Kahvenin İstanbul'a Gelişi

Konusu 'Zengin Bilgiler' forumundadır ve Elif tarafından 18 Şubat 2014 başlatılmıştır.

  1. Elif

    Elif Yönetici Admin

    Kahve ile ilgili birçok rivayet vardır. En bilineni de Habeşistan (Etiopya) bölgesi civarında yaşayan Kaldi adındaki bir çobanın, uyuklayan keçilerini gezdirirken, hayvanların bazı yemişleri yedikten sonra canlandığını görmesi ile başladı. Bunun üzerine Kaldi bu yemişleri dener ve kendini dinç hisseder. Ancak kahve ağacının meyvelerinin bugünkü anlamda sulu bir içecek haline dönüşmesi, ilk kez Yemen’de olmuştur. İlk defa Sufiler kahve içmişlerdir. Kahve Yemen’den sonra Mekke’ye ve Mısır’a tanıtıldı. Kahire’de ilk kahvehane 1521 yılında açıldı. Kahve, o zaman ki Osmanlı İmparatorluğu ülkesi içerisinde bulunan Kahire, Şam ve Halep’ten sonra İstanbul’a geldi. Kahvenin Türkiye’ye ilk kez, Hükm ve Şems isimli iki Suriyeli tarafından 1555’de getirildiği rivayet edilir. Bir başka kaynağa göre ise 1517 yılında Yemen Valisi Özdemir Paşa, lezzetine hayran kaldığı kahveyi İstanbul’a getirdi. Türkler tarafından bulunan ve daha sonra Avrupa mutfağına giren yepyeni hazırlama metodu sayesinde kahve, güğüm ve cezvelerde pişirilerek Türk Kahvesi adını aldı. Türk kahvesinin, özel bir tadı, köpüğü, kokusu, pişirilişi, ikramıyla kendine özgü bir kimliği ve geleneği vardır. Telvesi ile ikram edilen tek kahve türüdür. İlk olarak Tahtakale’de açılan ve tüm şehre hızla yayılan kahvehaneler sayesinde halk kahveyle tanışmıştır. Kahvenin İstanbul'a geliş öyküsü böyle...

    Peki Kahve Avrupa'ya nasıl gitti?

    Kahve ile Türkler sayesinde tanışan Avrupa; uzun yıllar kahveyi, Türk kahvesi olarak bu yöntemle hazırlayıp tüketti. Kahve Osmanlı tacirler tarafından ilk olarak İtalya’ya götürüldü ve Avrupa’da ilk kahve dükkanı 1645 yılında İtalya’da açıldı. Osmanlı ordusunun yenildiği ikinci Viyena kuşatmasından sonra ele geçirilen çuvallar dolusu kahveyi alan Viyanalılar, ona köpüklü süt ve şeker katarak kendi kahve usullerini geliştirdiler.