Kadının Toplumdaki Yeri Nedir Önemi hakkında Kompozisyon

Konusu 'Türkçe edebiyat' forumundadır ve Elif tarafından 18 Haziran 2013 başlatılmıştır.

  1. Elif

    Elif Yönetici Admin

    Kadının Toplumdaki Yeri Nedir Önemi hakkında Kompozisyon

    1919 - 1923...

    Kurtuluş Savaşımızda erkeklerin yanı başında kahramanca savaşan Adile Hanım, Mustafa Kemal Atatürk Tarsus’a geldiğinde önünde diz çökerek, Atatürk’ün ellerine sarılmış, Atatürk o yüksek, asil karakteri ve ruh inancı ile , Adile Hanım'ı yerden kaldırdıktan sonra gözleri yaşla dolu bir şekilde şöyle demiştir;

    “Kahraman Türk Kadını , sen yerde sürünmeye değil, omuzlarımız üzerinde göklere kadar yükselmeye layıksın...”

    Bizim örf ve adetlerimize göre yuvanın gerçek sahibi olan kadın , “ailenin ve toplumun” temel direğini oluşturmaktadır.

    Toplum yaşantımızın her bölümünde yer almasını bilen Türk Kadını, toplumda gerçek ve hak ettiği yerini almalıdır...

    Kadınlar yuvamızın yanı sıra, ulusal gücümüzdür...

    Ülke nüfusunun yüzde ellisinden fazlasını oluşturan kadınlar, ülke yönetiminde daha çok söz sahibi olmalıdır. Ülkemiz yüzde yüz kapasite ile çalışarak ancak “beklenen ve hedeflenen” ideal , gerçek yerine ulaşabilir.

    Kadınlar duyguları, mantığı, kültürü ile her iş konusunda gösterdiği üstünlük ile bizzat yaşamın içinde yol gösteren ışıklar gibi yanıp sönmektedir. Ozanların eserlerindeki sesler gibidir, kadın...

    Günümüz kadınları artık yeryüzündeki dengelerin korunabilmesi, gelecek kuşaklara yaşanılabilir bir dünya bırakılması için, siyasal yaşama daha eşit koşullarda katılmaları gerektiğinin bilincine varmışlardır.

    Ayrıca; Türkiye’deki birçok kadın kuruluşları uluslararası platformlarda kadınlarla ilgili gelişmeleri takip etmekte ve bunlardan yararlanma olanakları bulmaktadırlar.

    Kadınlar toplumdaki pek çok konu ve değerle birlikte siyasetten edebiyata, basından düşünce akımlarına dek her alanda tartışmanın odak noktasını oluşturmaktadırlar.

    Ancak, bütün bu değerlere karşın kadınların çoğunluğu hala toplumumuzda ikinci dereceden rol veren kurallar ile yaşama devam etmektedirler.

    Çünkü, hala erkekler eylemlerde bulunur, kadınlar ancak görünürler. Erkekler kadınlara bakarlar, kadınlar kendilerine bakıldığını seyrederler. Kadının içindeki denetmen erkektir, denetilen de kadındır. Kadın kendini bir nesneye, en önemlisi de bir görüntü objesine dönüştürür.

    Yine, günümüz toplumunda kadınlar için ayrıklı bir durum da söz konusudur. Bir uçta, var olan olanaklardan yararlanabilen kentteki kadının durumu, öteki uçta ise, ana – eş- ücretsiz tarlada evde çalışan kırsal kesimdeki kadının durumu. Ve, bu iki uç arasında farklı konularda farklı koşullara tabi olan kadınlar olarak da yer almaktadırlar.

    Kadınların konumlarını değiştirmek için toplumu önemli görevler beklemektedir. Çünkü kadınlar cinsiyetçilik ve ayrımcılık sonucu yeterince değerlendirilememekte ve böylece asıl kayba uğrayan yine toplum olmaktadır.

    Bu nedenle;

    - Kadın için çağdaşlaşmanın daha evden başlaması gerekmektedir.

    - Kadınların çıkarlarını, haklarını etkin bir şekilde savunacak ve koruyacak gruplar oluşturulmalıdır.

    - Kadınlara toplumsal güvence ve destek sağlanmalıdır.

    Toplumumuz için büyük anlamı olan ve Türkiye’yi taşıyabilecek güçlü omuzlara ve güçlü fikirlere sahip kadınlarımıza saygıyla....