İslamda Kurbanın Yeri ve Önemi

Konusu 'Dini Bilgiler' forumundadır ve Nehir tarafından 6 Ocak 2014 başlatılmıştır.

  1. İslamda Kurbanın Önemi Nedir

    İbadet amacı ile, Cenab-ı Hakk’a yaklaşmak niyetiyle, belirli bir zamanda kesilen hayvan anlamına bir terim olan KURBAN, şartları hâiz olan müslümanlar için, vâcip bir yükümlülüktür. Kendilerine kurban vâcip olan kimselerin, Müslüman olmaları, hür bulunmaları, bir yerde mukim olmaları (Misafir hükmünde olmamaları), fitre vermek düşenler kadar maddî imkânları olmaları şarttır. Bunlara âkil ve bâliğ olmak vasıflarının da katılması gerekip gerekmediği din bilginleri arasında tartışılmıştır.

    Kurban kesmenin belli bir zamanı vardır. Bu vakit: Kurban bayramının birinci, ikinci ve üçüncü günleridir. Buna “Eyyam-î nahr” denir. Ancak bayramın ilk günü kesilmesi “afdal” sayılır. Bayram namazı edâ edilen yerlerde namazdan sonra, namaz kılınmayan hallerde, örneğin göç durumlarında ise, bayram gününün sabah namazı vakti girince kurban kesilmesine başlanır.

    Her hayvan kurban edilmez.

    Kurbanlar: Koyun, keçi, deve, manda, sığır cinsinden olan hayvanlardan seçilmek icabeder. Bunların dışındaki hayvan türlerinden kesmek caiz değildir. Çünkü bu husus, kurbanın rüknünü teşkil eder. Koyun ile keçi ancak bir kişi için kurban edilir. Fakat ötekiler, ortaklaşa, yedi kişi adına kurban edilebilir. Ortaklardan her birinin müslüman olması, o hayvanın yedide birine malik olarak Allah rızası için kurban kesme arzu ve niyetine sahip bulunması gerekir.

    Devenin beş yaşında, sığır ve mandanın iki yaşında, koyun ve keçinin de bir yaşında olanı kurban edilir. Ancak altı ayını doldurmuş olup âdeta annesinden ayırt edilmesi kolay olmayacak kadar gösterişli olan kuzu da kurbana elverişlidir.

    Bu konuda hatırda tutulacak bir başka husus da şudur: Bir, ya da iki gözü kör hayvanlar, kemiğinde sanki ilik kalmamış gibi çok zayıf gözüken hayvanlar, kesilecek yere bile rahatça gidemeyecek durumda topal, ya da çok hasta hayvanlar, kulaksız, dişsiz hayvanlar kurbana elverişli değillerdir.

    “Zebh” denilen boğazlamak işi de önemsenmelidir. Hayvan, usulü dairesinde, keskin bir aletle kesilir. Hayvanları kesmeye başlayınca “Bismillah” demek, yahut Cenab-ı Hakk’ın yüce adlarından bir başkasını söylemek lâzımdır. (Allahu Ekber, Allah gibi). Elinden geldiği takdirde kurban kendisine vâcip olan kişinin bizzat kesmesi daha iyidir. Bununla beraber genel olarak, bir müslümana kestirilir. Sadece kesim anında, kurban kestiren, kesenin, yanında bulunmalıdır. Kesene vekâlet verilmelidir. Hayvan yatırılıp hazırlandığında şöyle diyerek görev yapmak tavsiye edilir: “Allahu Ekber, Allahu Ekber, La ilâhe illa ‘llâhu va’llahu Ekber, Allahu Ekber ve li’llahi ‘Ihamd, Bismillah!, Allahu Ekber”. Kurban kesen kişinin onun etinden kendisi ve ailesi de yiyebildiği gibi, fakir fukaraya da bir kısmını dağıtması ve konu komşuya, akrabaya da göndermesi uygun görülmüştür. Bu etin üçe bölünerek, eşit miktarda, fakirlerle, eş-dost, aile arasında bölüştürülmesi müstahabdır.