Kalbin Çalışması Hakkında Bilgi

Konusu 'Bilgi bankası' forumundadır ve webkolik tarafından 26 Ekim 2013 başlatılmıştır.

  1. webkolik

    webkolik Süper moderatör Yönetici

    Kalbin Çalışması Hakkında Bilgiler


    Kalbin çalışması, kalp kaslarının kasılıp gevşemesiyle gerçekleşir. Kalbin kasılmasına sistol, gevşemesine diastol denir. Kalp çalışırken önce kulakçıklar sonra da karıncıklar kasılır ve gevşer. Kulakçıklarla karıncıkların kasılmaları birbirine zıt olarak gerçekleşir. Yani kulakçıklar kasılırken karıncıklar gevşer, karıncıklar kasılırken de kulakçıklar gevşer. Sağlıklı ergin bir insanın kalbi dakikada 70-80 kez atar. Her kalp atışı yaklaşık 0,85 s sürer. Kulakçıkların kasılması 0,15 s, karıncıkların kasılması 0,30 s sürer. Kalan 0,40 s’de ise kalp dinlenir. Kalp, insanda embriyo gelişiminin 4. haftasından itibaren atmaya başlar. Bazı hücreleri uyartı oluşturabilme özelliğine sahip olan kalp kası yaşam boyu hiç durmadan kasılıp gevşeyebilir. Yani kalp, sinir
    sisteminden herhangi bir uyartı gelmeden yapısı gereği kendi kendine uyartı oluşturup kasılmayı sürdürebilir. Örneğin bir omurgalı canlının kalbi vücut dışına çıkarıldığında kalbin bir süre daha kendi kendine kasılıp gevşediği gözlenir. Peki bir dış etki olmaksızın kalp belirli bir düzen içinde nasıl kasılmaktadır? Kalpte, kalp kası hücrelerinin özelleşmesiyle oluşan uyarıların başlatılması ve iletilmesini sağlayan özel bir sistem mevcuttur. Bu sistemi oluşturan yapılar sinoatrial (SA) düğüm, atriyoventrikuler (AV) düğüm, his demeti ve purkinje lifleridir.
    Kalbin kasılmaya başlaması sağ kulakçık üzerinde bulunan sinoatrial (SA) düğümden başlatılan uyartılar ile meydana gelir. SA düğüm, bir jenaratör gibi elektrik üreterek kalp kası hücrelerinin kasılmasını düzenler. SA düğüm aynı zamanda kasılma ritmini de denetler. SA düğümden gelen uyartı ile kulakçıklar kasılır. Buradan yayılan uyartılar atriyoventrikuler (AV) düğüme ulaşır. AV düğüm kulakçıklarla karıncıklar arasındaki duvarda bulunur. AV düğümden çıkan özelleşmiş kas telcikleri His demetleri adını alır. Bu demetler karıncıkların duvarında dallanarak Purkinje liflerini oluşturur. Purkinje liflerine ulaşan uyartının etkisiyle de karıncıklar kasılır. Böylece kalp bir defa kasılıp gevşemiş olur.
    Kalp her ne kadar yapısı gereği ritmik kasılsa da onun pompaladığı kan miktarı ve kasılma ritmi birtakım etkenler aracılığı ile düzenlenir. Bunlardan iç organların çalışması üzerine etkili olan sempatik (hızlandırıcı) sinirler, adrenalin ve tiroksin hormonu, kandaki karbon dioksit yoğunluğu, ateşli hastalıklar, nikotin ve kafein gibi kimyasal maddeler kalbin çalışmasını hızlandırıcı yönde etki yapar. Parasempatik (yavaşlatıcı) sinirler ve asetilkolin hormonu ise yavaşlatıcı etki yapar.
    Kalbin ritmik kasılma ve gevşemesinin atardamarlarda hissedilmesine nabız, kalbin kasılıp gevşemesi sırasında kanın atardamar duvarına yaptığı basınca ise tansiyon adı verilir. Tansiyon, büyük ve küçük tansiyon olarak iki çeşittir. Büyük tansiyon karıncıkların kasılması sırasında kanın atardamar duvarına yaptığı basınçtır.