İslamda Akla ve Düşünceye Verilen Önem

Konusu 'Dini Bilgiler' forumundadır ve Demir tarafından 15 Ocak 2014 başlatılmıştır.

  1. İslamda Akla Verilen Önem

    İslam dini, akıllı insanları muhatap olarak kabul eder ve onları sorumlu tutar. Nitekim bir hadiste akli melekeleri işlemeyenlerin dinde sorumlu olmadıkları belirtilmektedir (Tirmizî, “Hudud”, 1). Bu yüzden İslam geleneğinde “aklı olmayanın dini yoktur.” prensibi benimsenmiştir.

    Ayrıca Kur'an'a göre iman hakikatlerinin idrak edilmesi aklın kullanılmasıyla mümkündür. İnsanlardan akıllarını kullanmalarını isteyen Yüce Allah (Bakara, 2/242) inkârcıları, akledemeyen sağır ve dilsiz varlıklara benzetmektedir (Enfal, 8/22). Kur’an’da sıkça yer alan “…akletmez misiniz?” şeklindeki sorular, akıl ile iman arasındaki ilişkiye işaret etmesi yanında İslam düşünce sisteminde
    aklın çok önemli bir fonksiyona sahip olmasını sağlamıştır.

    Nitekim Hz. Peygamber (s.a.s.) vali veya hakim olarak görevlendirdiği ashabından, karşılaştıkları sorunların çözümünde akla da başvurmalarını istemiştir (Ebû Dâvud, “Akziye”, 11). Aklın bu konumu, bir yandan özellikle İslam hukuku ile ilgili meselelerin çözümünde “kıyas” adı verilen ve tamamen muhakemeye dayanan müstakil bir delil yönteminin doğmasına zemin hazırlamış, öte taraftan komşu medeniyetlere oranla Müslüman coğrafyada bilimin ve bilimsel faaliyetlerin daha hızlı gelişmesine yol açmıştır.