İstanbulu Fethinin Türk ve Dünya Tarihi Açısından Sonuçları

Konusu 'Osmanlı Tarihi' forumundadır ve Elif tarafından 23 Mayıs 2013 başlatılmıştır.

  1. Elif

    Elif Yönetici Admin

    İstanbulu Fethinin Türk Tarihi Açısından Önemi ve Sonuçları

    İstanbul'un fethinin Türk ve dünya ülkeleri ve medeniyetine de etkisi olmuştur. Büyük zaferden sonra Bizanslı bilim adamları, İtalya ülkesine kaçarak, Rönesans akımlarına yardımcı olmuşlardır. Osmanlı idaresi, Doğu-Roma hakimiyetinin yerini alınca, insan haklarının temeli olan vicdan özgürlüğü Avrupa kültür ve medeniyetine girmiştir. Türklerin hukuk anlayışı, fetih sonrası Batıyı büyük ölçüde etkilemiştir.

    İstanbul'un fethinde kullanılan topların balistik hesapları, Avrupa medeniyetinde, derebeylik sistemine son vermiştir.
    Türkler, fetih ile getirdikleri din ve vicdan özgürlüğü ile Bizans’ın baskılarını ortadan kaldırarak, gayrimüslimlere ayrı ayrı bağımsızlık kazandırmışlardır.

    Batıdaki Hıristiyanlık taassubu, yerini, din ve vicdan hürriyetine bırakmış, mezheplerin özgürlüğü ile Latin boyunduruğu
    kalkmıştır. Ortodoks Kilisesi’nin bağımsızlığa son veren anlaşma üzerine, devletin başvekili Lucas Notaras, İstanbul sokaklarında,Latin kardinallerin şapkalarını görmektense, Türklerin sarıklarını görmeyi tercih ederim diyordu. 1932′de Atina’da yayımlalan Büyük Elen Ansiklopedisinde: Orhan Gazi çağındaki İznik fethi anlatılırken. Orhan Beyin Bizansa dönmekte serbest bıraktığı Rum köylülerinin kendi istekleri ile Türk idaresini tercih etmiş olduklarını yazar.

    1448'de İkinci Kosova Meydan Savaşında yenilen Macar milli kahramanı Hunyadi (Yanko Hunyad) bir ihtiyar teselli
    amacı ile: Hıristiyanların felaketlerinin son bulması için İstanbul’un Osmanlı hakimiyetine geçmesi lazımdır diyordu.
    1432′de İstanbul’a gelen Fransız; RumIara işim düşüp de kendileriyle temas ettikçe, Türkleri daha çok sevdiklerini
    anladım, zaten ben de Türklere Rumlardan çok itimad ederim. Çünkü bunlar bana Roma kilisesine uydu, Hıristiyanları sevmiyorlar gibi geldi, diyordu. Rus tarihçilerinden A. A. Vasilev de, Bizans’taki durumdan söz ederken, ünlü İtalyan humanisti Petrarca gibi;

    .... Türkler düşmandır, ama dinsiz Rumlar düşmandan da beterdir, diyordu.
    Fetihten sonra, Ortodoks ve Ermeni kiliseleri ile hahamlığı kurduran Fatih, korkudan kaçan ve saklanan Rumların da mal,
    can, namus özgürlüklerini de güven altına alarak, onları himaye etmesi, dünya tarihinde hiçbir hükümdara nasip olmayan
    güzellikteki olaylardan sadece birkaç tanesidir.