İnsanlar biyoçeşitliliğe nasıl etki eder

Konusu 'Soru ve cevaplar' forumundadır ve Ayaz tarafından 11 Ağustos 2014 başlatılmıştır.

  1. insanlar biyoçeşitliliği nasıl etkiler

    Biyoçeşitlilik, bir ekosistem, biyom veya tüm Dünya'da bulunan yaşam formlarının çeşitliliğidir İnsanların yaşamlarını sürdürebilmesi için yaşadıkları çevrede, temiz su ve havanın, verimli toprakların, besinlerin ve diğer gereksinimlerinin karşılandığı, kullanacağı çeşitli maddelerin bulunması gerekir Yaşam için gerekli madde ve koşullar, çevrenin abiyotik etkenleri ile bakteri, protista, mantar, bitki ve hayvanlar tarafından sağlanır Bu canlıların tamamına biyoçeşitlilik denir Bu çevredeki biyoçeşitlilik arttıkça o çevrenin ekolojik hizmetleri de o oranda artar Yalnız bu artış biyolojik çeşitliliği oluşturan türler arasında dengeli etkileşimin gerçekleşmesi durumunda geçerlidir Bu nedenle biyolojik çeşitlilik arttıkça, ekosistemlerdeki madde dolaşımı ve enerji akışları daha etkin halde gerçekleşir Bunun aksine, ekosistemdeki biyolojik çeşitlilik azaldığında, ekoksistem hizmetlerinde azalma olur Örneğin, yılan bulunduğu ekosistemdeki fare ve kurbağa gibi türleri besin olarak kullanır Böylece fare ve kurbağa populasyonlarının aşırı artışı engellenir Bunun sonucunda, fare ve kurbağalarla aynı besini paylaşan diğer hayvanların besinlerden yararlanmalarına olanak verilmiş olur.


    Her türün ekosistem hizmetlerinin oluşumunda etkisi vardır Örneğin, ekosistemlerin kilit taşı türlerinin ekolojik işlevi diğer türlere oranla daha fazladır Bu nedenle bu ekosisteme ait kilit taşı türleri yok olduğunda, ekosistem hızlı şekilde değişmekte, bunun etkisiyle, ekosistem hizmetleri büyük oranda aksar ya da tamamen bozulurAzot bağlayan bakteriler, mikoriza mantarlar (Bitkilerle mutealizm ilişkisinde olan mantarlar) açık denizlerde yaşayan büyük kütleli algler, tropik bölgelerdeki palmiye ve incir türleri bulundukları ekosistemin kilit taşı türleridir

    Biyolojik evrim işleyişinde belirtildiği gibi, evrimleşme sürecinde, yeni türlerin oluşmasının yanı sıra, bazı türlerinde yok olduğu belirtilmektedir İnsan türünün orataya çıkmasından sonra, türlerin yok olma hızı, insanların etkinliği oranında artmıştır Günümüzde yapılan bilimsel araştırma sonuçları, tropik bölgelerdeki kuş türlerinin yaklaşık dörtte birinin yok olduğunu göstermektedir Yine bu araştırma sonuçlarında, canlı türlerinin yok olma hızının, yeni türlerin evrimleşip ortaya çıkış hzından 10000 kat daha hızlı olduğunu doğrulamaktadır İnsan nüfusundaki artış hızının türlerin yok oluş hızıyla orantılı olarak artması, bu görüşü desteklemektedir Nüfus arttıkça doğal yaşam alanları, yeni yerleşim alanları, tarım alanları, ulaşım yolları, fabrikalar, konutlar vb insan etkinliklerinde kullanılmaları sonucunda parçalanıp bozulmaktadır Ülkemiz biyolojik çeşitlilik bakımından, dünyanın en zengin coğrafi bölgelerinden biridirÖrneğin, Türkiye'deki tohumlu bitki türü sayısı, yaklaşık 1000 kadardır Bunun 3000 kadarı endemiktir Türkiye'nin yanısıra, dünyanın çeşitli bölgelerinde bulunan birçok endemik tür, insanların etkenlerine bağlı olarak yok olma tehlikesiyle karşı karşıyadır Ülkemizde, Marmara Denizi'nde, İç Anadolu'nun özellikle Tuz Gölü havzası, Konya Ovası, Akdeniz'in birçok bölgesindeki biyoçeşitlilik giderek azalmaktadır Bu durum, Güney Afrika, Güney Batı Avustralya, Orta Amerika, Kaliforniya sahilleri, Hindistan yağmur ormanları ve dünyanın birçok bölgesi, aynı tehlikeyle karşı karşıya bulunmaktadır

    Biyoçeşitliliğin azalmasında, bu ve benzeri nedenlere bağlı olarak, habitatların yıkıma uğramasının yanı sıra, ortama yabancı türlerin girmesi aşırı kullanma ve besin zincirlerindeki bozulmalar da etkili olur