Karın ve baş ağrısı nedenleri nelerdir

Konusu 'Soru Bankası' forumundadır ve Demir tarafından 3 Ağustos 2014 başlatılmıştır.

  1. Karın ve baş ağrısı sebepleri

    İstanbul Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Konsültasyon-Liyazon Psikiyatrisi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Sedat Özkan, psikolojik kökenli acılar hakkında merak edilen her türlü soruyu yanıtladı...

    -İnsanlar bedenen sağlıklı oldukları halde, kendilerini hasta hissedip bir hastalığın tüm acılarını ve ağrılarını çekebilirler mi?

    -Fiziksel hastalığı olmadığı halde, fiziksel yakınmalarla hastanelere başvuran insanlar çoktur. Biz buna ''bedenselleşmiş depresyon'' diyoruz. Bu grup hastalar, başlangıçta ruh sağlığı uzmanları dışındaki uzmanlara başvurur ve sıklıkla gereksiz tetkikler yapılır. Bu hastaların bir kısmı maskeli depresyon yaşar. Kişi, ruhsal gereksinimini, çatışmalarını, beden dili ile ifade etmeyi tercih ettiğinden bu tip durumlarla karşılaşır. Psikolojik gereksinim ya da duygusal çatışma beden dili ile kendini gösterir.

    -Çocuklukta yaşanan bir sorun büyüyünce birden kişinin karşısına bir ağrı olarak çıkar mı? Malatya''da dayak yiyen çocuklar, ilerde bu sorunu büyüyünce hastalık olarak karşılarında bulabilirler mi?

    -Kişinin çocukluk döneminde yaşadığı travma, yoksun kalma, öfke ve doyumsuzluk, onu yetişkinlik döneminde benzer durumlar karşısında sorunlara yatkın hale getirir. Dayak yiyen çocuk, çok temel olarak örselenmiş olur ve ilerki yaşantısında herhangi bir engellenme, hayal kırıklığıyla karşılaştığında muhtemelen beden dilini kullanacaktır. Bedenine dönük travma yaşayanların egoları yaralanmıştır. Yetişkinlik çağında otorite karşısında ya da istenmeyen bir durum karşısında iki davranışta bulunurken kendilerini cezalandırırcasına kendine isteyerek acı verir.

    -Hastayla konuştuğunuzda hangi psikolojik sorunların hangi ağrılarla kendini gösterdiğini hemen anlayabiliyor musunuz?

    -Ağrı davranışı, geçmişte öfkenin bastırıldığına ilişkin ipuçları verir. Hipertansiyon tabloları da ifade edilememiş ve bastırılmış öfkeyle bağlantı kurulabilir. Bağımsızlık çatışması yaşayanlarda da, mide ve bağırsak sistemine ilişkin sorunlar fazladır. Sevgi gereksinimi karşılanmamasıyla ilgili çelişki ve ikilemler, akciğer hastalıkları ve deri ile ilgili hastalıklarda daha çok kendini ifade eder. Sevgi ihtiyacının devam ediyor olması, çocukken yeterince sevgi ve dokunma yaşamayan insanlarda ise deri hastalıkları ortaya çıkar. Solunum sistemine ilişkin bedenselleşme tabloları da daha fazla görülür.

    AĞRI KESİCİ İŞE YARAMAYABİLİR

    -Stresten kaynaklanan baş ağrıları çeken birinin sorununu ağrı kesici giderir mi?

    Hayır gideremez, burada sorunun kaynağı organlar değildir. Organlar sorunun ifade edildiği vücut sistemleridir. Bu durumda vücut organları işlev bozukluğunun sebepleri değildir, onların ifade edildiği sistemlerdir ve dokulardır sorunun kaynağı. Derinlikler psikolojisinde onlarla etkileşim içinde olan sinir sistemindedir. Ağrı kesicilerin bunlarla baş etmesi mümkün değildir. Daha da öte bu insanların bedenleriyle sürekli uğraşmaları, doktor doktor gezip sürekli inceleme yaptırmaları sorunu artırır.

    ŞİŞ KARIN DEPRESYON HABERCİSİ

    -Böyle sorunları çözmek zor mudur, ne kadar süreli psikoterapi sürecinden sonra toparlanır?

    -Tablonun ne kadar zamandır kronik olduğu kişinin yaşına, cinsiyetine, çalışıyor olup olmadığına göre değişir. Çalışan, düzenli, mutlu ve işlevsel birlikteliği olan insanlarda entelektüel yeteneği ne kadar gelişmişse o kadar kolay tedavi edilir.

    -Hangi kişilik yapısındaki insanlarda bu durum daha sık ortaya çıkar?

    -Kişinin yetiştiği aile ortamında, duygu ifadesi kitlenmişse, ilerde depresyonun bedenselleşmesi daha sık olacaktır. Bu kişilerde, muayene ve tetkiklerde bozukluk saptanmaz. Yorgunluk, karında şişkinlik, bulantı, kaygı, yaygın değişken ağrılar, cinsel isteksizlik, çarpıntı, nefessizlik ve baş dönmesi gibi işlevsel yakınmalar depresyon olasılığını düşündürmelidir.