İllerimizin adı nereden gelmiştir

Konusu 'Konu Anlatımı' forumundadır ve Demir tarafından 27 Ocak 2014 başlatılmıştır.

  1. İllerimizin adı nereden geliyor

    Edirne
    Eski çaglarda Odnsler'in yerleşti i Orestia yöresinde aynı adla kuruldugu bilinen kent,

    IS 2. yüzyılın ilk yarısında buraya gelen Roma İmparatoru Hadrianus tarafından imar

    edildi ve bu nedenle kent Hadrianopolis adıyla anıldı. Osmanlı döneminde Edrinabolu

    , Edrune, Edrene adlarıyla anılan kente sonralan Edirne dendi.


    Tokat

    Tokat adının nereden kaynaklandı ına ilişkin bilgi yoktur. Bazı kaynaklarda,

    "surlarla çevrili kent" anlamına gelen Tohkat ya da Tokkat adının zamanla

    Tokat'a dönüştügü ileri sürülür.Kentin tarihsel çekirdegi, güneybatıdaki

    Hisartepe'de yer alan Tokat Kalesi'dir. Bizans döneminde önemli bir

    savunma üssü olan Tokat Kalesi, Anadolu Selçukluları ve Osmanlılar

    tarafından onarılarak aynı amacın yanı sıra cezaevi olarak da kullanıldı.

    Yeşilırımak'a katılan Behzat Deresi vadisinin yamaçlarında kurulmuş

    olan kentin en eski mahalleleri Hisartepe'nin eteklerinde yer alır.


    Isparta

    Bir ilkçağ kenti olan Baris, Bizans döneminde önemli bir dinsel merkezdi.

    Bu dönemlerden günümüze belirgin kalıntıların ulaşmamasının nedeni depremlerin

    yol açtı ı yıkımlardır.Bir Türkmen Beyli i olan Hamidogullan döneminde bir süre

    bu beyli in merkezi olan kent Hamidâbad adıyla anıldı. Hamidâbad,

    Osmanlı döneminde Hamideli ya da Hamid adı verilen sancagın merkeziydi.

    1919'da bir hafta kadar İtalyanlar'ın işgali altında kalankente, Cumhuriyet'in

    ilanından sonra yörenin tarihsel adından esinlenerek Isparta adı verildi.

    Ankara

    Ankara adı bir söylenceye göre, kentin kurucusu Frig Kralı Gordius'un oglu Midas' tan

    gelmektedir. Frig söylencelerine göre Midas gemi çapasını bulan kişidir ve kentin ilk

    adı olan Ankira gemi çapası anlamına gelir. Birbirine yakın ama de işik birçok adla

    anılan kente sonraları Engürü denmeye başlanmıştır. Bu sözcük Farsça üzüm

    anlamına gelen 'tengür 'den türemiştir.


    İzmir
    İzmir kentinin tarihsel çekirde i iki kesimden oluşur. Bunlardan ilki, daha eski olan Bayraklı

    Höyügü'dür. Ilk kez İÖ 3000'lerde yerleşildi i sanılan Bayraklı'da ÎÖ 2000'lerde Lelegler yaşıyordu.

    Hititler'den etkilendigine ilişkin bilgiler bulunan kent, o dönemde taş temeller üstünde yükselen

    kerpiçten bir surla çevriliydi. İÖ 12. yüzyılda Efes'ten gelen İyonlar Bayraklı'nın güneyinde

    bugünkü Hal kapınar yöresine yerleşerek Navlokhon adıyla anılan bir kent kurdular.

    Kuruldugu dönemde Bayraklı, Anadolu' daki bazı yerleşim yerleri gibi Smurne adıyla

    anılıyordu. Daha sonra İyonlar ile Aioller'in yaşamaya başladı ı kent, Eski Yunanca'da

    yazıldıgı gibi Smyrna olarak adlandırıldı. İyon yazımında Smirni ya da Zmirni

    adı zamanla İzmir'e dönüştü.


    Eskişehir

    Eskiça da Frigya Krallı ı'nın başlıca kentlerinden biri, bugünkü Eskişehir

    kentinin kuzeydo usunda kuruldu u sanılan Dorytaion' du. Tarih boyunca

    yöreyi ele geçirmek isteyenlerin saldırılarına u rayan bu kentin surlan ;

    pek çok kez onarılmış ya da yeniden yapılmıştır. ÎS 8. yüzyılda yöreye

    gelen Araplar bu kente Düriliya ya da Druliya adını verdi. Daha sonra

    Anadolu Selçukluları, Bizanslılar ve Haçlılar arasında savaşlara neden olan

    Dorylaion, 12. yüzyıl sonlanna gelindi inde yıkıntı durumunda eski bir kent

    görünümündeydi. Yöreyi ele geçiren II. Kılıç Arslan Dorylaion'un güneyinde

    yeni bir kent kurdurdu. Artık Dorylaion "eski şehir" diye adlandırılıyordu.

    Bir söylentiye göre, zamanla yeni kent de "eski şehir" diye adlandırılmaya

    başlandı ve böylece kentin adı Eskişehir olarak yerleşti. Sonraları bir

    konaklama ve ticaret merkezi olarak gelişen kent, 19. Yüzyılda

    demiryolunun gelmesiyle daha da önem kazandı.


    UŞAK
    Bilinen en eski adı Temenothyrai olan kentin Frigler tarafından kuruldu u sanılmaktadır. Yöreye yerleşmelerinden sonra kent, Türk menler tarafından "aşıklar" anlamında Uşşak olarak adlandırıldı. Daha sonra Germiyano ullan döneminde gerçekleştirilen bayındırlık çalışmaları sonucunda önem kazanan ve adı giderek Uşak'a dönüşen kent 16. yüzyılda tanınmış bir halıcılık merkeziydi. Bu sırada Osmanlı Devleti'nin çeşitli bölgelerinde yapılan saray ve camilerin tabanlarım kaplamak için Uşak'ta halılar dokundu.

    Bu özelli ini yüzyıllar boyunca koruyan kentte dokumacılık makineleşmeye başladı. 1894'te bir yangından büyük ölçüde zarar gören kent, 1896'da demiryoluyla izmir'e ba landı. Dışarıya sattı ı halılanni eskiden Çivril üzerinden îzmir'e gönderen Uşak, böylece do rudan ulaşım olana ına kavuştu. 20. yüzyıl başlarında Uşak ülkenin önemli merkezlerindendi. Bu yıllarda elektrikten yararlanan ender Anadolu kentlerinden biri olan Uşak'ta iplik fabrikaları kuruldu. Bu fabrikalan kuranlar, halı ticaretiyle u raşan Uşaklı Müslüman tüccarlardı. Kurtuluş Savaşı sırasında kısa bir süre ulusal güçlerden bir bölümünün karargahı olarak kullanılan Uşak, iki yıl Yunan ordusunun işgali altında kaldı, işgalden kurtuldu unda büyük bölümü yanmış ve yıkılmış durumda olan kent bir süre kendisini toparlayamadı. Şeker fabrikasın in kuruluşu bile beklenen sonucu vermedi. 1953'te il merkezi olmasmın ardından bazı yatırımların yöreye yönelmesi kentin gelişiminde etkili oldu.


    DENİZLİ

    İ.ö 3. yüzyılda Selevkoslar tarafından bugünkü Eskihisar köyü yakınında kurulan Laodikeia, yöreye 11. yüzyılda gelen Türkmenler tarafından Ladikolarak adlandırıldı.13. yüzyılda Ladik'in 6 km kadar Güneyindeki daha sulak bir yerleşme yeri olan Donguzlu ya da Tonguzlu köyü önem kazanıp gelişmeye başladı. Ladik halkının taşındı ı bu yeni yerleşmenin adı daha sonra Ladik-Dengizlibiçiminde de söylenerek Denizli'ye dönüştü. îlin orta-batı kesiminde yer alan Denizli kentinden İsparta ve Burdur'u Aydın üzerinden îzmir'e ba layan E-24 Karayolu geçer, Güneydo usunda askeri amaçla kullanılan alanlar bulunan kent, anayollara do ru dairesel biçimde gelişmiştir. Demiryolu ulaşımı olana ına da sahip olan Denizli kenti Ege Bölgesi'nin ça daş görünümlü ve gelişmiş büyük kentlerinden biridir.


    ÇORUM

    Kentin kuruluşu ve adinin kayna ına ilişkin çeşitli söylenceler vardır, îö 3. yüzyılda Anadolu'ya gelen Galatlar'ın Trokmu kolunun yerleşti i Çorum yöresine Trokmoi adı verildi i bilinir. Burada kurulan kente verilen Trokmu adinin zamanla Toromku onun da Çorumlu'ya dönüştü ü söylenir. Evliya Çele bi ise Çorum Kalesi'nin Selçuklu döneminde yapıldı ım belirttikten sonra, havasıyla suyunun,hastalıklılara iyi geldi ini yazar. Evliya Çelebi'ye göre Kılıç Arslan, o lu Yakub Mirza ile çorlu (hastalıklı) kişileri iyileşmeleri için buraya göndermiş, hastalar iyileşince de bu yerleşim yerine Çorum adı verilmiş. Evliya Çelebi ayrıca, adın "çor Rum"dan geldi inin söylendi in! de yazar.Kuruluş tarihi kesin olarak bilinmeyen yerleşim yeri Bizans döneminde Nikonia adıyla anılıyorduhastalıklılara iyi geldi ini yazar. Evliya Çelebi'ye göre Kılıç Arslan, o lu Yakub Mirza ile çorlu (hastalıklı) kişileri iyileşmeleri için buraya göndermiş, hastalar iyileşince de bu yerleşim yerine Çorum adı verilmiş. Evliya Çelebi ayrıca, adın "çor Rum"dan geldi inin söylendi in! de yazar.Kuruluş tarihi kesin olarak bilinmeyen yerleşim yeri Bizans döneminde Nikonia adıyla anılıyordu.

    KONYA

    Alaeddin Tepesi'nde yapılan kazı ve araştırmalar, buradaki ilk yerleşimverinin günümüzden yaklaşık 4.000 yıl önce kuruldu unuortaya koymaktadır, ikonion adıyla anılan yerleşme, Eskiça da Likaonya'nın merkeziy di. Roma döneminde İconium olarak adlandırılan kent, Hıristiyanlık'ın ilk yıllarında önemli bir dinsel merkezdi. Kent Bizans döneminde Araplar tarafmdan Kuniya dendi.Daha sonra Konieh ve Konia olarakta adlandırıldı.

    RIZE

    Miletli denizciler tarafmdan bir ticaret kolonisi olarak kurulan kent, eskiden Rhizios, Rhizus ve Rhiza adlarıyla anılırdı. Kent ilin batı kesiminde, fırtınalara karşı korunaklı bir koyun kıyısında yer alır.Dar olan kıyı kesimi doldurularak yerleşme alanı genişletilen kentin hemen ardında çay bahçeleri başlar. Kıyı boyunca gelişmesin! sürdüren kentten Sarp sınır kapışı ile Hopa'yı Trabzon'a ba layan Karadeniz kıyı yolu geçer. Kente bir yandan kırsal kesimden göç olurken, kısıtlı geçim kaynakları nedeniyle kentten de başka kentlere göç olur. Kentteki başlıca e itim ve kültür kurumu Karadeniz Üniversitesi'ne ba lı Rize Meslek Yüksekokulu'dur

    ORDU

    Bugünkü kentin kuzeybatısında yer alan Bozukkale yöresinde kahntılanna rastlanan Kotyora yerleşmesi, ilkça da Sinope adıyla anılan Sinop'tan gelen Miletli denizciler tarafmdan İö 8. yüzyılda kurulmuş bir ticaret kolonisiydi.Yöreye Türkmenler'in gelişinden sonra Kotyora önemini yitirdi. 16. yüzyılda, şimdiki Ordu kentinin güneyinde yer alan Eskipazar köyü yakınında kalıntıları bulunan Bayramlı yerleşmesi önem kazanmaya başladı. Türkler'in kurdu u bir yerleşim yeri olan Bayramlının Karadeniz kıyısındaki iskelesi de Bucak'tı. 19. yüzyılda, Ordu da denen Bayramlı sönükleşirken Bucak adlı yerleşim yeri önem kazanmaya ve gelişmeye başladı. Bunun üzerine 1869'da kaza merkezi yapılan bu yerleşmeye Bayramlı'nın öteki adı verilerek Ordu dendi. Bülbül Deresi'nin Karadeniz'e döküldü ü kesimde kurulan ve bir cami ile çarşıdan oluşan bu küçük yerleşim yeri daha sonra kıyı boyunca kuzeye ve batıdaki Boztepe etekleme do ru gelişti.Günümüzde da lık alanlar nedeniyle batıya ve güneye do ru gelişemeyen kent, kıyı yolu boyunca do uya do ru büyümektedir. Tarihsel merkezi batı kesimde kalan kentin yerleş me alanı olarak de erlendirilemeyen Boztepe etekleri ile kıyı yolu çevresi dinlenme yeri ve gezi alanı olarak kullanılır. Kentin konut alanları Bülbül ve Civil dereleri arasında yo unlaşır. Karadeniz kıyışım izleyen karayolu kenti bölgenin öteki merkezlerine ba lar. Kentteki başlıca e itim ve kültür kurumu Karadeniz Teknik Üniversitesi'ne ba lı Ordu Meslek Yüksekokulu'dur.

    ZONGULDAK

    Zonguldak kenti ildeki kentsel yerleşmeler arasında en yeni olanıdır. İlkça da Sandra adıyla anılan Üzülmez Deresi'nin a zındaki bataklı ın kıyısında yer alan balıkçı köyüne eskiden Sandraka ya da Sandrake denirdi. Günümüzdeki adı, buradaki sazhk ve bataklıklara verilen "zongalık" adından kaynaklanır.
     

  2. KARAMAN

    Hititler döneminde kuruldu u sanılan kentin bilinen ilk adı Laranda'dır. Selçuklu döneminde adı Larende'ye dönüşen kent, Osmanlı döneminde de aynı adla anıldı. 15. yüzyılda yöreye egemen olan Karamano ulları, Larende'yi merkez yaptılar ve kendi adlarından ötürü buraya Karaman adrnı verdiler. Kent, il topraklarının kuzey kesiminde yer alır. Geniş bir tarımsal alanın ortasında bulunan Karaman, ilin en önemli ticaret, ulaşım, sanayi ve hizmet merkezidir. Başta un ve Sümerbank'ın dokuma fabrikası olmak üzere bazı sanayi tesislerinden oluşan küçük bir sanayi sitesi bulunan kentte tarımsal ürün ticaretiyle u raşan birçok işyeri vardır.

    BALIKESIR

    Balıkesir kenti, ilin orta kesiminde ve adım verdi i ovanın batısında kurulmuştur. Roma imparatoru Hadrianus'un adı verilerek Had-rianotherai olarak adlandınlan kentte Hadrianus, Yunanca "eski kale" anlamına gelen Paleocastra adlı bir şato yaptırdı. Bahkesir adinin buradan kaynaklandı ı söylenir. Bazı kaynaklara göre Selçuklular'ın kente Balak Hisar ya da Balık Hisar dedikleri bilinmektedir. Başka bir söylentiye göre ise kente, "balı çok" anlamında Balıkesir denmiştir.

    BİLECİK

    adının nereden geldi i konusunda çeşitli söylentiler vardır.Bunlardan bir tanesine göre do udan gelen bir topluluk Bilecik yöresinde kuracakları kentin temellerini kazmaya başlar. Bir gün haberleri olmaksızın, kullandıkları araç ve gereçlerin başka bir yere taşınmış oldu unu görürler. Bu olay temel kazma süresi içinde birkaç kez yinelenir, araç ve gereçler hep aynı yere taşınır. Toplulu un yaşlı üyelerindenbiri bu durum karşısında "Bileydik kentin temellerini buraya atardık" der. Söylentiye göre bu "bileydik" sözü zamanla de işerek Bilecik olmuştur. Yapılan araştırmalar îö 3000'de Bilecik yöresinde bazı yerleşme yerlerinin kurulmuş oldu unu göstermektedir, îö 1200'lerde Frigler'in egemenli ine giren bölge, daha sonra Persler'e ba landı.Bitinya ve Roma yönetiminden sonra Bizans sınırları içinde kalan Bilecik'te, Belokome Kalesi adıyla bilinen bir kale vardı. Kentin 4 km güneybatısındaki Agrilion ile 25 km do usundaki Belokome kentlerinin kalıntıları günümüzde görülebilir


    Belki işine yarar..


    Van

    Van’ı Asur kraliçesi Semiramis kurdu. Bundan dolayı şehre “Şahmirankent” adı verildi. Daha sonra Persler döneminde buraya Van adında bir vali geldi ve şehri bayındır hale getirdiğinden şehre onun adı verildi.

    Uşak

    Çocuk veya genç adının halk dilinden söylenişidir. Bazı rivayetlere göre ise uşak (ayınla söylenişi) kelimesinin aşık kelimesinden geldiği söylenmiştir.

    Urfa

    Eski adı “Orhoe veya Orhai”dir. Dah sonra Araplar tarafından “R”ya çevrilmiştir. Bir diğer rivayete göre ise Kürtçeden gelmekte olup R yani güneş demektir. Şehir Babil hükümdarı Ramis-Nemrut tarafından kuruldu.

    Tekirdağ

    Adını, kıyı boyunca uzanan Tekirdağlarından almıştır.

    Tokat

    Eski adı “Komana Pontika”idi. Tokat adının Pontika adının halk arasından değişmiş şeklidir.

    Trabzon

    “Trapezus” sözcüğünden gelir. Anlamı dörtköşe’dir.

    Tunceli

    Burada bazı maden yataklarının bulunmasından dolayı şehre Tunceli adı verilmiştir. Yani tunçülkesi demektir.

    Sakarya

    Adını sınırları içinden geçen Sakarya nehrinden alır

    Samsun

    Eski adı “Amisos”dur. Samsun ismi bu kelimenin halk arasından değiştirilmesidir.

    Sivas

    Adının nereden geldiği konusunda her hangi bir kayda rastlanmamıştır.

    Siirt

    Siirt adının Keldani aslından geldiği ve şehir anlamına geldiği söylenir. Diğer bir ravayete göre ise Sert kelimesinin bozulmuş şeklidir.

    Rize

    Kafkas kökenli bir kelime olduğu sanılmaktadır.

    Ordu

    Eski adı “Kotyora”dır. Halk tarafından bu isim değişikliğe uğramıştır.

    Niğde

    İlkçağda bölgede Nagdoslular adlı bir kavim yaşadığından bu şehre isimlerini vermişler. Arap kaynakları şehre “Nekide veya Nikde” demişlerdir. Halk ise şehre Niğde adını vermiştir.

    Nevşehir

    Onsekizinci yüzyıla kadar şehir bir köydü ve adı “Muşkara” idi. Daha sonra Nevşehirli Damat İbrahim Paşa köyünü geliştirdi ve yeni şehir anlamında Nevşehir adını verdi.

    Malatya

    Hititler döneminde buranın adı “Meliddu”dur. Halk tarafından Malatya olarak değişmiştir.

    Manisa

    Yunanca Magnesya’dan gelmiştir. Türkler burayı alınca Manisa olarak şehrin ismini değiştirdiler.

    Mardin

    Mardin adı Süryanice’de Marde’den geldiği rivayet edilir. Romalılar “Maride” Araplar ise “Mardin” adını vermişlerdir. Diğer bir rivayet göre ise kürtçedeki Mer-din yani erkek, yiğit –görmek kelimesinden geldiği söylenmiştir.

    Muğla

    Eski adı “Mobolla”’dır. Türkler buraya daha sonra Muğla demişlerdir.

    Muş

    Bir rivayete göre süryanice’deki suyu bol anlamına glene Muşa’dan diğer bir rivayete göre ise Şehrin kurucusu “Muşet’den gelmiştir

    Karaman

    İlk ismi Laranda’dır. Selçuklu ve Osmanlılarda ki ismi Larende idi. Karamanoğullarının başkenti olduğundan buraya daha sonra Karaman adı verildi.

    Kahramanmaraş

    Asıl adı Markasi’dir. Halk dilinde Maraş olarak değişmiştir. Kurtuluş savaşında Fransızlara karşı şehirlerini kahramanca savunduklarından meclis tarafından ll Şubat 1922’de kahraman ünvanı verildi.

    Kars

    MÖ: 130-127 yılında buraya yerleşen Karsak oymağından dolayı şehre kars adı verilmiştir. Kars kelimesinin anlamı ise deve ya da koyun yününden yapılan elbise veya şal kuşağı anlamına gelir.

    Kastamonu

    Şehrin eski adı “Tumana”dır. Buraya daha sonra Gas-Gas isimli bir kavim yerleşti. İşte Kastamonu Gas ve Tuman’ın birleşmesinden meydana gelmiştir.

    Kayseri

    Romalılar Mazaka adlı şehri alınca buraya Kaysarea adını verdiler. Yani İmparator şehri anlamına gelir. Daha sonra Kayseri olarak halk arasında yayıldı

    Kırşehir

    Kır ve Şehir kelimesinin birleşmesinden oluşmuştur.

    Kocaeli

    Orhan gazi döneminde bu bölgeyi feth eden Akçakoca isimli komutandan dolayı buraya Kocaeli denildi.

    Konya

    İsa’dan önce 47-50 ve 53 yıllarında Hıristiyan azizlerinden St. Paul burayı ziyaret etti ve şehir önemli bir dinsel merkez olarak gelişti. Bu nedenle Hıristiyanlar ona, “İsa’nın tasviri” anlamına gelen “ikonyum” adını verdiler. Abbasiler burayı alınca “Kuniye’ye” çevirdiler. Türkler bu ismi Konya olarak değiştirdi.

    Kütahya

    Frigler buraya “Katyasiyum veya Katiation” adını vermişlerdir. Daha sonra yöre halkı buraya Kütahya demiştir

    İstanbul

    MÖ. 658 yılında Megara kralı Byzas tarafından kurulduğundan bu şehre kurucusundan dolayı Bizantion adı verilmiştir.
    Roma imparatoro Marcus Avrelius döneminde imparatorun manevi babasının adıyla “Antion” olarak anıldı.
    Bizans İmparatoru Konstantin bu şehri yeniden kurunca buraya kendi adını verdi. Şehre “Konstantin veya Konstanpolis” adı verildi. Araplar “Kostantiniye, Romalılar Konstantinopolis” demişlerdir. Daha sonra bu ismin kısaltılmış şekli olan “Stin-polis” deyimi kullanıldı. İşte İstanbul bu “Stin-Polis” şehrinden türetildi.
    Türkler burayı alınca Müslüman şehir anlamında “İslambol” adını verdiler. Fakat daha sonra İstanbul olarak değiştirildi.

    İzmir

    Şehrin asıl adı “Smyrna”dır. İzmir kelimesi smyrna’nın halk arasındaki kullanış şeklidir. Homeros destanlarında bu kent ismini Kıbrıs Kralı Kinyras’ın kızı Smyra’dan alır ve tanrıça Artemis İzmirli’dir. Kimi kaynaklara göre de, İzmir şehrini ilk kuran Hititler değil, Amazonlar’dır. (Hititler de buraya Navlühun adını vermişlerdir.

    Gaziantep

    Şehrin eski adı Ayıntab’dır. Kelime anlamı, pınarın gözü demektir. Halk bunu Antep olarak değiştirmiştir. Halk Kurtuluş savaşında Fransızlara karşı başarılı bir savaş verince 6 Şubat 1921’de çıkartılan bir yasayla Gazi ünvanı verildi.

    Gümüşhane

    Burada daha önceleri gümüş madenleri olduğundan, bu şehre Gümüşhane denilmiştir

    Edirne

    Romalılar döneminde imparator Hadrianus tarafından kurulduğu için şehir “Hadrianopolis” dını alır. Hadrianus’un şehri anlamına gelen bu sözcük, sonradan değşimlere uğrayarak Edirne halini aldı.

    Elazığ

    1834 yılında Mezra denilen yerde kuruldu.1862 yılında buraya o sıradaki padişah Abdülaziz’in onuruna “Mamuretülaziz” adı verildi. Bu ismi uzun bulan halk onu Elaziz olarak kısalttı. 1937 yılında Elazığ’a çevrildi.

    Erzincan

    Erzincan ovasından adını alır. Ezirgan diye halk tarafından söylenir. Buranın eski adı Eriza’dır.

    Erzurum

    Ardı Rum kelimesinden gelir. Yani Rum toprağı demektir. Diğer bir rivayete göre de Selçuklular buraya Erzen-Rum demişlerdir. Erzen darı demektir. Şehir o zamanlar bir tahıl ambarı olarak kullanılmıştır.

    Eskişehir

    Eski adı Doylaion’dur. 1080 yılında Türkler burayı ele geçirdi. 1175 yılında burasını Bizans geri aldı. Kılıçarslan bu şehri daha sonra geri alınca, ona “Bizim eski Şehrimiz” anlamına gelen Eski Şehir adını verdi.

    Diyarbakır

    Bakır ülkesi anlamına gelmektedir. Bu ismin kaynağı Diyar-ı Bekir’dir. Bekir’in memleketi anlamına gelir. Bunun nedeni de Bekir b. Va’il adlı Arap göçebe boyunun buraya yrleşmiş olmasından kaynaklanır. Diyarbakır’ın eski adı Amid veya Amed’dir. Gelen veya bizim anlamına gelir. Dede Korkut kitabında Amid’e Hamid de denilmiştir.

    Denizli

    Deniz-ili kelimelerinin birleşmesinden oluşmuştur. İl eski Türkçe’de ülke, memleket anlamına gelir. Yani deniz memleketi denilir.Bir diğer rivayete göre de kelimenin aslı domuz-ili'dir. Bu da bölgede domuz çokluğundan kaynaklanmaktadır.

    Çanakkale

    Marmara ve Ege denizlerini birleştiren Boğaz’daki şehir ve kasabaların en büyüğü ve il merkezidir. Boğazın doğu kıyısında ve en dar yerinde kurulmuştur. Burada denizini şekli tıpkı bir çanağı andırır. Bugünkü ismini buradan alır.

    Çankırı

    İlkçağda “Gangra” kalesinin eteğinde kuruldu. İsmini Gangra kalesinden alan Çankırı’ya yakın zamana kadar Çangırı ve Çenğiri deniliyordu.

    Çorum

    Rivayete göre Çoğurum kelimesinden türetilmiştir. Bu da bölgede zamanında Rumların çoğunluğu oluşturmasından kaynaklanmaktadır.

    BURSA

    Eski çağlardaki Bitinya bölgesinin başkentidir. Buraya kurucusu Bitinya kralı Prusias’ın adı verildi. (MÖ:ll.yüzyıl)

    BURDUR

    Eski adı Askaniya’dır. İsmini yanında kurulmuş olduğu Burdur gölünden alır.

    BOLU

    Önceleri Bithynion Romalılar döneminde ise Claudiopolis adı verildi. Türkler burayı alınca Claudiopolis sözcüğünü kısaltıp sadece polis dediler. Daha sonra bu da halk dilinde değişerek Bolu oldu.

    BİTLİS

    Kimi tarihçilere göre, “Bageş” ya da “Pagiş” sözcüklerinden türemiştir. Kimilerine göre de Büyük İskender’in komutanı “Lis” ya da “Badlis” burada bir kale kurmuş. Bitlis sözcüğü bu komutanın isminden kaynaklanıyormuş.

    BİNGÖL

    Buradaki bir çok göllerden dolayı bu isim kendisine verildi.

    BİLECİK

    Bizanslılar döneminde burada Bilekoma adlı bir kale vardı. Osman bey burayı alınca bu adı Bilecik olarak adını verdi.

    BAYBURT

    Eldeki kaynaklara göre kasabanın ortaçağdaki adı “Paypert” ya da “Pepert” idi. Bayburt adı buradan gelmektedir.

    BALIKESİR
    Şehrin adının eski hisar anlamına gelen Paleokastio’dan türediği sanılmaktadır. Halk arasında dolaşan bir söylentiye göre de balı çok anlamına gelir. Çünkü Kesir Arapça’da çok anlamına gelmektedir

    AĞRI

    İsmi sınırları içindeki “Ararat” dağından alır. Çok eski çağlarda yeryüzü korkunç bir su baskınınına uğradı.(Nuh Tufanı) Nuh peygamber bütün canılardan bir çifti alarak bir gemiye bindirdi. Gemi Cudi (İslam kaynaklarına göre) (Hristiyan kaynaklarına göre de Ararat – Ağrı) dağına kondu. Ararat, önce aran sonra da Ağrı adını aldı.

    AKSARAY

    Selçuklu Sultanı İzzettin Kılıçarslan, şehirde cami, medrese, kümbetler ve büyük ve beyaz bir saray yaptırdı. Şelir “Aksaray” adını işte bu beyaz saraydan aldı.

    AMASYA

    Amasya şehrini tarihçi Strabon’a göre Amazon karalı Amasis kurdu ve ona Amasis kenti anlamına gelen “Amasesia” ismini verdi.

    AYDIN

    İlk olarak Argoslar tarafından kuruldu. Anadolu beylerinden Aydınoğlu Mehmet bey’den aldı. Aydın, Mehmet beyin babasının ismidir.

    ARTVİN

    İskitler tarafından kuruldu. Artvin sözü iskitçe’dir.

    ANTALYA

    MÖ ll.ci yüzyılda Bergama karalı Attalos ll tarafından kuruldu. Şehir önceleri ismini kurucusundan aldı ve Attaleia adıyla anıldı. Daha sonra bu isim Adalia, Antalia ve en son Antalya şekline dönüştü.

    ANKARA

    İslam kaynaklarında Ankara’nın adı Enguru olarak geçer. Kimilerine göre Ankara sözü Farsça “Üzüm” anlamına gelen Engür’den, ya da Yunanca’da Koruk anlamına gelen”Aguirada’dan türemiştir.
    Bazılarına Hint-Avrupa dillerindeki “Eğmek” anlamına gelen Ank ya da Sankskritçe de; “Kıvrıntı”,, anlamına gelen ankaba’dan veya Latince’den çengel anlamına gelen uncus’dan türediği ileri sürülmektedir. Frig dilinde Ank “engebeli, karışık arazi anlamına gelir.” Şehrin diğer isimleri; Ankyra, Ankura, Ankuria, Angur, Engürlü, Engürüye, Angare, Angera, Ancora, Ancora ve son olarak Ankara şeklini almıştır.

    ANTAKYA

    MÖ 300 yıllarında Makedonya Kralı Seleukoz bu yörede Antakya’yı kurdu ve şehre babasının ismi olan Antiokhia adını verdi. Zamanla büyüyen kent, başkent halini aldı.

    AFYONKARAHİSAR

    Afyon türkülerinde sık sık “Hisar” sözcüğü geçer. “Hisarın bedenleri çevirin gidenleri” Bu hisar sözcüğünün Afyon türkülerinde sık sık yinelenmesi nedensiz değildir. Eski adı Akroenos olan şehri Selçuklular uzun süren bir kuşatmadan sonra ele geçirdiler. “Hisar” kuşatma anlamına gelir. Acılarla elde edilen yere “Karahisar” dediler ve orada, kara taşlardan bir kale kurdular. Onaltıncı yüzyılda bölgede afyon yetiştirlmeye başlayınca, Karahisar’ın başına bir de Afyon eklendi ve şehir “Afyonkarahisar” adını aldı.

    ADIYAMAN

    Eskiden yaşamış yedi yiğit kardeşe verilen isim olan "yedi yaman" dan gelmektedir. Hikayeside var bunun işte bu yedi yaman zamanla Adıyaman olmuş

    ADAPAZARI

    Bu ilimize Adapazarlılar kısaca Ada der. Çünkü Sakarya ve Çark suyu arasında yer alan şehir, tıpkı bir adayı andırır. “Pazar sözüne gelince: Burası onyedinci yüzyılda yörenin Pazar yeriydi. İşte, Adapazarı bu iki sözcüğün “Ada” ve “Pazar” sözcüklerinin birleşmesinden oluştu. Adapazarı, Sakarya ilimizin merkezidir.