Hz. Süleyman Peygamberin Özellikleri

Konusu 'Dini Bilgiler' forumundadır ve Yavuz tarafından 10 Ocak 2013 başlatılmıştır.

  1. Süleyman Aleyhisselam Kıssaları

    Peygamber Kıssaları Ve Özellikleri Hz.Süleyman Efendimiz

    Hz. Süleyman (as) Efendimiz peygamberler tarihinde gücün, iktidarın nasıl kontrollü ve adaletli uygulandığı ile bütün bu süreçte imkanlara rağman şımarmadan Cenabı Allah'ın buyruklarına amade olup risalet görevini yerine getimeyi tüm insanlık için temsil etmektedir. Hz. Süleyman Efendimiz mahşer günü güç ve imkanlarını bahane göstererek dünyada azgınlık eden müstekbirler için örneklik teşkil edecektir. Çünkü peygamberler her zaman insanlardan gönderilmiştir ki amel ve uygulamaları her insanın güç yetireceği yapabileceği şeyler olsun. Melek yada başka varlıklar olsaydı insanlar mahşer günü nitelik farkından taklit edemediklerini bahane gösterceklerdi. Oysa peygamberler temiz niyet ile yönelen her insan için en güzel numuneyi oluşturmaktadırlar.

    Hz. Süleyman'dan (as) Kur'an-ı Kerim şöyle bahsediyor. "Sabah gidişi bir aylık mesafe, akşam dönüşü yine bir aylık mesafe olan rüzgarı da Süleyman'a (onun emrine) verdik ve onun için erimiş bakırı kaynağından sel gibi akıttık. Rabbinin izniyle cinlerden bir kısmı, onun önünde çalışırdı. Onlardan kim emrimizden sapsa, ona alevli azabı tattırırdık" (Sebe:12) Cenabı Allah Hz. Süleyman'a (as) rüzgarı musahhar kılmıştır. Bugün nasıl uçak ile seyehat ediyorsak Hz.Süleyman rüzgar gücü ile çalışan ve hava uçabilen teknolojik araçlara sahip olmuştu. Ayrıca bakır madenin eriğinden enerji oluşturup kullanabiliyor ve emrinde işçi olarak cinleri çalıştırabiliyordu. Cinlerin çalışmalarını Kur'an şöyle anlatıyor. "Onlar Süleyman'a kalelerden, heykellerden, havuzlar kadar (geniş) leğenlerden, sabit kazanlardan ne dilerse yaparlardı. Ey Davud ailesi! Şükredin. Kullarımdan şükreden azdır. Süleyman'ın ölümüne hükmettiğimiz zaman, onun öldüğünü, ancak değneğini yiyen bir ağaç kurdu gösterdi. (Sonunda yere) yıkılınca anlaşıldı ki cinler gaybı bilselerdi, o küçük düşürücü azap içinde kalmazlardı." (sebe:13-14) Bu gücünde Hz. Süleyman'dan değil Cenabı Allah'ın kendisinden bahşedildiğini anlatarak peygamberin ölümünü cinlerin nasıl anlamadığını gösteriyor.

    Hz. Süleyman (as) Efendimiz hayatı boyunca güç ve kuvvetini islamı çevresine yaymak ve adaleti sağlamak için harcamıştır. Döneminin süper güçlerinden olan Saba Melikliğine mektup göndererek devletin kraliçesi olan Belkıs'ı islama davet ediyor. Belkıs Hz. Süleyman Efendimizin niyetin anlamak için hediyeler göndersede, Süleyman Aleyhisselam hediyelere itibar göstermeyerek asıl gayesinin Allah'ın dininin hakim gelmesi olduğunu ve buna engel olurlarsa güç kullanacağını bildiriyor. Belkıs durmun ciddiyeti karşısında Hz.Süleyman'ı tanımak için bizzat yanına geliyor. Belkısın kendisine doğru geldiği haberini alan Hz. Süleyman (as) erkanını toplayarak onlara şöyle soruyor. “(Hz.Süleyman) dedi ki: Ey ulular! Onlar (Saba Melikesi Belkıs ve adamları) teslimiyet gösterip bana gelmeden önce, hanginiz o melikenin tahtını bana getirebilir. Cinlerden bir ifrit: Sen makamından kalkmadan ben onu sana getiririm. Gerçekten bu işe gücüm yeter ve bana güvenebilirsiniz, dedi. Kitaptan (Allah tarafından verilmiş) bir ilmi olan kimse ise: Gözünü açıp kapamadan ben onu sana getiririm, dedi. (Süleyman) onu (melikenin tahtını) yanı başına yerleşmiş olarak görünce: Bu, dedi, şükür mü edeceğim, yoksa nankörlük mü edeceğim diye beni sınamak üzere Rabbimin (gösterdiği) lütfundandır. Şükreden ancak kendisi için şükretmiş olur, nankörlük edene gelince, o bilsin ki, Rabbimin hiçbir şeye ihtiyacı yoktur, çok kerem sahibidir." Burada bahsedilen bilgin kişinin bizzat Hz.Süleyman'ın kendisi olduğu rivayet ediliyor. Belkıs Hz.Süleyman'ın yanına geldiğinde güçlü bir cemaatin taşımakta güçlük çekeceği tahtını hiç bozulmadan orada görünce bunun sihir yada dünyalık bir şey olmadığını anlayarak iman ediyor.

    Peygamberler hayatları ile tüm insanlık için yaşam örnekleri içermektedirler. Bir kere yaşayacağımız dünya hayatını iyi değerlendirmek için bu bilgilere ihtiyacımız vardır. Hakk ile batıl, doğru ile yanlışı ayırabilmek için islami değer yargılarına ihtiyacımız vardır. Yoksa ideoloji ve siyasi yönelişler bizi yanlışa doğru demeye sürükleyebilir. Ayrıca Hz. Süleyman'ın kullandığı her araç ve niteliği teknolojik imkanlar ile hayata geçirilebilir objelerdir. Belkısın tahtı ışınlana bilmiş ise Cenabı Allah bir bilim adamının ufkunu açarsa bu bugünde olabilir demektir. Selam ve sevgilerimle.
    yavuz yıldırım/webokur.net​

    [​IMG]