islam dinine göre çocuğa isim koyma

Konusu 'Dini soruların cevapları' forumundadır ve Ceren tarafından 24 Kasım 2014 başlatılmıştır.

  1. Ceren

    Ceren Süper moderatör

    islam dinine göre çocuğa isim koyma

    Çocuklara koyduğumuz veya koyacağımız isimlerin anlamlarının, dinimize, örf ve âdetimize uygun olup olmadığını öğrenmek, uygun değilse, değiştirmek gerekir. Haklı sebeplerle adını veya soyadını değiştirmek isteyenler de çıkabilir. Böylece isimlerin anlamlarını bilmek faydalı olur.

    Bu konuda yazılmış piyasada birkaç kitap vardır. Kimisi çok geniş. Ne kadar Arapça veya Farsça kelime varsa, isim olarak kitaba yazmışlar. Kimi de, çok basit yazıp, kelimenin gerekli bütün anlamlarını yazmamış. Hepsinin ortak yönü, mastar halindeki isimleri, mastar olarak tarif etmişler. Bir şey isim halini alınca, artık o mastarlıktan çıkar. Mesela Türkçede yanlış olarak, meşhur kelimesi yerine, (Falanca şöhret oldu) diyorlar. Bir çocuğa Şöhret ismi verilmişse, bunun anlamı (meşhur olmak) denmez. Burada Şöhret kelimesini meşhur, ünlü olarak bildirmek gerekir. Çünkü maksat budur.


    İslam eserlerde çocuğa ad koymanın zamanı üzerinde durulmuş ve bazı rivayetlerde doğumunun üçüncü, bazılarında ise yedinci günü ad koymak için en uygun zaman olarak gösterilmiştir. Bununla beraber Hz. Peygamber’in Mâriye’den doğma oğlu İbrahim için, “Bu gece bir oğlum doğdu, ona dedem İbrahim’in adını verdim” (Müslim, Fedâil, 62 (2315); Ebû Dâvûd, Cenâiz, 24.) dediği, dolayısıyla doğumun birinci günü ad koyduğu bilinmekte ve bu yöndeki rivayetler diğerlerine nispetle daha sahih kabul edilmektedir. (Özgü Aras, “Ad Koyma”, Diyanet İslam Ansiklopedisi, c: 1, s: 332-333).

    Bu bilgiler ışığında sünnete uygunluk açısından bebeklere mümkün mertebe birinci gün isim konulmalı; fakat bunu yedinci günden sonraya da bırakmamalıdır.

    İsim koyarken bebeklerin sağ kulağına ezan okunması sünnettir. Ubeydullah b. Ebî Rafi’ (r.a.)’in babasından rivayete göre o, şöyle demiştir:

    “Ali’nin oğlu Hasan, Fatıma’dan doğduğu zaman Resûlullah (s.a.v.)’ın onun kulağına namaz ezanı gibi ezan okuduğunu gördüm.” (Ebû Dâvûd, Edep, 106; Tirmizî, Edahî, 17)

    Geleneğimizde yaygın olduğu şekli ile bebeğin sol kulağına farz namazlardan önce getirilen kametin okunmasına dair ise Peygamberimizin nakledilen herhangi bir rivayete rastlayamadığımızı ifade etmek isteriz.