istiklal marşının kabulü ile ilgili kısa şiirler

Konusu 'Karışık Şiirler' forumundadır ve Demir tarafından 11 Mart 2015 başlatılmıştır.

  1. istiklal marşının kabulü ile ilgili kısa şiirler


    İstiklâl Marşı’mız

    Çekilen tetiklerden, kaynayan hedeflerden,
    Bir marş yarattı Akif, o yiğit yüreğinden
    Bağımsızlık türküsü, kurtuluşun destanı,
    Bu ne yüce deyiştir, söyle yaşat atanı.
    Kurtuluş günlerine şairce bir bakıştır.
    Toplumun yüreğinden inançla haykırıştır.
    Coşkulu söyleyelim, inlesin dağlar taşlar!
    Marşımızı söylerken, yücelir tüm yurttaşlar.
    Kötü talihimizin tersine döndüğünde,
    Saldıran bileklerin güçle büküldüğünde,
    İstiklâl Marşı doğdu, sonra da bestelendi,
    Milletçe bir ağızdan coşkuluca söylendi.
    Yeniden dirilişin ve yeniden doğuşun, .
    Şahlanan destanıdır o milli ‘kurtuluşun.
    Damarımızdaki ‘kan, bileğimizdeki güç,
    Bu ulusal sesleniş, bu ulusal bir övünç!
    Cesur ulusumuzun gönlüne doğdu bu marş,
    Bu bizim marşımızdır, söyle, haykır arkadaş!
    Bizlere güç vermekte birlikte söylendikçe,
    Yüreklice söyleriz, haykırırız erkekçe!

    Uğur Altay


    İstiklâl Marşını Dinlerken

    Borazanbaşı, borazanbaşı
    Akşamları batan güneşe karşı
    Alışılmış bir ibadet gibi
    Çaldığınız o İstiklâl Marşı
    Yıllardır her kulakta yer etmiş
    Gür nağmeleriyle tutanken arşı
    Az rastlanır bir huşu içinde
    Ayakta dinleriz bütün çarşı
    Hayal »gibi, vehim gibi bir şey
    Sanki memleketin dağı taşı
    En sadık bekçisi tarihimin
    Kesilir ansızın şehit naşı.
    Bir meçhul askerler mahşeriyle
    Hatırlatır o yaman savaşı.
    Yanık türkülerinden biliriz
    Yemen Çölü’nü, Sarıkamış’ı
    Kurduna kuşuna sor söylesin
    Neydi Türk’ün o günkü telâşı?
    Karalar giymiş Anadolu
    Kan bir yandan, bir yandan gözyaşı
    Sürmedi çok şükür o(kıyamet
    Gecenin ‘birinde fecre karşı
    Güneşten evvel doğdu ufukta
    Mustafa Kemal’in altın başı.

    Cahit Sıtkı TARANCI



    Mehmet Akif

    (Marşın) okunurken vatanın her bir ucunda,
    Bin meş'ale yanmakta, ilahı avucunda.
    (Marşında) bir umman kesilen devreye girdin!
    Mehmetçiğin imanını (hep vecde getirdin!

    Yükseldiğin iklim, bulut ermez tepelerdir,
    Ruhundaki yıldız, güneşlerden eserdir!
    Duydukça coşar, vecde gelir (marşını) her yer!
    Gök kubbenin altında, kefensiz yatan erler!

    Ali Ulvi KURUCU



    İstiklâl Marşı'mız

    Her milletin bir milli marşı var fakat bizimkisi ayrı.
    Bizimkisi İstiklal Marşıdır, başka yazılamaz gayrı.
    Kimisi yazılmış bilmem hangi krala; lorda, barona.
    Küçümsemem ama, benzetirim şişirilmiş bir balona.
    Marşımız kahramanlar destanı. Gönülden oku, benimse!
    İstiklali, hürriyeti, ruhu anlatır bu marş benimse.
    Milletin tarih ve ülküsünü bu nesle yansıtan değer.
    Dillerin, kalplerin coştuğu bu dizeler her şeye değer.
    Bir sestir o, Hakkı; istiklâli, direnci haykıran bir ses.
    Bütün zaferlerimizi, mısra mısra soluklayan nefes.
    Şahlandırır Milli Mücadele ruhunu, ortaya döker.
    Vatanıma saldıran köpeğin dişlerini kökünden söker.
    Bedir aslanına denk Mehmetin, Fatihin, Yavuzun sesi.
    Bu gönülden kükremeyi duyan hainin kaçar neşesi.
    Başka İstiklal Marşını Allah, bu millete yazdırmasın.
    Vatanımda düşmanlara kendi mezarını kazdırmasın.

    Necmi Ünsal
     
    Son düzenleyen: Moderatör: 30 Mart 2015