Kaptan fırtına gemi balina sözcükleri ile kısa hikaye

Konusu 'Zengin Bilgiler' forumundadır ve Lavinia tarafından 12 Mart 2014 başlatılmıştır.

  1. Kaptan fırtına gemi balina sözcüklerinin geçtiği kısa bir hikaye

    15 Yaşında Bir Kaptan

    Gezgin adlı yelkenli gemi balina avlamak için yapılmıştı. Bay Veldon’a ait olan gemi becerikli kaptan Hull tarafından yönetiliyordu. Geminin beş daimi denizci bulunurken Dik Sand adında on beş yaşında bir de miço vardı. Dik, üç günlük bir bebekken sahilde kumların üstünde bulunmuş ve gemilerin arasında büyümüştü.

    Evine bir an önce ulaşmak isteyen Bayan Veldon, Gezgin’in Amerika’ya döndüğünü duyunca gemiye yolcu olarak binmek istedi. Kaptan Hull, Bayan Veldon’un ısrarlarına karşı gelemedi. Gemi her ne kadar yolcu taşımaya uygun olmasa da kaptan ona kendi odasını verdi. Geminin dönüş yolunda üç yolcusu olmuştu. Bayan Veldon ve onun oğlu Jak ve böcek bilgini Benedikt.

    Gemisindeki yolcuları düşünen kaptan bir aşçı tutmaya karar verir Negoro adındaki bir adamı aşçı olarak işe alır.
    Yolculuğa çıktıktan üç gün sonra fırtına yüzünden rotasından biraz sapan Gezgin bir gemi enkazına denk gelir. Gemi enkazından fırlayan bir köpek onları baygın halde yatan beş zencinin yanına götürür. Köpek güvertede Negoro’ya rastlayınca onun üzerine atlar ve ısırmaya çalışır. Bu durumu gören kaptan Negoro’ya köpeği tanıyıp tanımadığını sorar. Aldığı yanıt olumsuzdur. Kendilerine gelen zenciler bindikleri Valdek gemisine buharlı bir geminin çarptığını dile getirirler. Zencilerin en yaşlısının adı Tom’du. Diğerleri Bat, Austin, Akteton ve Herkül adlarını taşıyorlardı.
    Dingo adını taşıyan köpek Valdek’in kaptanı tarafından bulunmuş ve beslenmişti. Tasmasına S. V. harfleri kazınan Dingo Hollanda cinsi bir köpekti.

    Gemi yol alırken bir balinaya rastlar. Jubarte cinsi olan bu balina sakin bir şekilde yatmaktadır. On balinaya denk gelecek bu jubarte geminin boş ambarlarının dolmasına yeterde artardı. Kaptan balinayı yakalamaya karar verir. Geminin yönetimini Dik’e bırakarak adamlarıyla filikaya binerek hayvanı yakalamak için ilerler. İlk zıpkını fırlattıktan sonra hayvanın yavrusunun olduğunu fark ederler. Bu durum onlar için büyük bir tehlike yaratmaktadır. Anne balina büyük bir hızla kayığın üzerine gider ve kayığı parçalar. Dik gemiyi parçalanan kayığın olduğu yere ulaştırdığında ne yazık ki hayatta kalan kimse olmadığını görürler.

    Geminin yönetimi artık Dik’e kalmıştır. Dik ilk iş olarak Tom’a pusulaya bakarak dümen kullanmayı öğretir.
    Dik’in uyuduğu bir gece Negoro pusulanın altına bir demir koyarak pusulayı bozar. Kamarasındaki pusulanında kırılması nedeniyle elinde kalan tek pusulaya göre yönünü tayin eden Dik, pusulanın bozuk olduğunun farkında değildir. Amerika’ya doğru yol aldıklarını sanan Dik bir adanın karşısına gelince bu adanın Paskalya adası olduğunu sanır. Ona göre en az on günlük bir yolculuk vardır Amerika’ya ulaşmak için.

    Bir fırtınaya yakalanan gemi Dik’in Amerika sandığı kara parçasına oturur ve zarar görür. Peru’da olduklarını düşünürler. Negoro ilk gece kamp yaptıkları yerden ayrılır sonra geri döner. Ertesi sabah rastladıkları bir adam şu an Bolivya’da olduklarını söyler. Kendisiyle birlikte gelirlerse onları kardeşinin evine kadar götürebileceğini söyler. Harris adını taşıyan bu adam onları kandırmaktadır. Dik bulundukları toprağı Afrika’ya benzetse de Harris ona yanıldığını söyler. Rastladığı hayvanlardan buranın Afrika olduğundan emin olur.

    Harris, Negoro ile işbirliği yapmış ve kazazedeleri köle olarak satmayı planlamaktadır.
    Dik durumu fark edince oldukları noktaya geri dönmeye karar verir. Düz bir ovadayken bastıran yağmurdan karınca yuvasına girerek saklanırlar ancak bir süre sonra yerliler tarafından esir alınırlar. Bayan Veldon ve oğlu Dik’in bulunduğu gruptan ayrılarak esir edilirler. Birkaç gün sonra esir pazarında satılmak için pazara çıkarılmaları düşünülür. Tom ve Herkül’ün yardımıyla kaçmayı başarırlar.
    25 Ağustos günü Amerika’ya ulaşmayı başarırlar.