İstiklal Marşının Açıklaması Kısaca

Konusu 'Türkçe edebiyat' forumundadır ve Yavuz tarafından 22 Eylül 2012 başlatılmıştır.

  1. İstiklal Marşının Kısaca Açıklaması

    İstiklal Marşının Açıklaması Kısaca

    Dünya devletlerinin hepsinin bir varoluş süreci vardır. Bu varoluş süreçlerini gelecek nesillere aktarmak ise çok daha önemli bir mevzudur. Eğer değerler varoluş gayeleri unutulur aktarılamaz ise düşmanların silah zoruyla yapmak istedikleri emellerini ellerini kollarını sallayarak ve sevgi gösterileri ile gelir yaparlar.

    Bu yüzden koca Osmanlı devleti aliyesi altında yaşayan her ırktan her dinden ve renkten insanların bedeneri ile taştan duvarlar örerek vermiş oldukları kurtuluş mücadelesini, gayesini ve değerlerini aktarabilecek milli marş niteliğinde bir yarışma düzenlenmiş, Mehmet Akif Ersoy'un şiiri kazanarak mecliste anayasa ile milli marş olarak kabul edilmiştir.

    Marşın açıklamsına genel olarak ve kısaca bakacak olursak; şair verilen mücadelenin ana sebebinin saldırgan bir savaş değil bilakis, saldırı neticeinde karşılık verilen haklı ve hakka uygun olduğunu özelikle belirtmektedir. Duygusal olarak bazen bayrağa bazen ulusa seslenerek iman ruhu ile dolu memleket halkının dünya tarihinde eşine az rastlanır webokur.net mücadelesini resmediyor. Ayrıca ilerleyen dizelerde toplumun iman ve islam değerlerinin ne kadar önemli olduğunu ve gelecek nesillerin dünyaya karşılıkta olsa bu değerleri kaybetmemesini değişmemesini öğütlüyor.

    Garbın afakını sarmışsa çelik zırhlı duvar,
    Benim iman dolu göğsüm gibi serhaddim var.
    Ulusun, korkma! Nasıl böyle bir imanı boğar,
    “Medeniyet!” dediğin tek dişi kalmış canavar?


    Ulus burada aynı topraklar üzerinde yaşayan, aralarında dil, tarih, ülkü, duygu, gelenek ve görenek birliği olan her ırktan insanın oluşturduğu topluluk manasınadır. Bu topluluğun mayasını oluşturan din sarsılmaz bir serhad kale oluşturuyor. Dünya devletlerini en çok tehdit eden unsurlardan biri kültür yozlaşması ve başkalaşım furyasıdır. Öz değerlerini inanç ve ahlak aile anlayış çizgisini bozan toplumlar zaman içerisinde kendi içlerine çökmekten kurtulamayacaklar. Bu yüzden dinden nefret eden avrupa siyasetçileri bile aile mayasını yitirmemek için dine sarılma ihtiyacı hissediyorlar. Fakat güdümün kendilerinde olmasınıda ihmal etmiyorlar.

    Mehmet Akif Ersoy şair olmasının yanında o günkü aydın ve entellektüel şahıslar arasında olan birisi olarak şiirinde bu tarz eğilimleri sanki o günden hayal ve tesbit edip dizelerinde sürekli öz değerlere vurgu yapıyor. Millet derkende ıstılahi manası olarak ümmeti kasdeden şair;
    Hakkıdır Hakk'a tapan Milletimin İstiklal diyerek dizelerine son veriyor.
    yawux webokur.net
     
    Son düzenleme: 22 Eylül 2012