ilk vahyin gelişi kısaca

Konusu 'Dini Bilgiler' forumundadır ve Ceren tarafından 9 Kasım 2014 başlatılmıştır.

  1. Ceren

    Ceren Süper moderatör

    ilk vahyin gelişi kısaca


    Ramazan ayının on yedisiydi. O yüce an gelmiş, o mübarek buluşma anı gerçek-leşmenin eşiğindeydi.

    Rasûlullah (s.a.v.) o gün Hırâ Mağarası’nda iken, sessiz-lik ve sükûn her yeri kaplamışken birden karşısında Cibrîl’i (a.s.) gördü.

    Dehşete düşmüştü. Bu ıssız dağ başında bütün ufku dolduran bir varlıkla karşı karşıyaydı.

    Cibrîl (a.s.) kendisine; “Oku!” diye hitap etmiş, Rasûlullah (s.a.v.) Efendimiz; “Ben okuma bilmem,” diye karşılık vermişti.

    Bunun üzerine Cibrîl (a.s.), onu kuşatıp sıkarak yeniden; “Oku!” demiş, Efendimiz yine ürperti ve heyecan içerisinde; “Ben okuma bilmem,” diye cevap vermişti.

    Cibrîl (a.s.) tekrar kendisini sıkıştırmış, bunalma noktasında serbest bırakmış ve:

    Oku! Yaratan Rabb’ının adıyla!

    O, insanı aşılanmış bir yumurtadan yarattı.

    Oku! Rabb’ın sonsuz kerem sahibi…

    O ki, kalemle öğretti insana,bilmediklerini…” (‘Alak, 1- 5)


    Böylece, ‘Alak Sûresinin ilk beş âyetini kendisine tebliğ etmiş ve kaybolmuştu.


    Rasûlullah(s.a.v.), korku ve ürpertiden kurtulamamış ama duyduğu kelimelerin kalbine nakşedildiğini ve o garip vahy lezzetini derinden hissetmişti.


    Sarp kayaları aşarak, yamaçlardan hızla aşağıya inmiş, vâdîler geçerek Mekke-i Mükerreme’ye gelmiş, evlerine girerek Hatice Validemize;

    “Beni örtün, beni örtün!” buyurmuştu.

    Onun bu dehşet içindeki halini gören Hatice Vâlidemiz, kendisine hiç bir şey sormadan onu istirahate çekmiş ve üzerini örtmüştü.


    Rasûlullah (s.a.v.), kendine gelip ürpertisi geçince, Vâlidemiz bu dehşet ve ürpertinin sebebini sormuş, Efendimiz de başından geçenleri ona anlatmış ve ardından; “O an, kendimden korktum,” demişti.

    Hatice Validemiz, bu son cümle üzerine şunları söylüyordu: “Hayır, müjdeler olsun! Allah’a yemin olsun ki O, seni asla hüsrana uğratmayacaktır. Çünkü sen, akraba bağlarını korur, zayıflara yardım eder, yoksulların elinden tutar, onlara imkan hazırlar, misafirlerine ikram eder ve hakkı korumaya çalışanlara yardım edersin.”

    Bu olgun ve zeki kadın, sık sık ziyaret ettiği amca oğlu Varaka İbn Nevfel’den Peygamberlik, peygamberler ve melekler hakkında bilgiler edinmişti.