İstanbul'un fethi ve sonrası hakkında bilgi

Konusu 'Hakkında bilgi' forumundadır ve Demir tarafından 29 Ocak 2014 başlatılmıştır.

  1. İstanbul'un fethi ve sonrası

    1. II. Mehmet Dönemi (1451 - 1481)

    II. Murat’ın ölümü üzerine II. Mehmet ikinci defa Osmanlı tahtına geçti. İlk işi İstanbul'un fethi için gerekli hazırlıklara başlamak oldu.



    a. İstanbul'un Fethi ve Sonuçları

    Nedenleri

    Bizans'ın Avrupa devletlerini ve Anadolu Türk beyliklerini Osmanlılara karşı kışkırtması ve bu durumun Osmanlıların Anadolu ve Rumeli'deki ilerleyişini zorlaştırması

    Bizans'ın Osmanlı toprak bütünlüğünü bozması, Osmanlı ordusunun Anadolu ve Rumeli arasındaki geçişlerini zorlaştırması

    İstanbul'un Asya ile Avrupa arasındaki kara ve deniz ticaret yolları üzerinde bulunması

    Bizans'ın Osmanlı şehzadelerini kışkırtması

    Hz. Peygamberin İstanbul'un fethiyle ilgili hadisi

    II. Mehmet yukarıdaki nedenlerden dolayı İstanbul'un mutlaka alınmasını gerekli görüyordu. İstanbul son derece kuvvetli surlara sahipti. Şehir hem denizden, hem de karadan yardım alabilmekteydi. Ayrıca şehir kuşatıldığında özellikle Avrupa'dan yadım gelmekteydi. II. Mehmet hazırlıklarını buna göre yaptı. Bu hazırlıklar şunlardır:

    Mora Yarımadası ve Macaristan'a akınlar yapıldı. Karamanoğulları üzerine de bir sefer yapıldı.

    Yıldırım Bayezid’in yaptırdığı Anadolu Hisarı'nın karşısına Rumeli Hisarı yaptırdı.

    Kuvvetli surları yıkabilecek büyük toplar yaptırdı.

    Kuvvetli bir donanma hazırlatarak şehrin denizden de kuşatılmasını sağladı.

    Surlara tırmanmak için tekerlekli kuleler yaptırdı.

    59 günlük bir kuşatma sonunda 29 Mayıs 1453'te İstanbul fethedildi.



    İstanbul'un Fethinin Sonuçları

    -Bin yıldan beri devam eden Bizans yıkıldı.

    -Osmanlı Devleti'nin toprak bütünlüğü sağlandı.

    -Osmanlıların Balkanlardaki ve Anadolu'daki ilerlemeleri kolaylaştı.

    -İstanbul Osmanlı Devleti’nin yeni başkenti oldu.

    -Karadeniz - Akdeniz arasındaki ticaret yolları Osmanlıların kontrolüne geçti. Bu durum Coğrafi Keşiflerin başlamasında etkili oldu.

    -Kale ve surların top gülleleri ile yıkılabileceği anlaşıldı. Avrupalı krallar bu silahı derebeylerine karşı kullanarak siyasi güçlerini artırdılar.

    -Orta Çağ’ın sonu Yeni Çağ’ın başlangıcı oldu.
    II. Mehmet İstanbul'un fethinden sonra Ortodoks kilisesinin devamına izin verdi. Bu yolla Balkanlardaki Ortodoksların Osmanlı yönetimine bağlılığının artmasını, Papanın Ortodokslar üzerinde hakimiyet kurmasının engellenmesini Avrupa'da Hristiyan birliğinin oluşmasının engellenmesini amaçlamıştır.




    b. Balkanlardaki İlerlemeler

    II. Mehmet İstanbul'un korunması ve Balkan topraklarının korunması için Tuna nehrine kadar olan yerlerin ele geçirilmesini gerekli görüyordu.

    Bu amaçla; 1459'da Sırbistan, 1460'ta Mora, 1462'de Eflak, 1463'te Bosna, 1476'da Boğdan, 1479'da Arnavutluk fethedildi. Belgrat ve kıyılardaki bazı kaleler dışında Balkanların fethi tamamlandı.



    c. Anadolu'daki İlerlemeler

    Fatih tüm Anadolu'ya hakim olmak istiyordu. Bu amaçla; 1460'ta Venediklilerden Amasra alındı. 1461'de İsfendiyaroğulları beyliğine, 1461'de de Trabzon Rum İmparatorluğu’na son verildi. 1466'da Karamanoğulları Beyliği’nden Konya ve Karaman alınarak Anadolu Türk birliği yeniden sağlandı.

    Bu sırada Doğu Anadolu, Azerbaycan, ve İran’da kuvvetli bir devlet kurmuş olan Akkoyunlu hükümdarı Uzun Hasan Karamanoğulları ve Trabzon Rum İmparatorluğu’nun topraklarının geri verilmesini isteyerek Anadolu Türk birliğini tehdit etmeye başladı.

    Bunun üzerine sefere çıkan Fatih Akkoyunluları 1473'te Otlukbeli Savaşı’nda yenerek Osmanlı sınırlarını Fırat nehrine kadar genişletip Anadolu Türk birliğini korudu. Fatih’in son zamanlarında Osmanlı - Memlûk ilişkileri bozuldu.



    d. Denizlerdeki İlerlemeler

    II. Mehmet Karadeniz'de Osmanlı hakimiyetini kurmak istiyordu. Bu amaçla; önce Karadeniz'in Anadolu kıyılarını ele geçirdi. Ardından Kırım’dan Venedik ve Cenevizlileri çıkardı.

    1477'de Kırım Hanlığı’nın Osmanlılara bağlanmasıyla Karadeniz bir Osmanlı gölü haline geldi. İpek Yolu da Osmanlı kontrolüne girdi.

    Fatih zamanında Ege adalarının çoğu ele geçirildi. Adriyatik'teki bazı adalar da alındı Venediklilerle 16 yıl süren savaşlar yapıldı. Bu savaşlar sonunda Venedikliler yıllık vergi vermek şartıyla bazı ticari ayrıcalıklara sahip oldular. Fatih 1481'de İtalya seferini başlattı. Otranto alındı; fakat Fatih’in ölmesi üzerine bu sefer yarım kaldı.



    2. II. Bayezid Dönemi (1481 - 1512)

    II. Bayezid döneminde özellikle Şehzade Cem isyanından dolayı fetihler azaldı. Cem'in önce Memlûklere sığınması, daha sonra da Avrupa'ya götürülmesi Osmanlıların bir iç sorununu Avrupa sorunu haline getirdiği gibi Osmanlıların özellikle batı seferlerinin durmasına yol açtı. II. Bayezid döneminde; Memlûklerle altı yıl süren savaşlar yapıldı; ancak iki taraf da birbirlerine üstünlük sağlayamadı. Venediklilerden Mora ve Adriyatik kıyılarındaki bazı adalar alındı. Boğdan'ın fethi tamamlanarak Kırım’la kara bağlantısı sağlandı.

    II. Bayezid’in son zamanlarında İran'da kurulmuş olan Safeviler’in Anadolu'daki faaliyetleri arttı. Anadolu'da isyanlar çıktı. Bu durum II. Bayezid’in tahttan inmesine, Yavuz Sultan Selim’in tahta geçmesine neden oldu.



    3. Yavuz Sultan Selim Dönemi (1512- 1520)

    Yavuz önce kardeşleri Ahmet ve Korkut ile mücadele etti. Devlet düzenini sağladıktan sonra seferlerine başladı.



    a. İran Seferi ve Çaldıran Savaşı (1514)

    Yavuz, tahta geçtikten sonra Anadolu için büyük bir tehlike olan Safevi hükümdarı Şah İsmail üzerine sefere çıktı. Çaldıran Savaşı'nda Şah İsmail'i ağır bir yenilgiye uğrattı. Bu sefer sonunda;

    Doğu Anadolu, Diyarbakır ve Mardin Osmanlı topraklarına katıldı.

    Safevi tehlikesi bir süre için ortadan kalktı.

    Seferden dönerken Turnadağ Savaşı ile Dulkadiroğulları Beyliği’ne son verildi. Böylece Anadolu siyasi birliği kesin olarak sağlandı. Ancak bu durum Osmanlı - Memlük ilişkilerinin iyice bozulmasına yol açtı.



    b. Mısır Seferi (1516 - 1517)

    Fatih zamanında bozulan Osmanlı - Memlûk ilişkileri Yavuz'un Dulkadiroğulları Beyliği’ne son vermesiyle iyice bozuldu. Memlûklerin de Safevilerle yakınlaşması üzerine zaten İslam dünyasında siyasi birliği sağlamak isteyen Yavuz, Mısır seferine çıktı. 1516'da Mercidabık, 1517'de Ridaniye Savaşları kazanılarak Memlûk Devleti'ne son verildi.



    Mısır Seferinin Sonuçları

    -Memlûk Devleti yıkıldı. Suriye, Mısır ve Hicaz Osmanlı topraklarına katıldı.

    -Halifelik Osmanlılara geçti. Osmanlılar İslam dünyasının siyasi lideri haline geldi.

    -Osmanlı hazinesi altınla doldu.

    -Baharat Yolu Osmanlıların kontrolüne geçti.

    -Venedikliler Kıbrıs için Memlûklere ödedikleri vergiyi Osmanlılara vermeye başladılar.

    -Osmanlıların Doğu Akdeniz'deki etkinliği arttı.

    -Yavuz Sultan Selim 1520'de öldü; yerine oğlu Kanuni Sultan Süleyman geçti.



    4. I. Süleyman (Kanuni) Dönemi (1520 - 1566)

    Kanuni dönemi Osmanlıların her açıdan en parlak dönemidir.



    a. Batıdaki İlerlemeler

    Kanuni tahta geçtiği sırada Macarlar düşmanca bir tutum izlediler. Bunun üzerine sefere çıkan Kanuni Macarlardan Belgrat'ı aldı. Burası Avrupa seferleri için önemli bir üs oldu.

    Belgrat'ın alınması ile Osmanlı - Macar ilişkileri iyice bozuldu. Avusturya ve Alman İmparatoru Şarlken'e güvenen Macar kralı düşmanca tutumlarını artırdı.

    Şarlken'e karşı Fransa kralını desteklemek isteyen Kanuni 1526'da sefere çıktı. Haçlılarca desteklenen Macar ordusunu Mohaç Savaşı'nda ağır bir yenilgiye uğrattı. Macaristan Osmanlı topraklarına katıldı.

    Macaristan üzerinde hak iddia eden Avusturya kralının Macaristan'a girmesi üzerine yeniden sefere çıkan Kanuni Avusturya'nın başkenti Viyana'yı kuşattı. Ancak kuşatma için gerekli topların getirilmemiş olması ve kışın da yaklaşması üzerine kuşatma kaldırıldı (1529).

    Avusturya'nın yeniden Macaristan'a müdahalesi üzerine Kanuni Ferdinand ve Şarlken'le bir meydan savaşı yapmak için sefere çıktı. Almanya içlerine kadar ilerlemesine rağmen ne Ferdinand ne de Şarlken Kanuni’yle savaşmaya cesaret edemedi (1532).

    Osmanlılarla başa çıkamayacağını anlayan Ferdinand Alman İmparatoru Şarlken'in de isteğiyle barış istedi. İran seferine çıkmak isteyen Kanuni bu isteği kabul etti. 1533'te Avusturya ile İstanbul Antlaşması yapıldı.


    Buna göre;

    -Avusturya, Macaristan'ın Osmanlı Devleti’ne bağlı olmasını kabul edecek,

    -Avusturya yıllık vergi ödeyecek,

    -Avusturya kralı Osmanlı sadrazamına denk sayılacaktı.

    Bu antlaşma ile Avusturya Osmanlı Devleti'nin üstünlüğünü kabul etmiştir. İstanbul Antlaşması’na rağmen Avusturya - Macaristan üzerinde isteklerinden vazgeçmedi. Bu nedenle Avusturya ile savaşlar daha sonra da aralıklarla devam etmiş, Kanuni son seferi olan Zigetvar Seferini bu yüzden yapmıştır.

    Kanuni, Alman İmparatoru Şarlken’in Avrupa’da Hristiyan birliğini engellemek istiyordu. Bu amaçla Şarlken’e karşı Fransa kralı I. Fransuva’yı destekledi. 1535’te Fransa’ya kapitülasyonları verdi.


    Buna göre,

    Fransız ticaret gemileri Osmanlı karasularında serbestçe dolaşabilecek, Fransız tüccarlardan daha az gümrük vergisi alınacaktı.

    Fransa Osmanlı sınırları içindeki vatandaşlarının hukuki sorunları ile ilgilenebilecekti.

    Fransa aynı hakları Osmanlı Devleti’ne tanıyacak, antlaşma iki hükümdar sağ kaldığı sürece geçerli olacaktı.
    Bu antlaşma ile Kanuni Avrupa’da Hristiyan birliğinin oluşmasını engellemeyi ve Coğrafi Keşifler’den sonra azalan Akdeniz ticaretini canlandırmayı amaçlamıştır.





    b. Doğudaki Gelişmeler

    Kanuni döneminde İran'daki Safevi tehlikesi yeniden başladı. Avusturya ile anlaşan Kanuni 1535'te İran seferine çıktı. Tebriz, Azerbaycan, ve Bağdat alındı. Kanuni aralıklarla İran üzerine yeni seferler yaptı. Osmanlılarla başa çıkamayacağını anlayan İranlılar barış istedi. 1555'te ilk Osmanlı - İran antlaşması olan Amasya Antlaşması imzalandı. İran; Tebriz, Irak ve Bağdat'ın Osmanlılarda kalmasını kabul etti.



    c. Denizlerdeki İlerlemeler

    Kanuni döneminde denizlerde önemli başarılar kazanıldı. Osmanlı donanması dünyanın en kuvvetli donanması haline geldi.

    1523'te Rodos alındı. 1533'te Cezayir hükümdarı Barbaros Hayrettin Paşa Osmanlı hizmetine girdi ve Osmanlı donanmasının başına geçti.

    1538'de tüm Avrupalıların katıldığı Haçlı donanmasını Preveze Deniz Savaşı'nda yenerek Akdeniz'de Osmanlı üstünlüğünün başlamasını sağladı. 1551'de Turgut Reis Trablusgarp'ı aldı.

    Kanuni döneminde Portekizlileri Hint sularından çıkarmak, Baharat Yolu'nu canlandırmak, ve Hint Müslümanlarına yardım etmek amacıyla Hint Deniz Seferleri yapıldı. Hint Okyanusu’nda Portekizlilere karşı dört sefer yapıldı. Ancak, Osmanlı gemilerinin Okyanus şartlarına göre yapılmamış olması, seferlere gereken önemin verilmemesi gibi nedenlerden dolayı istenilen sonuç alınamadı. Buna rağmen; Kızıldeniz ve Basra körfezi çevresinde Osmanlı hakimiyeti kuruldu.



    5. Kanuni’den Sonraki Gelişmeler

    Kanuni’den sonra Osmanlı Devleti'nin sınırları genişlemeye devam etti. 1566'da Sakız adası alınarak Ege Osmanlı gölü haline geldi. 1570'te Kıbrıs adası alınarak Doğu Akdeniz'de Osmanlı Devleti'nin ticari ve siyasi çıkarları daha rahat korundu.

    Yapılan İnebahtı Deniz Savaşı’nda Osmanlı donanması Haçlılar karşısında yenildi. Bu durum Akdeniz’deki Osmanlı üstünlüğünü sarstı. Ancak yeni bir donanma kurularak Akdeniz'de Osmanlı üstünlüğü yeniden sağlandı.

    1574'te Tunus alınarak Batı Akdeniz'deki Osmanlı etkinliği artırıldı. 1578'de Portekizlileri yenen Ramazan Paşa Fas'ı Osmanlı himayesi altına aldı. Böylece Osmanlı sınırları Atlas Okyanusu’na ulaştı.

    1578'de yeniden başlayan İran savaşları sırasında Osmanlı kuvvetleri önemli başarılar kazanarak Hazar Denizi’ne kadar ulaştı. 1590'da İran'la yapılan Ferhat Paşa Antlaşması ile Osmanlılar doğuda en geniş sınırlara ulaştı.