Kanserden Korkma, Geç Kalmaktan Kork!

Konusu 'Hastalıklar ve Belirtileri' forumundadır ve Elif tarafından 16 Nisan 2014 başlatılmıştır.

  1. Elif

    Elif Yönetici Admin

    Kanser, dünyada ve ülkemizde yaygın görülen ağır seyreden hastalıklardan biridir. Dünya genelindeki ölüm nedenlerine bakıldığında kanser, kalp ve damar hastalıklarından sonra ikinci sırada yer alır. Dünya Sağlık Örgütü ve Uluslararası Kanser Araştırma Ajansı'nın verilerine göre 2008 yılında dünya genelinde 12 milyon kişiye kanser teşhisi konulmuştur. Bu rakamın 2030 yılında 26 milyonu aşacağı ve bu artışın önemli bir bölümünün gelişmekte olan ülkelerde görüleceği bildirilmektedir.

    Kanser, ilerledikçe tedavisi güçleşen bir hastalıktır. Bu nedenle kanserde erken teşhis ve tedavinin önemi çok fazladır.

    Kanserden Korkma, Geç Kalmaktan Kork!

    Peki, kanser nedir ve kanserli hücreler nasıl oluşur? Bunun cevabı, tıp dünyasında en fazla araştırılan konuların başında gelir.
    Vücudumuzdaki sağlıklı hücrelerin bölünerek çoğalması ile dokuların büyümesi ve onarımı gerçekleşir. Bir hücrenin ne zaman bölüneceğini de hücre çekirdeğindeki genler belirliyor. Yeterli sayıda hücre oluştuğunda ise hücre bölünmesi durdurulur. Şayet hücre bölünmesini kontrol eden genlere kontrolü kaybetmelerine neden olan bir değişiklik yani mutasyon meydana gelirse hücreler denetimsiz ve de sınırsız olarak bölünmeyi sürdürürler. Bölünme kontrolünü kaybeden hücrelere kanser hücreleri ismi verilir. Kanser, kontrolsüz hücre çoğalmasının sebep olduğu bir grup hastalığın da genel ismidir. Kanser hücreleri sürekli çoğalıp büyüyerek tümör ismi (ur) verilen hücre kitlelerini oluşturmaktadır.
    Tümörler sağlıklı dokuları sıkıştırır, beslenmelerini, gelişmelerini engeller ve tahrip eder. Tümörler iyi huylu ve kötü huylu olmak üzere iki türlüdür.
    İyi huylu tümörler kanser değil. Farklı bölgelere yayılmazlar. Genelde vücuttan tamamen çıkarıldıkları zaman tekrarlamazlar. Kötü huylu tümörler ise bulunduğu yerden vücudun başka yerlerine yayılma özelliği gösteren, kontrolsüz olarak bölünen ve kanser oluşturan tümörlerdir.

    Gelişmiş ülkelerde kanser hastalarının % 55- 60'ının erken teşhisle tam olarak iyileşmesi sağlanmaktadır. O halde yeni tıbbi teknolojiler ve uygulamaların yanında, erken teşhisin yaygınlaşmasıyla kanser, günümüzdeki kadar korkutucu ve ölümcül bir hastalık olmaktan çıkabilir. Kanser hem toplum hem de hasta için tedavisi pahalı bir hastalıktır. Erken teşhis ve tedavi, aynı zamanda ailelere ve devlet bütçesine zarar veren pahalı tedavilerin de önüne geçecektir.

    Kanser taramaları, erken teşhis amacı ile sağlıklı bireylerin muayene edilmesi ve çeşitli laboratuvar incelemelerinden oluşmaktadır. Kanser yıllar içinde bir süreçte gelişmektedir. Kanser taramaları sayesinde kanser öncesi, kansere dönüşebilecek olgular saptanabiliyor webokur.net en yaygın yapılan kanser taramaları; meme, rahim ağzı, kalın bağırsak ve prostat kanserleri için yapılan taramalardır. Taramanın kimlere uygulanacağını, hangi hastalık için tarama yapılıyorsa o hastalık için risk taşıyan yaş ve cinsiyete göre karar verilmektedir. Mesela kadınlarda meme kanserinin erken teşhisi için 30 yaşından sonra düzenli sağlık kontrolleri ve 40 yaşından sonra her yıl meme filmi (mamografi) çektirilmesi önerilir. 50 yaşın üzerindeki erkeklerde de her yıl prostat kanserinin erken teşhisini sağlayan kan testleri yaptırılmalıdır.

    Kanser kontrolünde etkin bir rol almak amacı ile, Sağlık Bakanlığına bağlı Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezleri (KETEM) kurulmuştur. KETEM'lerin başlıca işlevleri toplumun kanser ve kanserde erken teşhisin önemi hakkındaki farkındalığını eğitimle artırararak erken teşhis ve tarama faaliyetlerini yürütmektir.

    Unutulmamalıdır ki erken teşhis kanser tedavisinin başarı şansını belirgin şekilde artırır. Kanserde erken teşhis için sigara ve alkol kullanımı gibi risk faktörlerini göz ardı etmemek önemlidir. Kanser oluşumunun önceden tespit edilmesini sağlayan tomografi gibi gerekli kontrollerin yaptırılması gerekir.

    Kanserin başlıca belirtileri şunlar:

    -Bağırsak hareketleri veya idrara çıkma alışkanlıklarında değişiklikler,
    - Vücudun herhangi bir bölgesinde olağan dışı kanama ya da akıntı,
    - Memede veya başka bir yerde kalınlaşma ya da şişme,
    -Sindirim bozukluğu ya da yutkunma güçlüğü,
    -Sürekli karın ağrısı veya karın bölgesinde büyük yumrular,
    -İnatçı ses kısıklığı ya da kalınlaşması,
    -Bir siğil ya da et beninde gözle görülür değişiklik,
    -Aşırı yorgunluk, bitkinlik veya keyifsizlik,
    -Beklenmedik kilo kaybı veya iştahsızlıktır.
     

Webokur Benzer Konular
Yüklüyor...