İçinde taş, gül, dost kelimeleri geçen olay yazısı

Konusu 'Ödevim var' forumundadır ve Zakkum tarafından 22 Mart 2014 başlatılmıştır.

  1. İçinde taş, gül, dost geçen yazı

    Bu yazıya örnek olarak Sinan Yağmur'un Aşkın Gözyaşları, Tebrizli Şems isimli romanından örnek verebiliriz.

    Şems'in anlattığı bir derviş hikayesi vardır. Horasandan Anadoluya bir derviş gelir.Amacı kendisine dergah bulmaktır. Sivas yöresinde bir dergahın kapısını vurur.Tak.Tak.Tak... O esnada mürşit sohbettedir talebeleri ile henüz kapı açılmadan, kapıya doğru giden talebesine seslenir. Evlat dur hele. Kapıda bir derviş var, kapıyı vurma şeklinden sesinden belli.. Muradını anladım. Cevabımı vermek için bana bir bardak getirin. Gelen bardağı su ile doldurur mürşit. Öyle doldurmuşturki bir damla konsa bardak taşacak şekildedir. Şimdi bu bardağı gelene sun o anlayacaktır.

    Derviş kapıda, talebe suyu dökmeden götürme sancısında. Açar ve bardağı uzatır...Derviş tebessüm eder anlamıştır mesajı. Mesaj şudur;

    -Evladım, dergahımız ağzına kadar talebe ile dolu, sana yer yok, seni alırsak yerimiz dardır, taşar, bir talebeye dahi yer kalmayacak kadar doluyuz. Sen var git kendine başka bir kapı bul. Derviş bahçedeki gülden bir yaprak koparır ve bardağın üstüne koyar. O da ne , su taşmamış, bardak dökülmemiştir. Der ki derviş;

    -Şimdi bu bardağı hocama götürünüz, o arzumun ifadesini maksadı matlubumu anlar. Bardağın üzerine gül konulmasına rağmen taşmadığını gören mürşit anlamıştır mesajı.

    -Derviş; ey üstadım, ey pirim beni dergahına kabul buyur, ben bir gül yaprağıyım, gül dert vermez dert alır, bana destur et al yanına asla taşkınlık yapmam, taşırmam. Hikmet kokundan hizmet suyundan bu fakiri mahrum bırakma.

    -Hakiki dost Allah gibi mahrem olmalıdır. Dostun çirkinliklerine, hoşa gitmeyen hallerine tahammül etmeli, hatasından incinmemelidir. Dosttan yüz çevirmemelidir. Çünkü O'da sevgililerin ayıplarından, günahlarından, noksanlarından dolayı onlara yüz çevirmez