Kayıp Aranıyor Kitabının Özeti

Konusu 'Kitap Özetleri' forumundadır ve Nehir tarafından 7 Ocak 2014 başlatılmıştır.

  1. Kayıp Aranıyor Kitap Özeti

    I.
    Konsolos Vildan Bey olgun, özgür düşünceli bir adamdır. Kızı Nevin Avrupa’da öğrenim görmüş, dört dil bilen kültürlü bir kadındır. Gazeteci Özdemir’le evlidir. Anlaşamadığı için kocasından boşanmak üzeredir. Şimdi babası ve annesiyle Beykoz’da oturmaktadır. Serbest tavırları, açık yürekliliği, kahvelere, meyhanelere girip çıkması, her tabakadan insanla konuşması, erkek gibi hareket etmesi çevresinde genç kadına hem dost, hem de düşman kazandırmıştır, öyleyken, kimse ona kötü gözle bakmaz. Çünkü merttir, dürüsttür, herşeyi ortadadır.

    Nevin bir gün İstanbul’a iner. Akşam arkadaşı balıkçı Cemal’le döner. Vapurun tenha bir köşesinde senli benli konuşurlar. Bir ara Cemal eğilip kendisini öper. Birbirlerine yakınlık duymaktadırlar.

    Öte yandan, Kamarot İrfan Nevin’i tavlamaya kalkışır. Nevin ise onun yapmacık hareketlerinden, gösterişçi tavırlarından hoşlanmadığı için yüz vermez. Hatta, onunla her fırsatta eğlenir. Bundan ötürü, İrfan ona diş biler, olmadık dedikodular çıkarır. Bunların etkisiyle halk, çarşı içinden geçerken Nevin’e kinayeli sözlerle takılır. Nevin tedirgin olur.

    II.
    Nevin babasının evinde geçmişini düşünür. Ankara’dan dönmüştür. Nevin de dışardaki işlerini bitirip eve gelmiştir. Kocası akşama misafir çağırmıştır. Misafirler arasında Amerikalı bir gazeteci kadın da vardır. Geceyi güle söyleye geçirirler.

    Ertesi gün Özdemir hasta olduğunu söyler. Yapacağı işleri karısına havale eder. Nevin sokağa çıkar. İşlerin peşinde koşturur. Saat bire doğru midesi bulanır. Eve erken döner. İçeri girince şaşırır. Sofrada etleri iyice temizlenmiş bir tavuk ve boş şarap şişeleri durmaktadır. Yatak odasına bakar. Kocası gazeteci kadınla uyumaktadır. Nevin çok üzülür. Ama kendini kaybetmez. Gerekli eşyalarını alarak bir otele yerleşir. Ayrılmayı kafasına koymuştur.

    Özdemir, karısının adresini çalıştığı gazeteden öğrenir. Bir arkadaş topluluğuyla birlikte onu da akşam yemeğine çağırır. Nevin lokantaya gelir. Masadakiler onu beklemiyorlarmış gibi şaşırırlar. Nevin heyecanlanır. Acaba Özdemir ayrılmalarının sebebini yanlış mı anlatmıştır? Misafirler onun da arkadaşlarıdır, öyleyse, niçin kendisini soğuk karşılamışlardır?

    Masada oturanlardan birinin, alaylı alaylı baktığını görür. Birden hatırlar. İki ay önce bir otobüs biletçisi Nevin’e aşık olmuştu. Neyin her otobüse bindiğinde biletçi «canım ablacığım, şeker ablacığım» diye duygularını açığa vuruyordu. Bir gece geç vakit eve dönerken Nevin yine aynı otobüse rastlamıştı. Biletçi bir ara yere bir şey düşürmüş gibi yaparak, onun elini öpmüştü. Nevin bunu hoşgörüyle karşılamış, adamın haline acımıştı. Biletçi mutlu olmuş, «Allah ne muradın varsa versin abla!» demişti. O gece otobüste dört yolcu daha vardı. Onlardan biri işte şimdi çarpık ağzıyla kendisine gülen Rıfat Bey’di. Nevin olanları öfkeyle düşünür. Ayağa kalkar, başından, geçeni olduğu gibi içtenlikle anlatır. Rıfat Bey’in çirkin davranışını kıyasıya yerer, öte yandan, Rıfat’a karşı, kocasının kendisini savunmayışına da kızar. Biraz sonra sofradan ayrılır. Akşamleyin İstanbul’a gidecektir. Özdemir de onunla gelmek ister. Çünkü İstanbul’da görev almıştır. Yolculuk sırasmda Nevin’den özür diler, yalvarıp yakarır. Fakat Nevin derinden yaralanmış, onun yalancılığına içerlemiştir. Barışmağa yanaşmaz.

    İstanbul’a gelince, Cemal kendisiyle evlenmeği teklif eder. Nevin Özdemir’den boşanamadığı için bu teklifi gerçekleştiremez. Kaldı ki, Cemal’in ailesi de böyle dul ve serbest tavırlı bir kadınla evlenmesini istemezler. Bunun üzerine, iki arkadaş evlenmekten vaz geçerler, ama ilişkilerini kesmezler.

    Nevin boşanmak amacıyla Ankara’ya gider. Kocası kendisini karşılar. Geceyi birlikte geçirirler. Ertesi gün Nevin, içinde büyük bir boşluk, sokağa fırlar. Kendini garda bulur, rasgele bir yere bilet alır. İstasyonda ayak üstü babasına bir mektup yazar : «Konsolosun kızı», «gazetecinin karısı» olmaktan usanmıştır. Yabancılaştığı bir çevrede yaşamaktan bunalmıştır. Bu yüzden kişiliğini ortaya koyamamıştır. Nüfus kağıdındaki ikinci adını (Ayşe) kullanarak artık kendi hayatını yaşamak istemektedir. Belki birkaç yıl sonra dönecektir.

    Mektup 12 Nisan 1948 tarihini taşır. Aradan yıllar geçer. Fakat Nevin’den bir haber çıkmaz. Babası Vildan Bey, her yıl Nisan ayında gazetelere «Kayıp aranıyor» ilanı verir. Derin derin iç geçirir, yıldan yıla çöker.