İyilik İle İlgili Deyimler ve Anlamı

Konusu 'Atasözleri ve Deyimler' forumundadır ve Nehir tarafından 9 Ocak 2014 başlatılmıştır.

  1. İyilik İle İlgili Deyimler Sözlüğü

    *** (bir şeyle) arası hoş (iyi) olmamak
    o şeyden hoşlanmamak.

    *** (biri için) iyi söylemek
    övmek.

    *** (biriyle) arası hoş (iyi) olmamak
    o kimseyle aralarında gerginlik, geçimsizlik olmak.

    *** bundan iyisi can sağlığı
    “bundan daha iyisi olamaz” anlamında kullanılan bir söz.

    *** el iyisi olmak
    yakın çevresine değil, yabancılara yardımcı olmayı sevmek.

    *** elinden iyi iş gelmek
    becerikli, hünerli olmak.

    *** hava iyi esmek
    ortamla ilgili her türlü şart uygun durumda olmak.

    *** iki rahmetten (iyilikten) biri
    “çok acı çeken ağır hastalar için ya iyileşsin ya ölüp kurtulsun, böyle çekmesin” anlamında kullanılan iyi dilek sözü.

    *** iyi etmek
    1) iyileştirmek, hastalıktan kurtarmak; 2) uygun, yerinde bir davranışta bulunmak: “Biraz da etrafında olup bitenlere dikkat etsen iyi edersin.” -A. M. Dranas. 3) argo soymak, parasını, malını almak.

    *** iyi gelmek
    1) yaramak: Ağrılarıma bu ilaç iyi geldi. 2) giyecek, üstüne olmak, uygun olmak: Palto üstüne iyi geldi. 3) uğurlu gelmek.

    *** iyi gitmek
    1) bir iş yolunda olmak; 2) yakışmak: Bu elbise size iyi gidiyor.

    *** iyi gözle bakmamak
    hakkında iyi düşünmemek.

    *** iyi gün dostu olmak
    sadece iyi günlerde görünmek.

    *** iyi hoş (ama)
    bir görüşe karşıt bir düşünceyi söylerken kullanılan bir söz.

    *** iyi iş (doğrusu)
    tkz. beğenilmeyen bir olay, bir durum karşısında şaşkınlığı anlatan bir söz.

    *** iyi karşılamak
    1) kabul etmek, beğenmek, benimsemek: “Belki babam, güvercinlerin satıldıklarını iyi karşılamayacaktır.” -M. Ş. Esendal. 2) ilgi göstermek.

    *** iyi ki
    güzel bir rastlantı olarak, ne mutlu: “İyi ki o günkü acı ile ölmemişiz.” -F. R. Atay.

    *** iyi saatte olsunlar
    cinler, periler: “Yuvarlak, şen yüzlü, zaman zaman ince ve alaylı ışıldayan bir tanesi iyi saatte olsunlar ile temasta olduğu zaman şaşılaşan kara gözlü, orta yaşlı bir kadın.” -H. E. Adıvar.

    *** iyiliği dokunmak
    yararlı olmak, yararını görmek.

    *** iyilik bilmek
    kendisine yapılan iyiliği unutmamak.

    *** iyilik görmek
    maddi, manevi yardım görmek.

    *** iyisi mi
    yapılacak olanın en doğrusu, en uygun olanı: “İyisi mi, yüz vermemeli ve hatta danslara iştirak etmesine müsaade etmemeli, demiş.” -R. N. Güntekin.

    *** iyiye çekmek
    bir düşünce veya olayı olumlu yönüyle değerlendirmek.

    *** iyiye iyi, kötüye kötü demek
    hatır için söz söylememek, dürüst olmak.

    *** ne iyi!
    mutluluk ve beğenme anlatan bir söz.

    *** sizden iyi olmasın
    birinin, orada bulunmayan bir kimseyi överken karşısındakine söylediği bir nezaket sözü: “… sizden iyi olmasın pek babacan, cana yakın bir adamdır.” -H. Taner.

    *** üstüme (üstümüze, üstünüze) sağlık (iyilik sağlık, şifalar)
    1) “Tanrı esirgesin, üstümden uzak olsun” anlamında kullanılan bir iyi dilek sözü; 2) şaşma, şaşkınlık belirtmek için kullanılan bir söz; 3) kötü bir durumdan söz ederken konuşanın dinleyene söylediği iyi dilek sözü.