İnsan beden ve ruhtan oluşmaktadır

Konusu 'Dini Bilgiler' forumundadır ve Elif tarafından 4 Mart 2014 başlatılmıştır.

  1. Elif

    Elif Yönetici Admin

    Allah, insanı yaratmadan önce, insanın yaşamasına elverişli olarak her türlü ortamı yaratmıştır. İnsanın halife olarak nitelendirilmesi, en son yaratılan varlık anlamına gelir. İnsan, varlıkların en değerlisidir. Bütün canlı ve cansız yaratıkların en olgunudur.
    İlk insan ve insanlığın atası olan Hz. Adem (a.s) topraktan yaratılmıştır. Bu gerçek pek çok ayette dile getirilir: “Sizi topraktan yaratması, onun (varlığının ve kudretinin) delillerindendir. Sonra bir de gördünüz ki siz beşer olmuş (çoğalıp) yayılıyorsunuz.”
    Bir başka ayette: “Andolsun biz insanı, çamurdan (süzülmüş) bir özden yarattık” buyrulur. İlk insan olan Hz. Âdem (a.s), topraktan insan suretinde yaratıldıktan sonra artık ruh üfleme safhasına gelmiştir. Şu iki ayette bu aşamalar anlatılır: “Sonra onu şekillendirip ona ruhundan üfledi. Sizin için işitme, görme ve idrak duygularını yarattı...”
    Bir başka ayette de ruh üflenmesi şöyle anlatılır: “Onu şekillendirip içine ruhumdan üflediğim zaman onun için saygı ile eğilin.”
    Bu son iki ayette de ruhu üfleyen öznenin Allah olduğu ifade edilmektedir. Dolayısıyla, ruhun, bedenin çeşitli evrelerden geçmesinden sonra yaratıldığı anlaşılmaktadır. Ruhla bedenin ilişki kurması da bundan sonra meydana gelmektedir. Ruh, insanda ve hayvanda canlılığı sağlayan unsurdur. Ruh ve beden farklı cevherlerden oluşmaktadır. Birlikleriyle canlılık, ayrılıklarıyla da ölüm vaki olmaktadır. Ölüm sonrasında beden çürüyüp toprağa karışırken, ruh, kendisi için ayrılmış bulunan ruhlar alemine çekilmektedir.
    İnsan, donuk bir varlık halinde iken kendisine ruh üflenince canlanıyor, bilinç ve duyularını kazanıyor; işiten, gören ve düşünen bir varlık haline geliyor. Bu durum, aynı zamanda insanın dini bir tabiatının olduğunu ve insanda dini inancın doğuştan geldiğini kanıtlamaktadır. Nasıl ki insanın yaşayabilmesi için katı ve sıvı besinler almaya ihtiyacı varsa, ruhi yapısının da ayakta durabilmesi için Allah’a inanmaya ihtiyacı vardır. Beden ve ruhun ihtiyaçları karşılandığı takdirde insan hayatı dengeli bir süreç izler.