'dan başka hepsi de babalarından önce vefat ettiler. Yalnız Fâtıma, Peygamber (s.a.s.)'in vefatından sonra altı ay daha yaşadı.

    Peygamberimiz (s.a.s), kızlarının en büyüğü Zeynep'i, Ebu'l-Âs ile evlendirdi. Ebü'l Âs, Müslüman olmadığı için, Zeynep'in hicretine izin vermemişti. Bedir Savaşında esir düştüğünde. Zeynep'i Medine'ye göndermek şartı ile serbest bırakıldı. Daha sonra Müslüman olarak Medine'ye geldi. Zeynep'i tekrar aldı.(44)

    Rukiyye ile Ümmü Gülsüm'ü, amcası Ebû Lehep'in oğullarından Utbe ve Uteybe ile evlendirmişti. İslamiyetken sonra Ebû Lehep, Hz. Peygamber (s.a.s.)'e olan düşmanlığı sebebiyle oğullarına eşlerini boşamaları için baskı yaptı. Onlar boşadıktan sonra, Rasûlullah (s.a.s.) Rukiyye'yi Hz. Osman'la evlendirdi. Rukiyye'nin ölümünden sonra da Ümmü Gülsüm'ü nikâhladı. Bu yüzden Hz. Osman'a "iki nur sahibi" anlamına "Zi'n-nûreyn" denildi.

    En küçük kızı Fâtıma'yı ise Hz. Ali ile evlendirdi. Hasan ve Hüseyin, Hz. Fâtıma'nın çocuklarıdır. Rasûl-i Ekrem (s.a.s.)'in nesli, Hz. Fâtıma ile devâm etmiştir.

    Peygamberimiz (s.a.s.)'in Mısırlı eşi Mâriye'den de İbrâhim adlı bir oğlu olmuş, fakat Hicretin 10. yılında henüz iki yaşına girmeden ölmüştür.