İnsanlığa hizmet etmiş ünlü bir kişinin Çocukluğu

Konusu 'Ödevmatik' forumundadır ve Ceren tarafından 14 Ocak 2015 başlatılmıştır.

  1. Ceren

    Ceren Süper moderatör

    insanlığa hizmet etmiş ünlü bir kişilerin Kısa hayatları


    Hz Muhammed (s.a.v): Allah Resulü kini ve nefreti kötü saymış ve ortadan kaldırmak için elinden geleni yaparak insanlığa büyük hizmetlerde bulunmuştur. Her zaman kardeşliği öğütlemiştir. Kız çocuklarına yapılan zulümlerden ve kadınların hor görülmesinden insanlığı kurtarmaya çalışmış ve o dönem de dahil her dönemi aydınlatmıştır. Hz Muhammed sav ırkçılığı tavsiye etmemiş ve buna karşı çıkmıştır.

    Albert Einstein:
    Alman asilli ABD'li fizikci. Dindar olmayan Yahudi bir ailenin cocugu olarak olarak 1879 yilinda dogdu. 1902'de Isvicre vatandasi oldu. E=mc² formulunu buldu. 1921'de Nobel Fizik odulunu aldi. Hitlerin iktidara gecmesiyle bir daha ulkesine donemedi. Atom bombasini buldu fakat hic bir ulkeye uygulanmasini istemedi. 1946'da Atom Bilginleri Uyaniklik komitesi baskani oldu ve olumune kadar Nukleer Silahlara karsi cikti. 1955' de vefat etti.

    Not: Albert Einstein'in okul yillarinda basarili bir ogrenci olmadigi bir soylentidir. O aslinda cok basarili bir ogrenciydi. Sadece ogretmenleriyle iyi gecinemiyordu.


    Thomas Edison: 1847 senesinde Amerika’da dünyaya gelen Edison, çok önemli bilim adamları arasındadır ve icatlarıyla insanlığa büyük hizmette bulunmuştur. İlkokulda algı yeteneğinin zayıf olması gerekçesiyle okuldan uzaklaştırılan bu değerli bilim adamı bu tarihten sonra özel bir öğretmen tarafından eğitilmiştir. Bozulmuş bir telgrafı ustalıkla onarmıştır. En önemli icatlarından biri ampuldür. Havanın kararmasıyla karanlığa gömülen insalığa ışığı bir düğme kadar yakınlaştırmıştır.

    Leonardo Da Vinci:
    15 nisan 1452 tarihinde doğan Leonardo Da Vinci Rönesans döneminde yaşamış çok yönlü bir insandır. Ustalıkla çalışmalarına devam ettiği dallar arasında mühendislik, mimarlık, matematik, anatomi, müzisyenlik, heykelcilik ve ressamlık vardır ve tüm bu dallarda en iyisidir. Tüm insanlığın tanıdığı ve bildiği muhteşem tabloları arasında Mona Lisa ve Son Akşam Yemeği vardır.



    Louis Pasteur: 27 Aralık 1822 yılında dünyaya gelen Fransız mikrobiyolog ve kimyager Pasteur kuduz aşısını bulmuştur.

    Galileo Galilei: 15 Şubat 1564 yılında dünyaya gelen Galilei günümüzdeki modern bilimin babası olarak tanınır. Fizik, matematik, astronomi gibi alanlarda yenilikler yapmış ve insanlığa sunmuştur.

    Pierre Curie: 1859-1906 yılları arasında yaşamış ünlü Fransız fizikçi Curie, kristalbilim, manyetizma ve ışınetki bilimi üzerinde çalışmış en bilinen kişilerdendir.

    Marie Curie: Pierre Curie’nin eşidir. Bu ismi yerine daha çok Madam Curi olarak tanınan Curie 1867-1934 yılları arasında yaşamıştır ve radyoaktivite üzerine çalışmaları ile 2 kez Nobel Ödülü almıştır. Radyoaktiviteyi keşfetmiştir ve bugün radyoaktivite ile ilgili pek çok çalışma bulunmaktadır.

    Isaac Newton: Matematikçi, fizikçi, filozof ve ilahiyatçı olan Newton heliyosentrizimin gelişmelerinde etkili olmuştur. Yer çekimini keşfetmiş ve bununla ilgili çalışmalarda bulunmuştur.

    Alferd Nobel:
    Alfred Nobel

    (İsvecli kimyaci 1833 - 1896) Stockholm yakinlarindaki kucuk laborotuarinda hitrogliserin uretmeyi basardi. Labarotuarinda bir patlamadan kardesini kaybetti. Sonra Vinterviken'de ve Hamburg yakinlarinda laboratuarlar kurdu. Dinamit barutunu buldu. Daha sonra dinamit lokumunu buldu. Olumunden beri edebiyat, baris ve bilim dallarinda Nobel odulu denilen odulleri dagitilmaya baslandi.


    James Clerk Maxwell: İskoçlu fizikçi ve matematikçidir. 1831-1879 yılları arasında yaşayan bilim adamı elektrik ve manyetiğin birbirinden farklı olmadığını ispatlamıştır ve bu fizik tarihindeki en büyük birleştirmedir.

    Michael Faraday: Michael Faraday 1791-1867 yılları arasında hayatını sürdürmüştür. İngiliz bilim adamı fizik ve kimya ile ilgili çalışmalar yapmıştır.

    Edwin Hubble ; Andromeda galaksisini keşfetti, fakat asıl keşfi bundan sonra geldi; daha başka birçok galaksi keşfetmişti, evrenin samanyolundan ibaret olmadığını belkide sonsuz olabileceğini ortaya çıkardı, fakat daha da önemli keşfi bundan sonra geldi : tayf ölçerlerini bu galaksilere doğru tuttuğunda tüm galasilerin tayfının kırmızıya kaydığını keşfetti; tayfın kırmızıya kayması nesnelerin uzaklaştığı anlamına geliyor, üstelik bu galaksiler sadece bizden değil hepsi birbirinden uzaklaşıyordu, yani evren genişliyordu ...

    James Clerk Maxwell (1831-1879)

    Avukat olan babası Edinburg'un tanınmış bir ailesinden geliyordu.Annesini 8 yaşındayken yitiren James, kent yaşamından uzakta geçen çocukluk yıllarından sonra 1841-47 arasında Edinburg Akademisi'nde okudu. Ilk bilimsel makalesini henüz 14 yaşındayken yayımladı. 1847'de Edinburg Universitesi'ne giren Maxwel burada okurken iki bilimsel makale daha yayımladı.

    1850'de Cambridge Universite'sine geçti. Ve Universiteye bağlı Trinity College'dan matemetik dalında sınıf ikincisi olarak lisans diploması aldı. Cambridge'de okurken yayımladığı bir makalede esneklik kuramının aksiyomatik temellerini oluşturdu; geometrik optik alanındaki bir makalesiyle de ileride balık gözü merceğin bulunmasına yol açacak ilkeleri ortaya koydu.

    1855'te Trinity College'da öğretim üyesi olan Maxwell, babasının sağlığının bozulması üzerine Iskoçya'ya döndü. Ertesi yıl Aberdeen'deki Marischal College' da doğa felsefesi profesörü oldu. 1860'ta Marischal College ile gene Aberrdeen'deki King's College'in birleştirilerek Abeerdeen Universite'sine dönüştürülmesi sırasında kadrosuzluk nedeniyle görevinden ayrılmak zorunda kalan Maxwell, Edinburg Universitesi'ne başvurdu. Bu başvurudan sonuç alamayınca Londra'daki King's College'da doğa felsefesi profesörlğünü kabul ederek Iskoçya'dan ayrıldı. Bu görevde kaldığı beş yıl Maxwel'in en vermli dönemini oluşturdu. Elektromagnetizma konusunda iki makale yayımladı. Uyugulamalı bir konferansta renkli fotoğraf konusundaki bulgularını açıkladı. Elektromagnetik ve elektrostatik birimler arasındaki oranı ölçerek bu oranın, geliştirdiği elektromagnetizma kuramının öngörüsüne uygun olarak,ışık hızına eşit olduğunu gösterdi.


    Mimar Sinan


    Dünyanın en büyük yapı sanatçılarından biri olan Mimar Sinan, Kayseri’nin Ağırnas Köyü’nde doğdu; 17 Temmuz 1588’de İstanbul’da öldü. Doğum tarihi kesin olarak bilinmemekle birlikte 1489 ya da 1490’da doğduğu tahmin edilmektedir. Ailesine ve yaşamına ilişkin kimi zaman yetersiz ve çelişkili bilgiler çağdaşı Sâi Mustafa Çelebi’nin onun ağzından yazdıklarına, mimarbaşı olduğu dönemden kalan yazışmalara, kendi vakfiyesine ve yazarı bilinmeyen belge ve kitaplara dayanmaktadır.



    Osmanlı İmparatorluğunun en görkemli döneminde bir Yeniçeri iken mimari zekâsıyla öne çıkıp önemli yapılar yapma fırsatı yakalayan Sinan, kalıplara bağlı kalmadan kendisini kalıcı ve usta yapacak arayış ve denemelerle dolu bir hayat yaşamıştır. Kendi anlatımı ile zamanını aşmayı planlamış olan usta mimar tüm insanların hayranlık duyduğu bir yaşam sürmüştür.
     

  2. Ne diyebilirim ki... Gerçekten mükemmel olmuş.
     


  3. Mimar Sinanın hayatı çok uzun