İstanbul Kapalıçarşı'nın Tarihçesi

Konusu 'Bilgi Zemini' forumundadır ve Ayaz tarafından 5 Temmuz 2013 başlatılmıştır.

  1. Kapalıçarşı'nın Tarihçesi

    İstanbulu ziyaret eden gerek Türk gerekse yabancı turistlerce en fazla ziyaret edilen mekanların başında kuşkusuz Kapalıçarşı gelir . Mistik bir doğu havasını hissedeceğiniz ve renkli dükkanlar asırlarca herkesin ilgisini çekmiş ve günümüze kadar o ilk günkü haliyle gelmiştir . Aslına Bakarsanız çarşının kuruluş tarihi bildiğimizden dahada eski tarihlere dayanır.

    Sultan Fatih , İstanbul’u fethettiğinde çarşının yerinde Bizans İmparatoru Augustus tarafından yaptırılmış olan bir bedesten vardı . Kapalıçarşı’nın doğu kapısını incelerseniz kapı üstünde bulunan kabartma kartal resimleri görürsünüz . Fatih Sultan Mehmet Han , bu bedesteni vakfederek hayır kurumları için bir kaynak olarak değerlendirilmesini istemiştir . Çarşının esas kısmı olan İç Bedesten , zamanla eklenen yeni dükkanlarla büyümüştür .

    Fatih , şehri Türkleştirmek amaçlı hanlar , hamamlar , çarşılar ve camiler yapılmasını emretmiştir . Bunun üst kısmına , biri Galata’da , ikisi İstanbul tarafında olmak üzere 3 bedesten inşa edilmiştir . 1461 senesinde ahşap olarak faaliyete açılan Yepyeni Bedesten çarşının Nuruosmaniye tarafında bulunuyordu . Burası , bir yolu pamuk , bir yolu ipek ile dokunan ve sandal ismi verilen bir nevi kumaşın üretildiği ve satıldığı nokta olduğundan Sandal Bedesteni olarak da anılmaktadır .


    Fatih’in vezirlerinden bazıları çarşının etrafına yepyeni dükkanlar yaptırdılar . Bu biçimde çarşı süratle büyümeye başladı . Bu yepyeni dükkanlarda dolap ve mahzen ismi verilen şuanda ki bankaların kiralık kasaları bunun amaçlı benzer yerler vardı . Nedeni Ise , Bedestenler taş ve kalın duvarları, bekçileri ile kale gibi yerlerdi. Vatandaşlar bu nedenden ötürü altınlarını ve parasını buralarda saklamayı tercih ediyordu .
    İstanbul’un Kalbinin Attığı Tarihi Çarşı
    Evliya Çelebi’ye göre , ilk dönemdeki bedestendeki dolapların sayısı 128′idi . Bu dolaplar , duvarların içerisine gömülüydü . Bir kısmı zemin altı bir bölümü anında anında yan duvar içlerinde bulunuyordu . Abdülmecit çağında , şeyhülislamlık yapan Mustafa asım Efendi öldüğünde mirasçısı olmadığından bedestende yer alan kiralık dolap açıldığında kırk bin kese akçesi olduğu meydana çıkmıştır . Bu para o gün kurallarına göre oldukça yüksek bir miktardı ve 1848 senesinde bu para ile Ayasofya baştan aşağıya tamir edilmiştir .

    Eski dönemlerde Kapalıçarşı’nın açılışı ve kapanışı dua ile olurdu . Duacı ismi verilen bir bölükbaşı , İnciciler kapısının önünde durarak halkı yapılan duaya davet ederdi . Duayı eder ve dua bitimiyle alışverişi başlatır , akşamları da kapatırdı . Çarşıda genellikle altın , kıymetli taşlar , kumaşlar , kalkan ve hançerler ve aklınıza gelen dönemin ticaret hayatına dair her şey satılırdı . Burada dükkan açmak isteyenler ilk olarak esnaf loncasına başvurur ve esnaf ile ilgili yapılmış olan araştırmaya göre uygun görülmesi durumuna heyet karar verirdi