İstanbul Kuşatması

Konusu 'Osmanlı Tarihi' forumundadır ve Elif tarafından 7 Mayıs 2014 başlatılmıştır.

  1. Elif

    Elif Yönetici Admin

    Bütün hazırlıklar tamamlanınca, Konstantiniyye kuşatması 6 Nisan 1453 günü ilk hücum emriyle başladı. Şehrin surları isabetli top atışlarıyla sarsılıyor, ancak gündüz yıkılan surlar gece Bizanslılar tarafından tamir ediliyordu.

    Sultan Mehmet kuşatmanın uzaması halinde askerlerin moral ve gayretinin kırılacağını iyi biliyordu. 19 Nisan'da yapılan büyük bir hücumun ardından, 22 Nisan günü 62 parçalık Osmanlı donanması kızaklarla Haliç'e indirildi. 6 Mayıs'ta Sultan Mehmet yeniden hücum emri verdi, ancak yine netice alınamadı. Sultan Mehmet'in hocalarından Molla Gürani rh.a. genç hükümdarı şu sözlerle yeniden gayrete getirecekti:

    - Hünkarım, fetih size nasip olacaktır. Sakın vazgeçmeyin! Ben buraya talebelerimle geldim. Kefenlerimiz boynumuzdadır. Ölene kadar sizinle fetih yolunda yürümeye andımız var.

    12 Mayıs günüyeniden hücuma kalkan İslam ordusu Konstantiniyye surlarından bir kez daha geri döndü. Gün geçtikçe askerin ümidi kırılıyor, şehrin fethedilemeyeceği kanaati yayılıyordu. Kuşatmanın gidişatından huzursuzluk duyan Sultan Mehmet Han, hocası Akşemseddin k.s hazretlerine müracaat eder. Endişeli ve üzgün bir hal ile konuşur:

    - Hocam, görüyorsunuz fethe muvaffak olamıyoruz. Önümüze çıkan bütün engelleri Allah'ın izniyle aştık ama fetih nasip olmuyor. Bu hal gayretimize dokunuyor. Bana kalbimi teskin edecek bir dua, bir zikir öğretiniz.

    Akşemseddin k.s. hazretleri:

    -Hünkarım, Şeyh Ahmet'ten himmet dileyin. Destur ya Şeyh Ahmet, himmet ya Şeyh Ahmet deyin. Bu sözleri dilinizden düşürmeyiniz, buyurur.

    Kuşatmanın en zor zamanlarında Şeyh Ahmet adını tevessül ederek Hak Teala'ya niyazda bulan Sultan Mehmet, Akşemsettin k.s. hazretlerine sorar:

    - Hocam, kendisinden himmet dilediğimiz Şeyh Ahmet kimdir?

    Akşemseddin k.s., Hace Ubeydullah Ahrar k.s. hazretlerinin saadetli isnini açıkça söylemekten imtina ederk, Hace Hazretleri'nin mana alemindeki ismini hünkara öğretmiştir. Genç padişahın bu sorusuna karşılık Akşemseddin k.s.:

    - Şeyh Ahmet, bu zamanın sahibidir. Gavsiyyet makamına nail olan kişidir hünkarım, buyurur.