İstiklal marşımız nasıl yazıldı - istiklal marşının yazılışı

Konusu 'Türkçe edebiyat' forumundadır ve ahra tarafından 12 Mart 2012 başlatılmıştır.

  1. İstiklal marşının yazılış hikayesi
    İstiklal marşımız nasıl yazılmıştır


    İstiklâl Marşı'nın yazılış hikayesi şöyle başlar:

    Milli Eğitim Bakanlığı ülkenin bütün şairlerini millî marşın yazılması için dâvet eder.Bunun üzerine her taraftan güzel şiirler gelmeye başlar. Sonunda 724 adet şiir gelir. Bunların içinden bazıları seçilerek basılıp, bütün Meclis âzâlarına dağıtılır.Gelen şiirler incelenir. Fakat hiç biri istenilen gibi değildir. Buna karşın gösterdikleri hassasiyet ve duyarlılıktan dolayı Maarif Vekili, Meclis kürsüsünden bütün bu kıymetli şairleri takdir duygularıyla anar, onlara saygılarını sunar, teşekkür eder.

    Bu öyle bir şiir olmalıdır ki, gelecek nesillere, her zaman, o kutsal mücadeleyi ve büyüklüğünü hissettirsin.Kalbleri o heyecanla doldursun.Yurdun bütün ufuklarını o heyecanla inletsin.Bütün seslerin üstünde yükselsin.

    Büyük Millet Meclisi'nin Maarif Vekili Hamdullah Suphi Tanrıöver milletin hislerine, duygularına, ızdıraplarına kimin tercüman olacağını, milletin marşının kimin tarafından yazılabileceğini biliyordur.Fakat ne çare ki büyük şair Mehmed Âkif, marşı yazana para verilecek, diye müsâbakaya katılmamıştır.

    Tanrıöver bunu sezer ve müsâbaka hâricinde olmak, müsâbaka şartlarından âzade kalmak şartıyla şair Mehmed Âkif'e müracaat eder. İstiklâl Marşı'nın, onun yüksek kalemiyle yazılmasını rica eder.

    Onun üzerine Üstad Mehmed Âkif, Tâceddin Dergâhı'nın odasına kapanır, o günkü heyecanlardan ilham alarak "İstiklâl Marşı"nı yazar. 17 Şubat 1337/ 1921 Perşembe sabahı "Kahraman Ordumuza" ithaf edilen bu muazzam şiir, Mehmed Âkif'in başmuharriri olduğu Sebilürreşad'ın baş sahifesinde yayınlanır.

    1 Mart 1921’de Milli Eğitim Bakanı Hamdullah Suphi Tanrıöver TBMM’de, insanların ancak kendi eserlerinden esirgemeyecekleri bir sesle okudu Âkif’in şiirini. Okunurken şiddetli alkışlarla defalarca kesildi, ruhları bir heyecan sardı.

    12 Mart 1921’de dört defa okunup ayakta alkışlanmış, meclisi bir coşku tufanı kaplamıştı. Alkışlarla meclis inlerken Mehmet Âkif mahcubiyetinden başını kolları arsına alarak, sıranın üzerine yumuldu. Mecliste duramayıp dışarı çıktı. Milleti için yaptığı bu işte alkışlarla gurur duyma ücretini bile çok gördü kendine. Âkif’in şiiri,12 Mart 1921’de meclis tarafından milli marş olarak kabul edildi.
     
    Son düzenleyen: Moderatör: 15 Ocak 2013