Kadına bakış açısı içler acısı

Konusu 'Türkçe edebiyat' forumundadır ve ahra tarafından 8 Mart 2012 başlatılmıştır.

  1. Dünyanın her yerinde kadın olmak aynı...

    Dünya Kadınlar gününü kutladığımız şu günlerde ülkemizde kadına karşı bakış açısını sorgulamak ve yanlışlarını düzeltmek düşüncesini kaç kişi taşıyor acaba.

    Kadına şiddet,eziyet,aşağılama, yaşama haklarını çiğneme bunlar artık çok olağan şeyler ülkemizde.Hukuk ile belirlenmiş hakları hukuk bile korumaktan aciz çünkü.Ve bunların yanlışlığını kabul etmiş olan insan sayısı kabul etmeyenlere eşit belkide azdır. İşin en üzücü yanı da bahsettiğimiz ülke müslüman bir ülke bahsettiğimiz korkunç eylemleri işleyen insanların nüfus cüzdanında dini İslam yazıyor.Bu nasıl bir çelişki.Dünya üzerinde İslam dininden daha fazla kadına değer veren hakkını koruyan bir din yok.Müslümanlık adı altında kadınlara yapılan haksızlıkların hiçbirini kabul etmiyor İslam.Yapılanların dinle hiçbir alakası yok.Bunu yapan insanların dinle bir alakası yok.Kesinlikle bu yanlışlıklar düzeltilmeli.Bilmeyenler bunu dine yüklüyorlar.Peygamber efendimiz “Sizin en hayırlınız kadınlara karşı en iyi davrananınızdır.” Derken nasıl olurda kadına yapılanlar dine yüklenebilir.Kuran-ı Kerim’de”Bizim katımızda üstünlük ancak takva üstünlüğüdür.”denirken nasıl olurda kadınların erkeklerin gölgesi olarak yaşaması gerektiği dine uygundur denilebilir.Bu insanlığa ,ahlaka hiçbir şeye uygun değildir.Kadın sadece ev işi yapan,çocuk doğuran,çocuk bakan kocasına itaat etmekle yükümlü bir varlık değildir.Eşlerin karşılıklı birbirlerine karşı sorumlulukları vardır.Bu sorumluluklar sadece tek taraflı olarak kadına düşmez.Kadın anadır doğurganlık özelliği ona bahşedilmiştir.Kadın eştir hayat arkadaşıdır kocasına.Kadın insandır hayatta hayalleri hedefleri vardır.Kadın narindir bir çiçektir kırılgandır nazlıdır.Kadınlar çok derin varlıklardır ancak ne kadar hoyratça davranılmaktadır.Neden sadece cinsel bir obje olarak görülmektedir.Nasıl bu kadar dar bir bakış açısıyla yaklaşılabilir bir insana.Her gün haberlerde gazetelerde gördüğümüz kadın cinayetlerini işleyen insanları da bir kadın doğurmadı mı.Bu nasıl bir kör cahillik.Nasıl bir empatisizlik.Eğitimsizlik önemli bir etken ancak ne kadar eğitim verirsen ver anlatırsan anlat herşey insanın kendisinde bitiyor.Düşünce yapısı değişmeli kadına bakış açısı değişmeli.Bunun en kısa yolu ciddi hukuki yaptırımlardan geçiyor.Bir çok insan gevşemeye çok meyilli.Bu yüzden onaları engelleyebilecek tek şey ciddi yaptırımlar.Örneğin gelişmiş ülkelerden biri olan Malezya’da silah taşımanın cezası idam ve Malezya dünyanın en güvenli ülkesi olarak ilk sırada.Acaba Türkiyede eşinin canına kastetmenin cezası idam olsaydı kadına şiddet bu kadar hat safhalara çıkarmıydı.

    Tabi problemlerden biri de erkeklerin yetiştirilme biçimi erkektir yapar diyen bir baba ile dövsede kessede kocandır diyen bir annenin oğlu kadına ne kadar saygı duyar eylemlerini ne kadar sorgular düşünmek lazım.Burada babalara ve özellikle annelere büyük görevler düşüyor.Kadınlar kendi değerini bilmeli ve oğluna kadının değerli bir varlık olduğunu empoze edebilmeli.Kadınların etrafındaki bu kısır döngünün kırılması için yine kadınlara çok önemli görevler düşüyor.

    Evet 8 Mart dünya kadınlar gününün kadınlara daha anlayışlı,daha özgür ve şiddetsiz bir dünya getirmesi dileğiyle diyorum.Kadınlar gününüz kutlu olsun ...




    ahra
    webokur.net