Karagöz Hacivat Konuşmaları Kısa

Konusu 'Web Cafe' forumundadır ve Lavinia tarafından 28 Aralık 2013 başlatılmıştır.

  1. Kısa Karagöz ve Hacivat konuşmaları

    Gölge oyununun önemli ögelerinden olan Karagöz ve Hacivat'ın kısa ve komik repliklerinden birkaçını konumuzun devamında okuyabilirsiniz.

    HACİVAT - Hoş geldin sevgili Karagözüm!
    KARAGÖZ - Hoş bulduk kel kafalı kara üzüm!
    HACİVAT - Nereden gelip, nereye gidiyorsun bakalım?
    KARAGÖZ - Bir yere gittiğim yok da, oğlumla kaç saattir okuma-yazma çalıştık... Biraz gezeyim dedim.
    HACİVAT - Tabii iyi yaptın efendim, kafan balon olmuştur.
    KARAGÖZ - Hay hay, kafam balon oldu da uçmasın diye boynuma yapıştırdım.
    HACİVAT - Hemen yanlış anlama, yani uzun zaman ders çalışmaktan kafan şişmiştir.
    KARAGÖZ - Kafam pişti de soğutmaya çıktım.
    HACİVAT - Allah iyiliğini versin! Neyse, çalışmalar iyi gidiyor mu?
    KARAGÖZ - Hem de nasıl iyi gidiyor bilemezsin Hacı Cavcav! Sen söyle de müdür benim ilkokul diplomamı hazırlasın...
    HACİVAT - Efendim sen hele hepsini iyi öğren de diploma işi kolay...
    KARAGÖZ - Şey, okuma yazma öğrenirsem diploma başka başka ne işime yarayacak?
    HACİVAT - Bak, meselâ artık mühüre lüzum kalmayacak...
    KARAGÖZ - Yerine kimse bakmayacak mı?
    HACİVAT - Kimin yerine Karagözüm?
    KARAGÖZ - "Artık müdüre lüzum kalmayacak..." dedin ya!
    HACİVAT - Efendim müdür değil mühür! Hani imza yerine bastığın damga yok mu?
    KARAGÖZ - Öyle söylesene köftehor!

    Karagöz-ve-Hacıvat.jpg

    Hacivat'ın son zamanlarda işleri iyi gider. Çok para kazanır. Bu birikimi değerlendirmek için, bir yarış atı satın alır. Girdiği her yarışı kazanan meşhur bir at: Küheylan. Olayı duyan Karagöz, Hacivat'ın evine gidip kapıyı çalar. Hacivat pencereye çıkar ve sorar: “ Buyur Karagöz'üm, bir şey mi istemiştin? “

    Karagöz: “ Evet Hacivat, bir şey istemiştim. Duyduğuma göre, Küheylan'ı satın almışsın. Onu bana satar mısın? “
    Hacivat: ” Neden olmasın Karagöz'üm. İyi bir fiyat verirsen satarım. De bakalım, ne veriyorsun? “
    Karagöz: “ Hı?..”
    Hacivat: “ Yani kaç para verirsin? Küheylan'ı kaça alırsın? “
    Karagöz: “ On altın veririm. Sattın mı? “
    Hacivat: “ Dur bakalım, Karagöz'üm. Hemen sattın mı olur mu? Bir pazarlık yapalım, değil mi? “
    Karagöz: “ Nazarlık taktırırım, Küheylan'a. Anlaştık o zaman. “
    Hacivat: “ Yapma Karagöz'üm. Alışverişi oldubittiye getirme. On altına Küheylan mı satılırmış? Çık biraz, çık çık. “

    Hacivat'ın ne dediğini tam olarak anlayamayan Karagöz evin merdivenlerini çıkmaya başlar. Sonunda, burnu kapıya dayanır.
    Hacivat: “ Çık Karagöz'üm, çık çık. “
    Karagöz: “ Kapıya kadar çıktım. Daha fazla çıkamıyorum. “
    Hacivat: “ Ben sana merdivenleri çık demedim. Fiyatta çık, yani on altın dedin ya onu arttır, yirmi de, otuz de. “
    Karagöz: “ Yirmi, otuz. “
    Hacivat: “ Çık, çık. “
    Karagöz: “ Elli, altmış. “
    Hacivat: “ Çık, çık. “
    Hacivat'ın çok para istemesine kızan Karagöz bağırır: “ Çık çıkı, çık çık. Sanki zil takıp oynuyorsun. Bre Hacivat, sen ne istiyorsun bu ata, onu söyle bakalım. “
    Hacivat: “ Bak Karagöz'üm, ben atı yüz altına aldım. Üstüne kar da koy.Yüzü geç, yüzü geç.”
    Karagöz: “ Yüzgeç balıklarda olur, alık. “
    Hacivat: “ Hemen sinirlenme Karagöz'üm. Şunun şurasında ne güzel pazarlık yapıyoruz. Bak Karagöz'üm, Küheylan'ı sana veririm ama yüz yirmi altınını alırım. Bir kuruş aşağı olmaz. “
    Hacivat'ın konuşmasına içerleyen ve Küheylan'ı alamadığına üzülen Karagöz, Hacivat'a küser. Bir hafta ne Hacivat'ın evinin önünden geçer, ne de onunla konuşur. Daha sonra iki eski dost tekrar barışırlar.

    Yazan: Serdar Yıldırım