Kanunname Ne Demektir

Konusu 'Bilgi bankası' forumundadır ve Nehir tarafından 20 Ocak 2014 başlatılmıştır.

  1. Kanunname Nedir

    Kanunname, kanunname-i osmani ya da kanun-i kadim olarak da bilinir, Osmanlı Devleti’nde, cezalandırma, yönetim ve maliye alanlarında şer’i hukuka uygun olmak koşuluyla padişahın koyduğu yasadır. İslam tarihinde kanunname sayılabilecek ilk örnekler Büyük Selçuklular döneminde (1038-1194) düzenlendi. Anadolu Selçuklularında askeri bir kanunname olan Kanun-ı Yayak, İlhanlılarda resmî yazışma kurallarını düzenleyen Kanunü’l-Umur ile taşra yönetimini düzenleyen Kanun-ı Vilayet, Akkoyunlularda ülke yönetimi ve maliyeyle ilgili genel yasaları içeren Hasan Padişah Kanunu önemli kanunname örnekleriydi. Kanun kavramını en geniş anlamıyla yorumlayan Osmanlı hukukçuları, kavanin-i şeriyeyle (dinsel yasalar) kavanin-i örfiyeyi (töresel yasalar) birbirinden ayırdılar.
    Kamu ve özel hukuku ilgilendiren töresel kaynaklı mecellelerin en önemli örnekleri Fatih Kanunnamesi’yle Sultan Süleyman Kanunnamesi’ydi. Bu düzenlemeler hükümdarın mutlak töresel yetkilerinden kaynaklanan hükümleri içerdikleri için, yasayı çıkaran padişahın adıyla anılmışlardır. Her kanunname, biçimsel olarak bir ferman niteliğindeydi. Bir kanunnamenin oluşturulmasında temel öğe öteden beri uygulanagelen, İslam ilkeleriyle çelişmeyen kurallardı. Fatih Kanunnamesi’nden sonra II. Bayezid döneminde (1481-1512) Kanun- name-i Sultanî Ber Muceb-i Örf-i Osmanî adıyla yeni ve kapsamlı bir yasa derlemesi daha yapıldı. Bununla, şer’i vergilendirme dışındaki vergilendirme ilkeleri ile tımar işlemleri yasalaştırıldı. I. Süleyman (Kanunî) döneminde (1520-66) kanunname çalışmaları daha da kapsamlı ve sistemli hale getirildi. Divan-ı Hümayun’un ve eyaletlerin yürürlükteki sistemlerine ayrıntılı düzenlemeler getirildi. Bunlar, tımarlı sipahilerin hak ve sorumluluklarından pazar düzenine, kılık-kıyafet zorunluluklarına kadar çok değişik alanlarla ilgiliydi. Yeni fethedilen bölgeler ve ülkeler için de özel kanunnameler hazırlandı (örn. Budin Kanunnamesi). Bölge kanunnameleri birçok yönden birbirinden farklıydı. Bu nedenle, ülke içinde yer değiştiren bir yükümlü, Divan-ı Hümayun’a başvurarak yerleştiği yeni yerin kanunnamesinin yükümlülüğü altına girer, eski yükümlülüğünden kurtulurdu. Kanunnamelerde Müslüman ve gayri müslim uyruklar için de farklı düzenlemeler yer alırdı.
    17. yüzyılda Osmanlı kanunnameleriyle ilgili ilk önemli çalışmayı yapan Hezarfen Hüseyin Efendi Telhisü’l-Beyanfi Kavanin-i Al-i Osman’da bütün Osmanlı kanunnamelerinin özet ve yorumlarını vermiştir. Tanzimat Döneminde Meclis-i Vâlâyı Ahkâm-ı Adliye, Şûra-yı Devlet vb kurullarca hazırlanarak padişah iradesiyle yürürlüğe konan yasal düzenlemeler de kanunname adıyla anılmıştır (örn. 1840 Ceza Kanunname-i Hümayunu, 1850 tarihli Kanunname-i Ticaret, 1858 Arazi Kanunnamesi, 1869 Tâbiyet-i Osmaniye Kanunnamesi).