İslam Dininin Çevre Temizliğine Verdiği Önem Nedir

Konusu 'Dini Bilgiler' forumundadır ve Demir tarafından 6 Ağustos 2014 başlatılmıştır.

  1. İslam Dininin Çevre Temizliğine Verdiği Önem Hakkında Bilgi

    Hz. Peygamber (s.a.s.), evlerin temizliğine de büyük önem vermişler ve: "Allah güzeldir ve güzeli sever, cömerttir ve cömerdi sever, kerimdir ve kerimi sever, temizdir ve temizi sever. Evlerinizin çevresini temizleyin..." (Tirmizi, edeb 41) buyurmuşlardır.

    Bu hadisi şerifte Peygamber Efendimiz bizleri, evlerinin temizliğinde süprüntü ve fazlalıkları temizlemeyenlere benzemekten menetmişlerdir.

    İslam, evlerin ve çevrelerinin temizlenmesini emretmekle, daha pek çok faydanın yanısıra, ammenin sıhhatini hedeflemiştir. Çünkü, ev ve evlerin çevrelerinde pislik birikirse, buralarda haşereler ve mikroplar rahat bir şekilde gelişir ve çoğalır. Ayrıca, etrafa bir çok hastalığa sebep olabilecek kötü kokular yayılır ve evler oturulamayacak bir hale gelir.

    Mekan temizliği denilince evlere ilaveten sokak, ibadethane, toplantı yerleri vs. insanların devamlı veya arasıra bulunmak zorunda oldukları yerler de akla gelir.

    İslam, umumi bir şekilde yeryüzünün, kirlenmeden korunmasını ve temiz tutulmasını istemektedir. Özellikle üzerinde namaz kılınan yerin temiz olmasını şart koşmaktadır. Üzerindeki pislik hangi çeşit pislik olursa olsun temizlenmemiş bir yerde kılınan namaz makbul değildir.

    Mekan temizliği konusunun içine, insanın içinde yaşayacağı ister ev olsun isterse çadır olsun mesken yeri seçimi de girer. Selefi salihin, ev yapılacak yerin seçiminde şu şartların göz önünde bulundurulması üzerinde durmuştur:

    1. Hastalıkların çok olduğu bir yer ve çevresi olmamalı.

    2. Güneş ve havadan mahrum, rutubetli yerler olmamalı.

    3. Yerin altında bir yer, (ağır ve zehirli gazların istila ettiği mahaller olmamalı).

    4. Çok yüksekte şiddetli rüzgara maruz yerlerde de olmamalı.

    5. İhtiyaca göre odaları geniş olmalı.

    6. Evin kendisi, kapıları ve pencereleri sağlam olmalı ki, zararlı haşerelerin, soğuk havanın ve akciğer veremi mikrobu gibi sıhhate zararlı mikroplar ihtiva eden tozların girmesine de engel olunsun.


    İslam Dininde Suların Temizliği
    "Hayatı olan her şeyi sudan yaptık." (Enbiya/21: 30) ayetinde belirtildiği gibi su, hayatın aslı olduğundan, suyun pislenmeden korunması demek, esasen hayatın değişik şekilleriyle korunması demektir. İslam Dini, bir çok emriyle suyun korunmasına önem verir ve pisliklerden sakınmaları konusunda insanları teşvik eder. Hz. Peygamber (s.a.s.) bu hususta: "Sizden birisi daha sonra yıkanacağı durgun suya bevletmesin" (Buhari, vüdû' 28; Müslim, taharet 95) buyurmuşlardır.

    İçine bevledilmiş durgun suda değişik hastalıklara sebep olacak mikroplar bulunduğundan, buralarda yıkanmak doğru değildir. Aynı şekilde Hz. Peygamber (s.a.s.): "Akan suya bevletmekten de nehyetmiştir." (Heysemi, Mecmau'zZevaid, 1:224). Peygamberimiz'in akar suya bevletmeyi yasaklamasının önemli bir sebebi, suyun, idrarda bulunan bir takım mikroplardan korunmasıdır. Başka bir hadisi şeriflerinde de: "Lanetlenmeye sebep olan şu üç şeyden sakının; suya, (insanların oturacağı) gölgeliğe ve insanların gelip–geçtiği yola büyük abdest bozmak" (Ebû Davûd, taharet 14).

    Suya büyük abdest bozma, suda parazit, mikrop, bakteri ve kötü kokuların oluşmasına sebep olur. Bu zararlı şeyler, bu akarsudaki ve onun birleştiği denizlerdeki balık ve diğer canlılara da menfi tesir eder.